Değişmeyen Tutum

Tülin Berova yazdı…

DİSİ ve Rum Yönetimi Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalar, Kıbrıs meselesinde Rum tarafının yıllardır değişmeyen yaklaşımını bir kez daha ortaya koymuştur. Dimitriu’nun Türk askeri, garantiler ve müdahale hakkı olmadan bir çözüm hedeflediklerini dile getirmesi, Kıbrıslı Türklerin güvenlik kaygılarını ve siyasi eşitlik taleplerini yok sayan zihniyetin hâlâ geçerli olduğunu açık biçimde göstermektedir.

Son dönemde yürütülen temaslar, Kıbrıs sorununun neden on yıllardır çözülemediğini net biçimde ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın, genişletilmiş beş artı bir formatındaki gayriresmî görüşmenin şimdilik gündemde olmadığını ifade etmesi, diplomatik bir tercihten çok sahadaki tıkanıklığın kabulüdür. Güven artırıcı önlemlerde dahi ilerleme sağlanamazken daha kapsamlı müzakere masalarından kaçınılması, Rum tarafının süreci çözüm üretmekten ziyade zamana yayma niyetinde olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Lefkoşa’da gerçekleştirilen üçlü görüşme sonrasında yapılan değerlendirmeler de bu tabloyu doğrulamıştır. Görüşmeler, tarafların kendi pozisyonlarını tekrar etmelerinin ötesine geçememiştir. Cumhurbaşkanlığında yüz gün kapsamında yapılan basın toplantısında da ifade edildiği üzere, ilk üç ayda üç toplantı yapılmış, dört maddelik metodoloji önerisi ve on maddelik Güven Yaratıcı Önlemler paketi sunulmuştur. Buna rağmen özellikle Bostancı ve Derinya kapılarında seyrüsefer konusunda dahi ilerleme sağlanamamıştır.

Rum liderliğinin gündeme getirdiği beş maddelik öneri paketi ise yeni bir vizyon ortaya koymaktan uzaktır. Gençlik komitesi kurulması, yeni geçiş kapıları açılması, ara bölgede güneş enerjisi projesi, çevre ve kültürel miras başlıkları daha önce defalarca dile getirilmiş ve sonuç üretmemiş önerilerin tekrarından ibarettir. Siyasi eşitlik, egemenlik, yönetimde ortaklık ve garanti sistemi gibi temel meseleleri dışarıda bırakan bu yaklaşım, çözümün özüne temas etmemektedir.

CTP adayı olarak cumhurbaşkanı seçilen Sayın Erhürman açısından ortaya çıkan tablo yalnızca Rum tarafının değişmeyen tutumunu değil, kendi siyasi hayallerinin de yıkıldığını göstermektedir. Seçim sürecinde yaratılan yeni dönem beklentisi, Rum tarafının bilindik zihniyetiyle kısa sürede karşılaşmış ve bu beklenti boşa düşmüştür. Söylemlerle beslenen umutların, sahadaki gerçeklerle örtüşmediği açıkça görülmüştür. Kişiler değişmiş, makamlar el değiştirmiş ancak Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını eşit ortak olarak görmeyen yaklaşımı aynen korunmuştur.

Sayın Erhürman’ın ortaya koyduğu tutum, siyasi eşitlik vurgusuna rağmen bu eşitliğin Rum tarafınca kabul edilmediği bir zeminde müzakere arayışının ne kadar sınırlı kaldığını da göstermektedir. Bu noktada Sayın Erhürman’ın beklentilerinin gerçeklerle yüzleştiği açıktır. Kendi tabanına verilen sözlerin, karşı taraftaki irade eksikliği nedeniyle karşılıksız kaldığı görülmektedir.

Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımı ise nettir ve tartışmaya kapalıdır. Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğünden asla taviz verilmez. Bu garanti, bir pazarlık unsuru değil, Kıbrıslı Türklerin varoluşsal güvenliğinin temelidir. Güvenlik ve garanti sistemi, geçmişte yaşananların bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve bugün de aynı hayati önemi korumaktadır. Türkiye’nin etkin ve fiilî garantörlüğü olmadan herhangi bir çözüm modelinin Kıbrıs Türk halkı açısından kabul edilebilir olması mümkün değildir.

Sayın Erhürman’ın çizdiği çerçeve, siyasi eşitlik teyit edilmeden ve metodolojik zemin oluşmadan ilerlemenin mümkün olmadığını göstermektedir. Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçilmesinin söz konusu olamayacağı bu süreçte, Kıbrıs meselesinde ilerleme sağlanamıyorsa bunun nedeni Türk tarafının uzlaşmazlığı değildir. Sorun, müzakereyi bir taktik araca dönüştüren ve güvenliği yok sayan Rum tarafının değişmeyen zihniyetidir. Bu zihniyet değişmediği sürece kurulan masalar çözüm üretmeyecek, yalnızca zaman kaybı yaratacaktır.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }