03 Mayıs 2016 Salı 12:24
Ford: 'ABD'nin Suriye politikası büyük başarısızlıktır'

ABD'nin son Şam Büyükelçisi ve Ortadoğu Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Robert Ford, ABD yönetiminin asker göndererek çözmesi gereken bir çatışmayı askersiz yolla çözmeye çalıştığını ve bunda açık şekilde başarısız olduğunu vurguladı.

ABD'nin son Şam Büyükelçisi olarak 2011-2014 yıllarında görev yapan kıdemli diplomat Ford, AA muhabirine, ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Suriye politikasından PYD meselesine kadar geniş bir çerçevede Ortadoğu gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sözlerine, "Bence ABD’nin Suriye politikası büyük başarısızlıktır" diye başlayan Ford, Obama yönetiminin asker göndermesi gereken (Suriye'deki) çatışmayı askersiz yolla çözmeye çalıştığını ve bunda açık şekilde başarısız olduğunun altını çizdi.

Ford, Obama yönetiminin, sadece gerektiğinde asker göndermediği için değil, Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm bulamadığı ve DAEŞ’i yenilgiye uğratma amacıyla yerel kuvvetlerle işbirliği yapamadığı için de başarısız olduğunu ifade etti.

"OBAMA, ABD'NİN ORTADOĞU'YA FAZLA ANGAJE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR"

Ortadoğu’da ABD liderliğinin çok yara aldığını ve kredibilitesinin çok azaldığını kaydeden Ford, "Açıkçası Obama’nın bunu çok fazla umursadığını da düşünmüyorum. Obama, Atlantik'te yayımlanan mülakatından da anlayacağınız gibi son 20 yılda Amerika’nın Ortadoğu’ya gereğinden fazla angaje olduğunu düşünüyor" diye konuştu.

Obama'nın zihnindeki ABD’nin Asya ile daha fazla ilgilenmesi gerektiğini belirten Ford, "Dolayısıyla Obama, Ortadoğu’daki liderliğinin zayıflaması pahasına ABD’nin Asya’daki liderliğini güçlendirmeyi tercih etti" dedi.

Ford, Suriye'deki çatışmaların durdurulması anlaşmasıyla ilgili, anlaşmanın ilk gününden itibaren Rusya ve Esed güçleri ile Nusra Cephesi ve anlaşmaya dahil olan bazı gruplar arasındaki çatışmaların devam ettiğini vurguladı.

Anlaşmanın esasen başından beri hiçbir zaman net olarak uygulanamadığını anlatan Ford, Esed rejiminin Halep, Lazkiye, Hama, Guta ve Şam’ın banliyölerindeki saldırılarına devam ettiğini hatırlattı.

"HALEP’TEKİ SALDIRILARA SES ÇIKARMAYAN OBAMA YÖNETİMİ, ABSÜRT BİR DURUMDADIR"

Ford, "Halep’te Nusra Cephesi olduğu gerekçesiyle Esed’in bu şehre saldırmasına ses çıkarmayan Obama yönetimi, her bakımdan absürt bir durumdadır" dedi.

PYD ile ilgili tartışmaların sorulması üzerine, birbiriyle ilişkili birçok maddeden bahsedilmesi gerektiğini ifade eden Ford, ilk olarak, "ABD’nin, hem ABD hem de Türkiye'nin gözünde terör örgütü sayılan PKK ile bağı olan YPG milislerine nasıl silah verdiğini anlayabilmiş değilim. Amerikan yönetiminin bunu nasıl meşrulaştırdığını hakikaten bilmiyorum" şeklinde konuştu.

ABD'NİN PYD POLİTİKASI "TUTARSIZ" VE "İKİYÜZLÜ"

Türkiye'nin, bu desteğin meşruiyetini Washington’da daha fazla sorgulaması gerektiğini dikkati çeken Ford, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD, Halep’teki bazı İslamcı gruplara silah vermiyor çünkü bunların silahları Nusra’ya vermesinden endişe ediyor. Öte yandan ABD, YPG’nin PKK ile savaştığını bilmesine rağmen YPG’ye silah vermeyi onaylıyor. Bence burada açık bir tutarsızlık ve ikiyüzlülük var."

İkinci olarak, ABD yönetiminin, PYD’nin Rakka, Deyru'z Zor ve benzeri yerleri DAEŞ’in elinden alamayacağını anlamaya başladığını kaydeden Ford, "Sonunda Washington, (Suriye’deki) Kürtlerin bunu yapamayacağını anlamaya başladı. Bunun yerine şimdi Arap güçlerini eğitmeye çalışıyor ama tabii ki bu da zaman alacak bir iş" dedi.

Askeri kaynaklarca 6 bin civarında Arap savaşçının bulunduğunu ancak bu sayının büyük bir bölgeyi kontrol edebilmek için yetersiz olduğunu belirten Ford, "Dolayısıyla ABD şu anda bu konuda zor durumda. Yola PYD ile çıktılar ama şimdi ellerinde pek iyi alternatifleri yok ve PYD’yi de yeterince kontrol etmiyorlar" ifadesini kullandı.

Ford ayrıca "PYD’den hoşlanmıyorum ama bu yapı, belli bir bölgeyi kontrol eden, savaşçıları olan bir realitedir, bunu anlamak lazım" sözleriyle bu yapının, Suriye’deki siyasi süreçte bir şekilde masanın bir yerinde olabileceğine işaret etti. Bu noktada Türkiye ile ABD'nin, PYD’nin yerinin ne olacağı konusunu enine boyuna tartışması gerektiğini savunan emekli diplomat, "Obama yönetimi, Suriye muhalefeti konusunda (Nusra Cephesi ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle) hiçbir zaman rahat olamadı. Onun yerine Kürt milislerini tercih etti ve onların da başka bir terör grubuyla bağları var. Bu noktada ABD sıkışıp kalmış durumda" değerlendirmesinde bulundu.

DAEŞ YENİLİNCE ONDAN BOŞALACAK BÖLGELER İÇİN ABD'NİN PLANLAMASI YOK

Günün birinde DAEŞ'in askeri olarak yenileceğini söyleyen Ford, "İşte o gün, DAEŞ’ten boşalan bölgeleri kimin kontrol edeceğini tartışmaya başlayacağız. Bu konuyla ilgili net konuşayım: Amerika’nın o günle ilgili hiçbir planlamasının olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Amerikan yönetiminin Esed’i doğrudan askeri yolla devirmeye çalışmasının iyi bir fikir olduğunu düşünmediğini belirten Ford, ABD'nin Esed sonrasına da hazırlıklı olmadığını düşündüğünü vurguladı.

ABD'nin Irak’ta da "berbat bir iş" çıkardığını ifade eden Ford'a göre, bunun temel sebeplerinden biri, Irak'ın ABD'den çok farklı ve kompleks bir ülke olması. "Suriye de benzer şekilde çok katmanlı bir ülke" diyen Ford, Suriyelilerin Cenevre müzakerelerinde olduğu gibi kendi aralarında müzakere etmesinin daha doğru olduğu görüşünü savundu.

"OBAMA HİÇBİR ZAMAN ESED ÜZERİNDE SONUÇ ALICI BASKI KURAMADI"

"ABD, güçlü bir baskıyla Esed ve çevresindeki elitlerin Suriye konusunda müzakereye mecbur kalmalarını sağlamalıydı" diyen Ford, Obama'nın hiçbir zaman Esed üzerinde sonuç alıcı bir baskı kuramadığını vurguladı.
Washington'ın en önemli hatasının, 2012-2013 yıllarında Suriye muhalefetine yeterli desteği vermemesi olduğunun altını çizen Ford, artık istese de ABD yönetiminin Esed üzerindeki baskıyı artırmak için birkaç yıl öncesine göre daha zor bir süreçle karşı karşıya olduğuna işaret etti.

ABD’nin, Suriye muhalefeti içinde kimlerin destek alması gerektiği konusunda Türkiye ve Suudi Arabistan ile yakın çalışması gerektiğini dile getiren Ford, "Ancak bu iki ülkenin de belli konularda ABD ile farklı görüşleri vardı. ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye konusunda detaylı entegre bir strateji üzerinde uzlaşmaları ile geniş çaplı bir yaklaşım ortaya konulabilirdi" ifadesini kullandı.

"YENİ YÖNETİMİN KARAR VERMESİ GEREKEN İLK KONU, İRAN’LA NE YAPACAĞI HUSUSU OLACAKTIR"

Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimiyle ABD'de işbaşına gelecek yeni yönetimin temel dış politika önceliklerinden birinin Ortadoğu olacağına dikkati çeken Ford, "Yeni başkan kim olursa olsun önce İran’dan ne istediği konusunda bir karar vermesi gerekecek. İran’ın Ortadoğu’da giderek yayılan etkisine karşı mı duracak, yoksa onu kabul mü edecek?" diye konuştu. İran’la ilgili konuda ABD'nin pozisyonunda "stratejik bir netleşmeye" ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Ford, "Yeni yönetimin karar vermesi gereken ilk konu, İran’la ne yapacağı hususu olacaktır" dedi.

ABD'nin Şam Büyükelçisi olarak 2011'den 2014'e kadar görev yapan Ford, 2008-2010 yıllarında ise Bağdat'ta büyükelçi yardımcısı olarak görev aldı. Emekli olduğu 2014 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Hizmet Ödülü'nü alan Ford, o tarihten sonra merkezi Washington'da bulunan düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsünde çalışmalarına devam ediyor.

banner22
Son Güncelleme: 03.05.2016 12:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31