Köylü yetkililere çağrıda bulundu…

“Köy yolu daracık, tek gidiş, tek geliş, çukurları çok, adeta mandıradan farksız…

Traktörler bile zor ilerliyor,  acilen yapılsın…

Ey gülüm hey…

Öyle bir çağdayız ki…

Somali’ye bakıyorsun, insanlar açlıktan ölüyorlar.

Kenya’da okul taranıyor…

Fransa’da karikatürcüler öldürülüyor.

IŞİD belası Ortadoğu’da halka kan kusturuyor…

İran’da yaşam çağdışı…

Libya, Mısır ve bu furyaya en son katılan Yemen…

Dünya insanları tek ömürleri olduğunu biliyorlar.

Güneşi görecekleri gün sayısının kısıtlı olduğunu.

Geçirecekleri mevsimlerin en fazla ne kadar sürebileceğini.

Kısaca yaşayacaklarını ve yaşamlarının biteceğini çok iyi bildikleri halde, tek seferlik geldikleri bu yeryüzünde adam gibi, insan gibi yaşayıp mutlu gideceklerine…

Bir birlerini yiyerek dünyayı kendilerine zehir ediyorlar.

Üstelik de bunu yaparken beraber götüremeyecekleri kazançları için yapıyorlar.

Diyelim ev…

Diyelim araba.

Seyahat.

Daha çok bankada hesap.

Döviz.

Çok değil…

Bundan 39 yıl önceydi.

Özal TC’nin başındaydı.

“Burası iyi” dediler.

Yol yoktu orada.

Köyler vardı sıra sıra.

İstanbul’a çok uzaktı oraları.

Git git bitmezdi.

Çünkü dolaşarak gidilebiliyordu oralara.

Ve Özal “burası uygundur” diyerek bölgeye ta Edirne’ye varacak otoyol başlattı.

Ancak otoyol başlamadan önce bölgedeki arazileri birileri topladı.

Köylü yol gelecek, İstanbul yaklaşacak, mallarını daha kolay satacak diye sevindi.

Ve yol başlamadan inşaatlar başladı…

Yol başlayınca inşaatlar devam etti...

Ve yol bitince inşaatlar hız kazandı.

Şimdi koca otoyol o apartmanlara yerleşenlere yetmez durumda.

Çünkü on katlı, yirmi katlı binalar tatmin etmez oldu inşaatçıları

Daha çok kazanmalıydılar.

Şimdiki moda kırk kat bina.

Girne…

Ulaşım zordu Vasilya’ya, Ay. İrini’ye, Omorfo’ya.

Dediler ki “otoyol iyi olur.”

Biz “iyi olmaz” dedik.

Yolu yaptılar.

Ulaşıma açtılar.

Şimdi otoyol denilen yolun her iki tarafına da bina ve siteler doldurdular.

Yakında o yol da yetersiz olacak ve şehir dağla birleşecek.

Köylü yetkililere çağrıda bulundu…

“Köy yolu daracık, tek gidiş, tek geliş, çukurları çok, adeta mandıradan farksız…

Traktörler bile zor ilerliyor,  acilen yapılsın…

Ey gülüm hey…

Burnundan duman çıkaran canavar avını gördü mü o avın kurtuluşu yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31