Saatler yaz saati uygulamasına geçirilecekti.

30 Mart 2014 gecenin yarısından sonra…

Pazara denk geliyordu o gün.

Pazar işe gitmeyenler için ertesi güne hazırlık olacaktı.

Gerek psikolojik gerek sosyolojik…

Kolay değil pat diye alışmak.

Bir ısınma turu atılmalı spora başlamadan önce.

Maçları düşünün.

Isınma diye çıkarlar…

Bizim gün boyu yaptıklarımızdan fazla hareket yaparlar.

Neymiş?

Isınma…

Yorulacaklarına açılırlarmış sporcular.

Bu da alıştırma dönemi…

“Olmaz” dedi, çember sakal ve badem bıyık…

O gün seçim varmış.

Ya seçim saatleri karışırsa…

Ne bileyim sandık başındaki görevliler yeni saate uyum sağlayamazlarsa…

Geç saatlere kalınırsa.

Bir sürü şeyler düşünmüş olacaklar ki…

Karar verdi çember ve badem…

Saatler dünya ülkeleri ile değil bir gün sonraya ileriye alınacak.

Kolaydı onu söylemek.

Fakat hesap edilmeyen ufak ayrıntılar mide bulandırmıştı.

Ortalık karıştı.

O sabah her zamanki saatte uyanmaya alışmış vücutlar ceplerindeki akıllı telefonların otomatik olarak ileri saat uygulamasıyla şaşkına döndüler.

Çünkü bir saat erken uyandırmıştı akıllı saat...

Ve uçakların hiç durmadan inip kalktıkları İstanbul havaalanı…

Oradaki bilgisayarlar da akıllılardan.

Onlara da kimse çemberin kararını söylememişti.

Onlar bir dünya ülkesi sandıkları TC’de kendilerini yeni saate göre ayarladılar.

Ve havaalanındaki sitem çöktü.

Oysa isteselerdi ve sorsalardı “seçim saatlerini bir saat sonraya aktarın iş bitsin” diyecektim.

Başka bir değişikliğe gitmelerine gerek yoktu…

Ki ertesi gün, yani mesainin başlayacağı pazartesi…

Çalışanların çoğu sudan çıkmış balıktılar.

Gelelim “yola devam” meselesine…

Bu kadar ayakkabı kutusuna, bu kadar rüşvet ve bir sürü olumsuz söylemlerden sonra yapılan seçimlerde başta İstanbul, Ankara, Antalya ve diğer kentlerdeki sonuçlara bakınca sormalı…

Değişen ne oldu?

Çember yine görevde…

Badem yine direksiyonda…

Ve türban her yerde…

Arkadaşlar, “ne olacak” dediler…

“Ne olacak” dedim…

1960’lı yıllara gidip baksınlar…

1970’li yılları şöyle bir dolaşsınlar.

1980’li yıllarda neler olmuş bir göz atsınlar…

1900’li yılları kolaçan etsinler…

Ve o zaman gelip 2000 ve sonrasındaki durumu anlasınlar.

Bundan sonra, yani uzunca bir zaman bu böyle gidecek gibi duruyor.

Yani bize sadece “YOLA DEVAM” diyen Türkiye’ye “hayırlara vesile olsun” demekten başka bir şey düşmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5