BEKLEME NİKOS HRİSTODULİDİS; TÜRKİYE, KIBRIS AYRILMAZ…

Karakuş Öz yazdı...

Nikos Hristodulidis’in “Türkiye’nin ayrılmasını beklemiyorum” sözleri, ilk bakışta sıradan bir siyasi tespit gibi görülebilir. Oysa bu ifade, Kıbrıs meselesinde uzun süredir görmezden gelinen bir gerçeğin açıkça kabulüdür. Ve bu kabul, doğru okunduğunda aslında çözümün kapısını aralayabilecek bir adımdır.

Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığı geçici bir durum değil tarihsel, hukuki ve insani temellere dayanan bir gerçekliktir. 1974’ten bu yana adada sağlanan denge, sadece bir askeri varlıkla değil, aynı zamanda iki toplum arasında yaşanabilecek yeni çatışmaların önüne geçen bir güvenlik şemsiyesiyle ilgilidir. Türkiye, burada sadece bir aktör değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin teminatıdır.

Hristodulidis’in bu gerçeği dile getirmesi, aslında yeni bir tartışma başlatmak için önemli bir fırsattır. Çünkü artık mesele “Türkiye gider mi?” sorusu değil, “Mevcut gerçeklik üzerinden nasıl kalıcı bir çözüm kurulur?” sorusudur. Bu da daha yapıcı, daha gerçekçi ve daha sürdürülebilir bir yaklaşım gerektirir.

Kıbrıs’ta bugüne kadar yürütülen müzakerelerin en büyük sorunu, çoğu zaman sahadaki gerçeklerle masadaki beklentilerin örtüşmemesiydi. Oysa bugün gelinen noktada, herkesin bildiği bir hakikat var. Adada iki ayrı halk, iki ayrı yönetim ve iki ayrı siyasi gerçeklik bulunuyor. Bu gerçeği yok sayarak ilerlemek mümkün değil.

Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığı, yalnızca geçmişin bir sonucu değil be Nikos aynı zamanda geleceğin de belirleyici unsurlarından biridir. Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları, jeopolitik dengeler ve bölgesel güvenlik konuları düşünüldüğünde, Türkiye’nin bu denklemde aktif bir rol oynaması kaçınılmazdır. Bu durum, çatışma sebebi değil; doğru yönetildiğinde iş birliği fırsatıdır.

İşte tam da bu noktada Hristodulidis’in sözleri, olumsuz bir beklentiden çok olumlu bir gerçekçilik olarak okunmalıdır. Çünkü çözüm, hayali senaryolar üzerinden değil, mevcut dengeler kabul edilerek inşa edilir. Türkiye’nin varlığını tartışmak yerine, bu varlıkla birlikte nasıl bir ortak gelecek kurulabileceğini konuşmak, Kıbrıs için çok daha sağlıklı bir yol olacaktır.

Sonuç olarak, bu açıklama bir çıkmazın değil, aksine yeni bir başlangıcın işareti olabilir. Gerçekler kabul edildiğinde, diyalog zemini güçlenir. Ve belki de ilk kez, Kıbrıs meselesinde duygular değil, gerçekler konuşmaya başlar.

Hadi Nikos Hristodulidis şimdi akıllıca düşünme zamanı. Gel barışalım artık…

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }