Geçtiğimiz hafta ülkemizde, TC’nin SULTAN edasındaki yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan fırtınası esti. Ülkemizdeki iç ve dış çatışma ortamını ateşleyen bu fırtına çeşitli yönleriyle gündemi doldurmaya devam etmektedir.

TC’nin bir alt yönetimi olan Kıbrıs’ın kuzeyini Sayın Erdoğan TC’nin bir devamı olarak görmekte ve burada yaşayanlara besleme olarak bakmaktadır. Sayın Erdoğan’ın ziyareti ülkemiz memurlarını ve görevlileri denetleme ve kontrol şeklinde olmuştur.

Havaalanında uçağın kapısından başlayan ve uzadıkça uzayan el sıkma kuyruğu (başka bir isim de verebilirsiniz) ilk adımda bunun normal bir ziyaret olmadığının göstergesiydi. Karşılamada bulunması gerekenler dışında meclis başkanı, başbakan, bakanlar, vekillik vasfını kaybettiği halde kendisini vekil sanan hanımefendi ve beyefendiler sıraya girmişti. Bunlara ilaveten çeşitli STÖ temsilcileri ve ben de varım demek için uğraşanlar kuyrukta yerini almıştı.

Bu kuyruğa giremeyen ancak fon olarak kullanılan, İrsen Bey’in tabiriyle kalabalık bir grup, alışılmış KIBRISLI görüntüsünden farklıydı. Ancak Sayın Erdoğan’ın desteğiyle yaratılan IŞİD temsilcileri orada yoktu veya kalabalık arasında kaybolmuştu. Kalabalığın ellerinde kuranı kerimler ve kılıçlar da henüz görülmüyordu.

Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda önce Sayın Eroğlu’na kırmızı halı üzerinde nasıl yürüneceği dersini verdi. Başbakanı ve bakanları hizaya getirdi. Sonra da bütün meclisi temsilen meclis başkanı ile parti başkanlarını TC Büyükelçiliği’ne (VALİLİK KONAĞI da denebilir) çağırarak TC uyrukluların vatandaş yapılmasının hızlandırılması talimatını verdi.

Meclis başkanımız onu karşılamak ve emirlerini alabilmek maksadıyla meclisi kapatarak ayağına koşmuştu. Referandumdan sonra milletvekilliği vasfını kaybetmiş meclisteki hanımefendi ve beyefendilerden bazıları (hem iktidar hem de muhalefet kanadından) meclisin kapatılmasına karşı çıktığından olsa gerek meclis başkanı hepsini de havaalanına karşılamaya götüremedi. Fakat meclisin ve meclis başkanlığının durumunu ayaklar altına alarak bütün parti başkanlarını yanına alarak VALİLİK KONAĞINA bağlılık bildiriminde bulunmaya ve emir almaya gitti.

Sayın Erdoğan’ın ziyaretinden memnun kalmayan, Türkiye’de ve çevre ülkelerde yaptıklarından dolayı tepki koyan bazı kişi ve kurumların verdiği ilanlar AFRİKA gazetesi hariç medyada yer almazken ortaya koydukları tepkiler de gözlerden kaçırılmaya çalışıldı. Sayın Erdoğan’a bağlılık bildiren ve Kıbrıs’ta olduğu sırada sesini çıkarmayanlar, o gittikten sonra ortaya çıkmaya başladı.

1974 sonrasında bir savaş suçu işlenerek Kıbrıs’a taşınan nüfusun kurduğu ve bugüne kadarki cumhurbaşkanlarımız ile hükümetlerimizin yardım ve desteği ile VALİLİK korumasında olan derneklerden birinin başkanı ağıza alınamayacak sözlerle Kıbrıslılara saldırmaya başladı.

Sayın Erdoğan’ın ziyareti bölgede huzur yaratmak yerine hem dış sıkıntılar yaratmış hem de ülke içindeki kavgayı biraz daha alevlendirmiştir. Bugün karşılıklı olarak yükselen HASSİKTİR sözleri bu gereksiz ziyaretin (denetlemenin) bir sonucudur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31