Otizmin yalnızca belirli bir günde hatırlanacak bir konu olmadığını vurgulayan Ojiaku, farkındalığın hayatın her anında davranışlara yansıması gerektiğini ifade etti.
Otizmin her gün yaşanan bir gerçek olduğuna dikkat çeken Ojiaku, sokakta, markette ya da bir hastane koridorunda sergilenen tavırların otizmli çocukların dünyasını doğrudan etkilediğini belirtti. Toplumun yaklaşımının bir çocuğun yaşamını kolaylaştırabileceğini ya da zorlaştırabileceğini söyleyen Ojiaku, farkındalığın yalnızca ailelerin değil, toplumun her bireyinin sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Özellikle insanlarla doğrudan temas halinde olan meslek gruplarının bilinçlenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ojiaku, bir polis, doktor ya da hemşirenin doğru yaklaşımı bilmemesi durumunda iyi niyetin dahi yetersiz kalabileceğine dikkat çekti.
Toplumda hâlâ ciddi bir farkındalık eksikliği bulunduğunu ifade eden Ojiaku, ailelerin yalnız kaldığını ve eğitim imkânlarının yetersiz olduğunu belirterek, “Farkındalık sadece konuşulmasın, yaşansın. Sadece anlatılmasın, davranışa dönüşsün” çağrısında bulundu.
Farkındalığın bir tercih değil sorumluluk olduğunu vurgulayan Ojiaku, bir çocuğu anlamanın bir toplumu değiştirmek anlamına geldiğini belirtti.





