Bir ülkede siyasi anlamda en önemli kurum Hükümet olduğu kadar Ana muhalefet partisidir. 

CTP yanlışıyla doğrusuyla şu an ana muhalefet.  

Ağır bir toparlanma süreci yaşasa dahi bunu başaracağını düşünüyorum. 

Hükümetin halkın bazı hassasiyetlerini giderecek olması daha doğrusu bunu başarabilmesi halinde, AKP ile başarılı uyumu, erken ya da geç seçim olsa da UBP’yi birinci parti koltuğunda tutmaya devam edecektir. 

Uzun zamandır CTP’nin gidişatını kaleme almak istiyordum bugüne kısmetmiş. 

Son seçimlerde CTP-BG’nin 25 vekilden 15 vekile düşmesi beklenenin ötesinde bir hayal kırıklığı yarattı sol görüşün üzerinde. 

Son zamanlarda “gerçek CTP’li” olarak kendini lanse eden kesimin bol bol şikayetlerini dinliyorum “parti dışına itilmiştik” diye…

CTP bugün nerededir ve ne yapmaktadır diye soran çoğunluğun içinde görürüm kendimi; çünkü beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, önemli reformların yapılmasına ön ayak olmuş bir partidir CTP; her ne kadar sonu kötü bitmişse de. 

YORGANCIOĞLU’NA” PASİF” SUÇLAMALARI

Bizzat CTP’nin kendi milletvekillerinin bazıları Genel Başkan Yorgancıoğlu’nu “pasif kalıyor, yeteri kadar hiperaktif olmuyor, birçok konuda geç kalıyor” şeklinde eleştiriyor. 

Genel fotoğrafa baktığınızda hiperaktif bir Genel Başkan göremeyebiliyoruz ancak her siyasi kimliğin bir yapısı var ve Özkan Yorgancıoğlu bağırıp çağırıp, terler içinde kalarak politika yapan siyasetçilerden biri değil. 

Tahsin Ertuğruloğlu da UBP Genel Başkanı iken hiperaktif olmadığı için eleştriliyordu ama parti içindeki duruşunun bir yansıması olarak UBP 26’yı görmüştür.  

Bunlar dönemsel gerçeklerdir, kabul edersiniz ya da etmezsiniz.

Yorgancıoğlu’nun daha gözönünde bir ekiple siyaset üretmesi gerekiyor. 

Duruş itibarıyla sanki yalnız yürüyormuş imajı var ama arkasında aklı başında bir ekip olduğunu biliyorum, biliyorum da benim gibi kaç kişi biliyor? 

Bu nedenle Yorgancıoğlu daha fazla TV ekranlarına çıkmalı, daha fazla demeç vermeli ve daha fazla fotoğraf yayınlatmalı. 

Zirveden yerlere düşen bir partinin Genel Başkanlık konumu da bir revize ister.. 

Yoksa Özkan Yorgancıoğlu’nun başarılı olabilecek siyasi vizyonu ve geleneksel tecrübesi var.

CTP İÇİNDEKİ KAVGA

Her siyasi partide olduğu gibi CTP’nin içinde derinden gitsede bir kavga var ve bu CTP’yi beklenmedik bir olağanüstü kurultaya götürebilir. 

İlerleyen aylarda bunu görürseniz şaşmayın. 

Bu CTP için ne kadar iyi olur ne kadar kötü şimdilik tartışma kaldırır ama CTP’nin macera yaşayacak bir enerjisinin olduğunu sanmıyorum.  

CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nu bugüne kadar yazılarımda sürekli eleştirdim; çünkü kötü bir sonun ardından daha hızlı bir çıkış yapmasını bekledi toplum. 

Şu an bu geç de olsa başladı. 

Bir Genel Başkanın basın, siyasi, hukuki, ekonomik danışmanları olmalı ve bu danışmanları O Genel Başkanı süregelen açıklamalarıyla gündemde tutmalı. 

Bu yapı hala Özkan başkanın etrafında yok varsa işlerini yapamıyorlar söyleyim. 

CTP’nin şu an ihtiyacı olan olağanüstü kurultay değil, tekrardan  ama hızlı bir şekilde imaj yenilemesi. 

Haaa Yorgancıoğlu’nun parti içinde paçasından kolundan aşağı çekmeye çalışan bazı kesimler varken de bu imaj ne kadar yenilenecek bu da başka bir soru. 

Ama şunu söylemem gerekir ki CTP-BG Özkan Yorgancıoğlu başkanlığında mutlaka bir seçim görmeli.

YORGANCIOĞLU “ERKEN SEÇİM DERKEN” KİMLERE MESAJ VERDİ ?

Özkan başkanın Hükümete erken seçim çağrısını ben farklı algıladım. 

Bir kere önümüzde işlerini yoluna koymuş ve Ankara’dan tam destek alan bir İrsen Küçük Hükümeti var. 

Bu hükümetin tek yanlışı zamlarla fazla oynaması. 

Bu kadar pahalı bir ülke yaratmanın bir anlamı yok. 

Kimse unutmasın ki CTP’ye en büyük ceza Maliye Bakanı Ahmet Uzun tarafından kesildi. 

Zam ve pahalılık dediğimizde aklımıza şimdi de Ersin Tatar geliyor.  

İlgisi var ya da yok. 

Halkın tepkisini bu noktada artırmamak lazım. 

Dost acı söyler! 

İrsen beyin erken seçime gitmeyeceği ve 2012 kurultayından zerre kadar çekincesi olmadığını artık 5 yaşındaki çocuklar biliyor. 

Ne zaman UBP’de bir karışıklık olsa İrsen beyde “erken seçime giderim altında kalanın boynu kopsun”der. 

İşte Özkan Yorgancıoğlu’nun da erken seçim çağrısı bunun gibi bir şey. 

Bugüne kadar erken seçimi çok zikretmeyen bir parti başkanının Hükümete erken seçim çağrısı sanırım “gel erken seçime gidelim sen de ben de içimizdeki sıkıntılardan kurtulalım” çağrısıdır. 

Açıkçası  ben böyle algıladım. 

Bir de bu tarafdan okuyun bakalım fotoğrafı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5