Trafikteki kazalar ve ölümler hiç durmadı, duracak mı da derseniz; doğrusu benim çok fazla inancım yok. Tabii ki kazaların hiç azalmamasının yalnızca bir sebebi yok, tutun araçların fazla oluşundan, yolların yanlış mühendisliklerle inşa edilmesine ve dikkatsiz araç kullanımına. Bunların hepsine, hele dikkatsiz kullanıma bir de sürat eklendi mi yaralanmalar ve ölümler kaçınılmaz oluyor. Hepimizin başına ufak tefek kazalar gelmiştir bu güne kadar. Fren yaptığımızda Allaha yalvarırız aracın durması için, bazen sihirli bir el durdurur bazen de vurursunuz. Sonrası ise bir kabus.

 

Ölüm, vicdan ve hapis

Gerek sizin gerekse başkasının dikkatsizliği sonucu gerçekleşen kazada eğer siz suçluysanız bir kere kuvvetle muhtemel hapis yatıyorsunuz, bunun vicdan azabı da cabası. Kazalara hapis cezası konması görüldüğü gibi ölümleri azaltmadı çünkü hata yapmak insanın doğasında var. Dikkatsizlik ve süratten dolayı gerçekleşen kazalarda ölüm olma olasılığı çok yüksek. Araç kullanırken önünüze atılan bir yayaya çarptınız ve o vatandaş öldü ancak siz yavaştınız ve dikkatliydiniz ancak rahmetli dikkatsizdi ve ecelini sizden buldu hade bakalım hapise; bence yasaların bu kadar acımasız olmaması gerekiyor. Örneğin ölümlü kazaya sebebiyet verilen birinin 5-10 ya da 20 yıl araç kullanmasını men edebilirsiniz. Yani kaza yapan hatalı da olsa onu yıllarca hapse atmak yanlış. Birçok cezalar verilebilir ki bunun dünya da örnekleri çok ancak biz de genelde her şeyin en UÇUK olanı uygulanır. Alınan tedbirlerin yetersiz olduğuna da inanmıyorum sorun araçların fazlalığında ve ehliyetin kolay alınabilir olmasından kaynaklanıyor.

 

Bir haftada 110 kaza 15 yaralı ve 2 ölüm

Geçtiğimiz hafta Polis Trafik Müdürü Barbaros Savaşçı ile uzun bir sohbet yapmıştık. Elindeki 2010 ile 2011 istatistikleri vardı; istatistiklere göre bu yıl ile geçmiş yılın istatistikleri tamı tamına tutuyordu. Her iki yılın ilk dört ayında ölen sayısı aynıydı. İçimden mayıs ayında ne olacak diye sormak geçti ama kötüyü çağırmamak adına sormadım. Ama gelin görün ki işte 2 ölüm daha oldu. Meslek hayatımda bir kez denk geldi evladını kaybetmiş bir anneyle konuşmak; inanın ki hayatımda yaptığım en acı veren konuşmaydı. Ne anneler ne babalar ne de evlatlar ağlamayı hak etmiyor…

 

*****************

 

Çaluda’nın Meclis’teki yeni ekibi

UBP Güzelyurt Milletvekili ve İlçe Başkanı Ahmet Çaluda’yı meclise her gittiğimde birkaç Güzelyurtlu esnafla birlikte görürüm, tek derdi bölgesine yardımcı olmaya çalışmak, gerçi bu uğraşı hükümetten çok da karşılık örmüyor ama elinden geleni yaptığını biliyorum. Meclisin dünkü oturumunda çok ilginç ve otorite isimlerle bir arada gördüm kendisini bir iş çeviriyor havasında poz verdi bana. Resimdekilere baktığınızda UBP Güzelyurt Milletvekili Mutlu Atasan, Hava Sporları Federasyonu Başkanı Serdar Turganer ve Güner Mükellef yer alıyor. Sn Çaluda’ya HAYIRDIR demekle yetiniyoruz

 

Çavuşoğlu, Usluer ve Halil orun bir araya gelirse

İskele Bölgesi’nin hükümet kanadından üç önemli aktörü objektifime yakalandı. İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile İskele Belediye Başkanı Halil Orun biraraya gelmiş hararetli hararetli konuşuyorlar. Konunun istihdamla ilgili olduğunu tahmin ediyorum. Ali Rıza Usluer de en kaygısızları gibi “benim keyfim gıcır ne haliniz varsa görün havasında” gülümsüyor. Halil Orun’un yüzündeki ifade de “içişleri bakanı oldun, üstüne düşeni yap” der gibi. Bu arada laf aramızda bu üçlü birbirlerine çok destek bir üçlü, yarın akşam da önemli bir toplantıları varmış haberiniz olsun.

 

 

Lapta Muhtarı, Ersin Tatar’dan dertli

Meclise her gittiğimde Lapta’nın Muhtarını Mecliste görürüm. Ya Çalışma Bakanı ile görüşecektir ya da Maliye Bakanı ile. 25 Yıllık Muhtar, dile kolay. Ancak bu günlerde çok dertli. Geçtiğimiz yılki sel baskınında Lapta Bölgesi’nin Mağduriyeti hala giderilmemiş, buna çözüm arıyor ancak Maliye Bakanı Ersin Tatar’dan çok pas görmüyor anlaşılan. Ersin beyin bir imzasına kalmış lapta halkının mağduriyetinin giderilmesi. Bakan Tatar, Partilileriniz sürekli şikayet ediyor sizden haberiniz olsun.

 

Ulus Efe Meclis’e kadar gelirse

Ulus Efe’yi tanımayanımız yoktur, Güzelyurt esnafı dendiğinde hemen aklınıza gelir. Güzelyurt esnafının sorunlarını sürekli basına taşıyan ve bu konuda çareler arayan bir İşadamı ve Birlik Başkanıdır. Güzelyurt’un ne kadar ciddi sorunlar yaşadığını ve ekonomik anlamda bittiğini defalarca kez yazdım. Ulus Efe’yi de dün Meclis’in bahçesinde görünce yüzüne hayırdır Başkan der gibi baktım “Durumları biliyorsun Gökhanım, İşimiz çok dedi. Güzelyurtlu vekiller sorunlarımıza çare bulmazsa Güzelyurt’a sokmayacağız kendilerini. Yarın akşam bir toplantımız var, dur bakalım” deyip başını sağa sola salladı. Güzelyurtlu UBP’li vekillerin artık elini masaya vurma zamanı geldi ve geçti bile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31