İsias Otel davasında alınan son kararla birlikte, işbu yapıya imza atan 6 kamu yetkilisi beraat etti ve serbest kaldı. Bu karar, yalnızca bir dosyanın kapanması değil; adalete olan güvenin bir kez daha enkaz altında kalmasıdır.
Ortada yıkılan bir bina yok artık. Ortada hayatlar, çocuklar, öğretmenler, sporcular var. Ve bu yapı kendiliğinden çökmedi. Projeye, ruhsata, iskanına ve denetimine kamu adına imza atıldı. Bugün o imzaların sahipleri özgür.
İmza Atıp Sorumluluktan Kurtulmak. Kamu yetkilisinin imzası sıradan bir işlem değildir. O imza, “Bu yapı güvenlidir” demektir.
O imza, “İnsanlar burada kalabilir” demektir.
O imza, “Devlet bu binaya kefildir” demektir.
Peki bugün soruyoruz:
Eğer bu 6 kamu yetkilisi kusursuzsa, bu bina neden yerle bir oldu? Deprem öldürmedi. İhmal öldürdü. Ve ihmalin olduğu yerde mutlaka bir sorumluluk vardır.
Kamu gücü , kamu sorumluluğ nedir ?
Kamu yetkilisi olmak, yalnızca yetki kullanmak değildir; hesap vermeyi kabul etmek demektir. Ancak İsias davasında gördüğümüz tablo şudur:
Yetki var, imza var, sonuç var…
Ama sorumlu yok.
Bu beraat kararlarıyla birlikte, kamu gücü adeta zırha büründürülmüş, imzalar ise kağıt üzerinde anlamsızlaştırılmıştır. Oysa kamu adına atılan her imza, sıradan bir müteahhit imzasından çok daha ağırdır.
Adaletin Ölçüsü Enkazdır
Adalet, yalnızca dosya numarasıyla ölçülmez. Adalet, enkazdan çıkarılan bedenlerle ölçülür. Adalet, evladını toprağa veren ailelerin gözleriyle ölçülür. Bu beraat kararı ile aslında, ailelere söylenen şudur:
“İmza atanlar masumdur.”
Bu cümle, hukuki olabilir.
Ama insani değildir.
Vicdani hiç değildir.
Cezasızlık Yeni Felaketlerin Davetiyesidir. Bunuda unutmayın…
Bu beraatler sadece geçmişi aklamaz, geleceği de tehlikeye atar. Çünkü mesaj açıktır: İmza at, denetleme, sorgulama…
Sonra da serbest kal. Bu anlayış sürdüğü sürece, bir sonraki depremde aynı acıları konuşmaya devam ederiz. Aynı manşetleri atar, aynı cenazelerde ağlarız.
Son Sözüm : UNUTMAYACAĞIZ
İsias davası burada bitmemiştir.
Bu ülkenin çocukları, öğretmenleri, sporcuları bir binanın altında kaldıysa;
O binaya imza atanların “hiçbir sorumluluğu yok” denemez.
Adalet yalnızca mahkeme kararından ibaret değildir.
Adalet, vicdanla tamamlanır.
Ve bu vicdan, bugün bir daha yaralandı…
KARAKUŞ