Karar Zamanı

Tülin BEROVA Yazdı...

Kurban Bayramı’nın ardından ülke yeniden kendi gündemine dönüyor. Önümüzdeki dönem yalnızca seçimlerin konuşulacağı bir süreç olmayacak. Aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hangi yönetim anlayışıyla yoluna devam edeceğinin de netleşeceği bir dönem olacak.

Dünyada ekonomik dengelerin sürekli değiştiği, bölgesel krizlerin arttığı ve belirsizliklerin büyüdüğü bir süreç yaşanıyor. Böyle dönemlerde ülkelerin en büyük gücü istikrarlı yönetimlerdir. Çünkü yatırımın, kalkınmanın ve reformların temel şartı istikrardır.

KKTC’de son yıllarda bu istikrarın adresi Başbakan Ünal Üstel hükümeti olmuştur. Sağlık alanında gerçekleştirilen yatırımlar, ulaştırma ve altyapı projeleri, dijital dönüşüm çalışmaları, kamu hizmetlerinde sağlanan gelişmeler ve Türkiye Cumhuriyeti ile sürdürülen güçlü iş birliği bunun en açık göstergeleridir.

Vatandaş artık boş vaatlere değil ortaya konulan hizmetlere bakmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki seçim sürecinde kimin ne söylediğinden çok kimin ne yaptığı önem taşıyacaktır. Bu noktada Ünal Üstel hükümetinin ortaya koyduğu performans ortadadır. Eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar devam ederken ülkenin ilerlemesini sağlayan projeler de birer birer hayata geçirilmektedir.

Yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılması yönündeki görüş de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması, seçim maliyetlerinin azaltılması ve ülkenin sürekli seçim atmosferinden çıkarılması açısından bu adım önemli bir kazanım olacaktır. Ülkenin ihtiyacı yeni tartışmalar değil hizmet üretmeye devam edecek güçlü bir yönetimdir.

Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmeler de dikkatle takip edilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın yeniden adaya gelecek olması yeni temasların gündeme geleceğini göstermektedir.

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise yaptığı sosyal medya paylaşımında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve açıklamasını “Hayırlı olsun” sözleriyle tamamlamıştır.

Ancak ortada cevap bekleyen önemli bir soru bulunmaktadır. Neye hayırlı olsun?

Henüz sonuç alınmış bir müzakere yoktur. Henüz ortaya çıkmış yeni bir uzlaşı yoktur. Henüz Kıbrıs Türk halkının lehine somut bir kazanım açıklanmamıştır. Böyle bir ortamda kullanılan “Hayırlı olsun” ifadesi gerçeklerden çok temennilere dayanmaktadır.

Kıbrıs meselesinde toplum yıllardır aynı söylemleri dinlemektedir. Halk artık beklenti oluşturulan açıklamalar değil sonuç görmek istemektedir. Siyasi sorumluluk da bunu gerektirmektedir.

Bugün KKTC’nin önceliği belirsiz süreçler üzerinden umut dağıtmak değildir. Bugün öncelik ekonomiyi güçlendirmek, yatırımları artırmak, altyapıyı geliştirmek ve vatandaşın yaşam kalitesini yükseltmektir. Ünal Üstel hükümeti de tam olarak bu alanlarda somut adımlar atmaya devam etmektedir.

Önümüzdeki dönemde vatandaşın değerlendireceği konu da budur. Bir tarafta hizmet üreten, yatırım yapan ve istikrarı koruyan bir hükümet bulunmaktadır. Diğer tarafta ise henüz sonucu belli olmayan süreçler üzerinden siyasi söylem geliştiren bir yaklaşım vardır.

Karar zamanı yaklaşmaktadır. Vatandaşın tercihi de büyük sözlerden değil yapılan hizmetlerden yana olacaktır. Çünkü istikrarın, kalkınmanın ve sürdürülebilir yönetimin adresi bellidir.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }