YOKSULLUĞUN SUÇ SAYILDIĞI BİR ÜLKE…

Karakuş Öz yazdı...

Okuduk , gördük bir suç unsuru ne yazıldı ne çizildi. Ne hırsızlık yaptı, ne dolandırdı, ne de birinin canına malına kast etti. Tek suçu evi ve parası yok.

Sokakta kalmanın, cebinde para olmamasının, çaresizliğin bir suç unsuru haline geldiği bir düzenden bahsediyoruz artık. “Kalacak yeri ve parası olmadığı için tutuklandı” cümlesi, bir haber satırı olmaktan çok daha fazlası, bir toplumun aynasıdır. Ve bu aynaya baktığımızda gördüğümüz şey ne yazık ki adalet değil, vicdanın yorgunluğudur.

Bir insan düşünün… Ne bir evi var, ne başını sokacak bir çatısı. Ne cebinde bir miktar para, ne de uzanabileceği bir el. Hayatın kıyısına itilmiş, görünmez hale getirilmiş. Ve bu insan, yardım edilmek yerine cezalandırılıyor. İşte tam da burada sormamız gereken soru şudur.

Suç gerçekten kimindir?

Devletin sosyal yapısı, en zayıfı koruyabildiği kadar güçlüdür. Eğer bir insan sadece yoksul olduğu için gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ya da sistem dışına itiliyorsa, burada bir bireyin değil, sistemin eksikliği vardır. Açlık bir suç değildir. Evsizlik bir tercih değildir. Bunlar, görmezden gelinen gerçeklerdir.

Toplum olarak bizler de bu hikâyenin dışındayız sanmayalım. Çünkü bu tür haberler sadece bir kişinin dramı değil, hepimizin ortak utancıdır. Bugün başını sokacak yeri olmayan birini cezalandıran düzen, yarın ekonomik krizle sendeleyen bir başkasını da aynı kaderle yüz yüze bırakabilir. Yani mesele sadece “o” değil, aslında “biz” meselesidir.

Adalet, güçlü olanı değil, düşeni kaldırabildiği sürece adalettir. Eğer bir gün yoksulluğun suç sayıldığı bir noktaya geldiysek, artık kanunları değil, vicdanlarımızı gözden geçirme zamanıdır.

Çünkü bir ülkede insanlar aç oldukları için değil, aç bırakıldıkları için yargılanıyorsa…
Orada adalet yoktur, sadece sessiz bir çöküş vardır.


KARAKUŞ

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }