CTP-BG Lefkoşa Milletvekili ve Genel Başkan Adayı Özkan Yorgancıoğlu ile dün güzel bir sohbet yaptık. Ben her ne kadar tuzak sorular sordumsa da oldukça dikkatli ve bütünlük mesajları veren bir konuşma yaptı. Yorgancıoğlu’nu çok uzun yıllardır tanırım dürüstlüğüne ve kaliteli kişiliğine diyecek birşeyim yok sanırım kimsenin de olamaz. CTP’nin genetik kurallarını ve huylarına taşıyan biri olmasına rağmen CTP-BG’nin yenilenerek daha geniş kitlelere hitap etmesini isteyen ve planlayan biri. Israrla İkinci Cumhurbaşkanı Talat’ın bırakmış olduğu mirasın tüketilip tüketilmediğini sormama ve kamuoyunda böyle bir düşüncenin etkin olmasını söylememe rağmen bunu ısrarla reddetti ve “her dönem kendi koşulları içinde değerlendirilmeli, evet Sn Talat’ın Genel Başkan olduğu dönem CTP-BG için parlak bir dönemdi, O dönemi hepimiz özlüyoruz ancak parti olarak Hükümet döneminde yaptığımız yanlışlardan gerekli dersleri çıkardığına inanıyorum” dedi.

 

Şu an seçim olsa alternatifiz ancak birinci parti çıkamayız “çünkü!”

CTP-BG’deki şu an ki yönetimin seçimlerde ciddi bir yenilgi aldığını ve 25 Milletvekilinden 15 Milletvekiline düştüğünü söyledim ve bu başarısızlığı nasıl değerlendirdiği sordum Özkan Yorgancıoğlu’na CTP’nin Hükümet döneminde bazı yanlışlar yaptığını kabul ettiğini ifade etti ve “tekrarlamakta fayda görüyorum, her parti gibi bizimde yanlışlarımız olmuştur, parti bir bütündür ve bu yanlışlarımızdan gereken dersleri çıkardık. CTP-BG her zaman alternatiftir ancak şu an hala toparlanma sürecimiz devam ediyor, ciddi bir yükselişimiz var” dedi. Peki ya birinci parti çıkarmısınız diye sorduğumda “son aldığımız oy oranından daha yukarı bir oy alırız ancak birinci parti çıkamayız; çünkü hala gelmemiz gereken noktaya gelmiş değil. Tezler kurultayını yaptık ve 3-4 ayda tezlerimizi ülkenin her bir yanında ciddi şekilde anlaşılmasını sağlayacağız yıl sonundaki olası bir seçimde ne oluruz diye sorarsanız evet işte o zaman birinci parti çıkarız diyebilirim size”..

EVET, Özkan Yorgancıoğlu ile oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirdik ve itiraf etmeliyim ki Sn Yorgancıoğlu’nun da CTP’yi ciddi anlamda poh pohlamasını ve göklere çıkarmasını bekliyordum, özeleştiri yapmasını değil. Doğru olan Yorgancıoğlu’nun yaptığıydı. CTP-BG’nin yapması gereken en önemli şeylerden biri de kendi kendine sert bir özeleştri yapmasıdır. Çünkü CTP-BG bu ülkeye lazım bir partidir ve içinde çok kıymetli insanları barındırmaktadır. Hala sokaktaki vatandaşa CTP hakkındaki düşüncesini sorduğunuz da “eskisi de yenisi de ayni, yani CTP de UBP de ayni” demeye getiriyor. Bu hala CTP’nin halk gözündeki imajının değişmediği anlamına geliyor.

Genel Başkan Ferdi Sabit Soyer’in bugüne kadar ki hizmetlerini kimsenin gözardı edecek lüksü yok diye düşünüyorum ancak zaten Sn Soyer yeniden aday olmayacağını ifade ederek başarısızlığını kabul edip partinin önünü açmaya karar verdi diye düşünüyorum.  Bunun da ötesinde Sn Soyer’in diğer parti başkanları gibi partiyi tapulu malı gibi görmediğini anlaşılmıştır. Bu nedenle Ferdi beyi bir kez daha tebrik etmeli partilileri, diğer başkanlarda örnek almalı.

Başbakan Küçük ile Çakıcı birbirine girdi

Meclisin dünkü toplantısında olmaması gereken bir olay yaşandı.  Muhalefetin Hükümete karşın eleştrileri her geçen gün sertleşiyor. Bunu yadırgamıyor ve doğal buluyor herkes. Ancak dünkü meclis toplantısında benimde şahit olduğum ve üzüldüğüm Başbakan Küçük ile TDP Genel Başkanı Çakıcı arasında yaşanan gereksiz ve sert tartışmayı izledim ve şaşırdım, hiç gerek yoktu doğrusu. Bu tartışmanın da içeriğini yazmayacağım ancak OLMADI hem de hiç OLMADI bu tartışma. Yakışmadı.

Başbakan Küçük Özay Andıç’a sahip çıkmalı

BÜRO-İŞ’in dünkü açıklamasını okudum ve doğrusu üzüldüm. Özay Andıç’ı uzun yıllardır tanırım pek çok UBP’li geçinenden daha çok UBP’lidir. HÜR-İŞ Federasyonundaki görevinden sonra İhtiyat Sandığı Dairesi’ndeki Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da başarıyla yürütüyor. Daire içinden bazı personelin olmayan şeyleri dışarıya yaydığını isim bazında biliyorum, kimlerin ne iş karıştırdığını da çok iyi biliyorum. Hele bu personelin ve bazı Sendika başkanlarının Başbakan Küçük’ün ardından neler söylediğini de! Andıç’ın pek çok ortamda Başbakan İrsen Küçük’ü sonuna kadar birçok insana karşı savunduğunu ve desteklemesine de kendi gözlerimle birçok kez sahit oldum. Görev süresi bildiğim kadarıyla mayıs ayında son buluyor. Görevde kalır ya da gider, bu hükümetin kararı herkes saygı duyar tabii.  Başbakan İrsen Küçük gibi ah da vefa bilen ve adam gibi Devlet adamı olan biridir.  Tereddüt etmeden  Özay Andıç’a sahip çıkması gerekir. Andıç’ın telefonda sinirlenip hoş olmayan bir cümle söylemesini son zamanlarda üstüne fazla gidilmesine bağlıyorum. Yazmak için beklettiğim önemli konular var, günü geldiğinde çekinmeden yazacağım bakalım kim yerinde oturabilecek!

İyi ki doğdun Şeyh Nazım Kıbrisi

Lefke’nin Sultanı olarak bilinen ve birçok insanın Rüyasında görüp dünyanın bir ucundan çıkıp gelip müridi oluyor. Ben de birçok kez kendisini ziyaret ettim. Kelime anlamıyla bir evliya. Gitmeyenlere gitmesini tavsiye derim yalnız dikkat edin alışkanlık yapıyor Şeyh Efendi.  Bu arada Şey Nazım’ın dün Doğum günüydü İyi yaşlar diliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31