Patika ile başladı yol macerası…

Kavuşmaktır…

Hasrettir sonra ayrılıklara…

Genişliği farklı farklıdır…

Kimi yerlerde daracık, kimi yerlerde çok geniştir.

İlk yollar patikaydı…

Keçilere ait düşüncesiyle “keçi yolu” derler o tür geçitlere…

Topraktır.

Basılmaktan zamanla taşlaşır.

Yağmurlar kırıntıları alıp götürünce kalan kısım asfalt gibi serttir.

Sadece belli yerlerde çukurlar oluşabilir…

O kadar kusuru görmeyin zaten.

Geçit versin yeter.

İnsanın ilk kullandığı yollar bu yollardı.

Patikalar.

Eşeklerin, katırların, ezbere bildikleri yerlerdir oraları.

Gel zaman git zaman.

Yolun şekli de cinsi de değişti.

Kimi yerlerde betondan yapılsa da ulaşımdakiler genelde asfalttır.

Asfalt petrol ürünüdür…

İçine mıcır konulur.

Bir de ısıtılır…

Amerikan derler dümdüz olanlara.

Önceleri ki nüfus, haliyle de araba sayısı azdı…

O dönemdeki arabaların çalışmalarını bir anda düşündüm.

Manivela ile çalışırlardı.

Sahiplerinin havalarından geçilmezdi.

Kolay mı kimsede yokken sende olması?

Sabah kalkıp arabasına gider.

Uzaktan kumanda ne gezer…

Kilitli olmayan kapısını açar.

Manivelasını çıkartır.

İsvici çevirir…

Sonra manivelanın kolunu döndürür…

Döndür de döndür…

Motor aldı mı kurulurdu koltuğuna.

Ve dümendeki videsi birinciye getirip yürürdü…

Üç videzliydi arabalar…

Bir keresinde öyle bir arabayı kullandığımı hatırlarım.

Çok keyifliydi.

Konforu yoktu ama eşekten iyi gidiyordu.

O arabalar çok az olduklarından toprak yol ve tek gidiş geliş yollar bol bileydi.

Sonradan araba sayısı arttı…

Arttıkça daha geniş yollara ihtiyaç duyuldu.

Zaman geçtikçe geniş yollar yetersiz oldu.

Ki duyduk…

Almanya bu işi çözdü.

Otoyol yaptı.

Arabaların kesişmeden gidebildikleri yollardı onlar.

 Önceleri daha kolay ulaşacağız, diye sevindik…

Çok sonraları anladık…

Ki otoyol da bir oyun…

Hem de iyi oyun.

Rant için.

Sermaye için, kapitalizm içindi…

Otoyol daha fazla araba, kamyon satılmasıydı.

Bunun için de araba üreten ülkeler, “tren yolu yapmayın, size asfalt için para verelim” dediler.

Ve başta geri kalmış ülkeleri otoyollarla doldurdular gelişmişlik adına.

Yol dedik, tıkanan trafiğe, hava kirliliğine dokunduk.

Ama kendi yolumuza gelemedik…

Yolumuzu ise Aşa Köyü Belediye Başkanı açıkladı…

"Mandıralara giden yol kötü, asfaltlayamadık… Tek güvencemiz TC Büyükelçiliği".

Ne demeli…

Her şey öyle başlamadı mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31