Sermaye Düşmanlığının Sonu Muhalefet Koltuklarıdır…

BAHAR SANCAR YAZDI…

KKTC’de sol siyasetin değişmeyen bir refleksi var…

Ülkeye bir yatırım yapılacaksa önce karşı çık…

Bir şirket büyüyecekse önce suçla…

Bir yabancı yatırımcı gelecekse önce “tehdit” ilan et…

Sonra da dönüp “Bu ülke neden büyümüyor?” diye sor…

İşte bugün CTP’nin ve özellikle CTP Milletvekili Ürün Solyalı’nın geçtiğimiz hafta mecliste ortaya koyduğu anlayış tam olarak budur…

Sürekli olarak yabancı yatırım ve yatırımcıları hedef gösteren, özel sektörü zan altında bırakan, sermayeyi adeta bir suç unsuru ilan eden bu siyasi yaklaşım; modern ekonomi anlayışıyla tamamen çelişmektedir…

Çünkü bugün dünyada gelişen hiçbir ülke yalnızca devlet bütçesiyle kalkınmıyor…

Hiçbir ekonomi sadece “maaş ödeyerek” büyümüyor…

Hiçbir ülke “yatırımcıyı korkutarak” zenginleşmiyor…

Biz ne yapıyoruz?

KKTC’ye gelen her yabancı yatırımcıyı sorguluyoruz…

Her projeyi siyasi tartışmanın içine çekip linç ediyoruz…

Her büyük ekonomik hamlede “bir bit yeniği” arıyoruz…

Sonra da oturup “gençlerin neden göç ettiğini” konuşup ahlanıp vahlanıyoruz…

Ercan Havalimanı ve Emrullah Turanlı üzerinden muhalefetin yürüttüğü ama gerçek ortaya çıkınca da ellerinde kalan tartışmalara baktığınızda aynı karalama zihniyeti var…

Ortada bir yatırım ve milyonlarca euroluk bir altyapı dönüşümü, istihdam ve devletin elde ettiği gelir var…

Ama CTP neyi konuşuyor?

Sürekli kriz…

Sürekli suçlama…

Sürekli yabancı yatırımcıyı hedef alan popülist söylemler…

Elbette devlet denetim yapmalıdır…

Vergi varsa tahsil edilmelidir…

Şeffaflık olmalıdır…

Buna kimsenin itirazı yok…

Ancak başka bir gerçek daha vardır ki, ekonomi düşmanlıkla değil güvenle büyür…

Siz her gün yabancı yatırımcıları sırf muhalefet ve prim yapmak için hedef gösterirseniz, her büyük projeyi “şaibe” diliyle anlatırsanız, bu ülkeye kim yatırım yapacak?

KKTC zaten ambargolar altında yaşayan küçük bir ekonomi…

Uluslararası anlamda tanınmamanın bedeli bu ülkenin insanı ve yerli sermayesi ağır bedeller ile öderken, böyle bir ülkede yabancı sermaye düşmanlığı yapmak ekonomik intihardan başka bir şey değildir…

Modern ekonomi modelleri artık devlet ile özel sektörün birlikte hareket ettiği sistemler üzerine kuruludur…

Kamu-özel iş birliği bugün dünyanın her yerinde uygulanıyor…

Havalimanlarından limanlara, enerjiden sağlık yatırımlarına kadar…

Avrupa’da da, Amerika kıtasında da, Asya ülkelerinde de, Körfez ülkelerinde de durum böyledir…

Ama bizim muhalefet hâlâ 1970’lerin devletçi refleksiyle ve 100 yıl öncesinin saplantılı ideolojileriyle siyaset yapıyor…

Dünyanın değiştiğini görmek istemiyor…

Dahası, bu yaklaşım yalnızca ekonomiye zarar vermiyor…

KKTC’nin dış dünyaya verdiği mesajı da bozuyor…

Çünkü yatırımcı güven ister…

Öngörülebilirlik ister…

Siyasi linç ortamı değil…

Bir ülkeye sermaye gelirse ekonomi büyür…

Ekonomi büyürse istihdam oluşur…

İstihdam oluşursa gençler ülkede kalır…

Turizm gelişir…

Hizmet sektörü büyür…

Devletin vergi geliri artar…

Yani gerçek kalkınma sloganla değil yatırımla olur…

KKTC’nin ideolojik ezberlerle değil, çağın ekonomik gerçekleriyle hareket etmesi gerekiyor…

Dünya değişiyor ve değişen dünyada sermayeyi düşman gören toplumlar değil; yatırım çekebilen ülkeler ayakta kalıyor…

Dünya romantik siyaset söylemlerini bir önceki yüzyılda bıraktı…

Sermaye düşmanlığı ile varacağınız tek yer sadece muhalefet koltukları olur…

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }