Valla bak atmayın. Bizi es geçiniz. Biz kendimize, her türlü kötülüğü yapıyoruz. Eminim ki , bugün birçok toplumda en büyük korku savaş uçakları değildir. Sokakta güvenle yürüyememek, çocuklarını koruyamamak ve yarının daha iyi olacağına inanamamaktır. Tecavüz vakaları, yalnızca bir suç değil, aynı zamanda toplumun ahlaki ve hukuki reflekslerinin zayıfladığının göstergesidir. Bizde her geçen gün artıyor. Bir ülkede kadınlar ve çocuklar güvende değilse, o ülkenin kalkınmasından ya da büyümesinden söz etmek veya bunu düşünmek APTALIKTIR. Çünkü güvenlik sadece sınırların korunması değil, insan onurunun korunmasıdır da aynı zamanda .
Uyuşturucu bacağı onu nasıl anlatsak acaba. En büyük yıkımımız. Gençleri hedef alan madde bağımlılığı, ülkemizin geleceğini sessizce çalıyor. Bağımlılık yalnızca bireyi değil, ailesini, çevresini ve ekonomiyi de etkiliyor. Üretkenliliğimiz azalıyor, , suç oranları artıyor ve toplumumuzun sosyal dokusu zayıflıyor. Füze bir anda yıkar; uyuşturucu ise yavaş ve derinden çökertir. O yüzden siz zahmet etmeyin , biz kendi füzemizi kendimize atıyoruz.
Sahtelikler, yolsuzluklar , liyakatsizlik, iki yüzlülük ve adaletsizlik, bizde bol bol var. İnsanlar hak edenin değil, güçlü olanın kazandığını düşündüğünde sisteme olan inanç azalır. Kurumlara duyulan güven sarsıldığında, bireyler kendi adaletini kendi sağlamaya yönelecektir. Az kaldı bunları da göreceğiz. Zaten kaosla beslenen bir toplum olduk.
Bu sorunların hepsini , bir arada yaşıyoruz ülkece. Umutsuzluk çoktan yayıldı, , öfke birikti, ve insanlar birbirine yabancılaştı. Dışarıdan gelebilecek bir saldırı, belki fiziki hasar bırakır ama içten gelen çürüme daha kalıcı yaralar açar. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutan şey sadece betonarme yapılar değil, ortak değerler, güven duygusu ve dayanışmadır. Önce, kendi içimizdeki karanlıkla yüzleşelim.
Uzun lafın kısası be arkadaşlar , gerçek tehdit çoğu zaman dışarıdan değil, içeride ihmal edilen sorunlardan doğar. Toplumlar kendi yaralarını sarabildiği, ortak değerlerde buluşabildiği ve geleceğe dair umut üretebildiği sürece ayakta kalır. Aksi halde dışarıdan gelen bir füze olmasa bile, içten içe eriyen bir yapı kaçınılmaz hale gelebilir.
KARAKUŞ