Larnaka sahili ikiye ayrılır.
Birinci bölüm; Polis binasından Kale'ye
kadar olan bölümdür.
Bu, Rum tarafında olan bölümdür.
Buraya "hurmacıklar" derdik.
ıkinci bölüm; Larnaka Kalesi'nden başlar,
Makenzi'ye kadar gider.
Bu bölüm de Türk tarafıdır. (idi yani.)
***
Sevgili Serdar Saydam, Larnaka sahilini
yansıtan bir fotoğraf yayınladı Poli'de.
Burası Rum tarafıdır ve çok eski bir
fotoğraftır.
40-50 yıllık var.
Sahildeki balıkçı sandallarını, direklere
serilen balıkçı ağlarını çok iyi anımsıyorum.
Hatta o ağlardan, kurşun ve fello
sökmüşlüğüm bile vardır çocukluğumda.
Bu manzaranın yerinde yeller esiyor
şimdi.
Larnaka Limanı da yok, Larnaka açıklarına
demirleyen vapurlar, mavnalar da yok.
Yat Limanı yapmışlar yerine.
Balıkçıları da, Türk tarafındaki mezbahanın
yanına yaptıkları yeni limana taşımışlar.
Tamamen yeni bir çehre vermişler sahile.
Bu fotoğraf ile bugünkü sahilin fotoğrafını
yan yana koysanız, hiçbir benzerlik
göremezsiniz hurmalardan başka.
***
Çoğu evler yıkıldı, yerine 10-15 katlı oteller
binalar yapıldı…
Ve adamlar para kırıyor şimdi.
Acaba diyorum, o binalara hiç ellemeseler,
oteller yapıp yatak sayısını artırmasalar
turizm bu hale gelir miydi?
Acaba diyorum lokmacı-şamişicinin yerine,
MC Donalds açmasalar daha mı iyi olurdu?
Acaba diyorum şimdi gitsem, 50 yıl önceki
gibi kıyıya çekilmiş balıkçı sandallarını görsem
daha çok mu hoşuma giderdi?
***
Türk tarafı, Kale'den Fadıl'ın Bara kadar olan
bölüm 1974'te bıraktığımız gibi duruyor.
Sanki tarih öncesi!
Olanların yıkılıp yerine yenilerinin
yapılmasına izin vermezseniz bir kuruş
etmezler.
Ama yık, yerine yenisini yap dedin mi,
değeri biçilmez.
Yıkınca tarihi öldürüyorsun…
Yıkmayınca da gelişmiyorsun…
ıkisinin ortasını da bulamıyoruz…
Bir acaip durum işte!

Şaziye'nin Görüşü:

Akça'nın görüşlerinin ve
tutumunun değişeceğini
umanlar yanılıyor.
O Türkiye'nin elçisidir
ve çalışmalarını,
ülkesinin çıkarlarına
göre şekillendirmek
zorundadır.

Miş-Mış'lar:

Okul avluları, köy meydanları,
Atatürk büstleri ile dolu.
Her an, her yerde karşımıza
çıkıyor. Dün Balalan'daydım.
Farklı bir büstle karşılaştım.
Köylüleri, Baş Hakim Mehmet
Zeka Bey'in büstünü dikmişler
bir güzel. Bizim de büstleri
dikilecek insanlarımız olduğunu
görmekten farklı bir heyecan ve
gurur duydum doğrusu.
Büstleri dikilen insanlarımız ne
kadar çoğalırsa, kendi
ayaklarımız üstünde durma
arzusu bir o kadar daha
artacaktır.

Not Defterimden:

Okul avluları, köy meydanları,
Atatürk büstleri ile dolu.
Her an, her yerde karşımıza
çıkıyor. Dün Balalan'daydım.
Farklı bir büstle karşılaştım.
Köylüleri, Baş Hakim Mehmet
Zeka Bey'in büstünü dikmişler
bir güzel. Bizim de büstleri
dikilecek insanlarımız olduğunu
görmekten farklı bir heyecan ve
gurur duydum doğrusu.
Büstleri dikilen insanlarımız ne
kadar çoğalırsa, kendi
ayaklarımız üstünde durma
arzusu bir o kadar daha
artacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31