Yeni Bakış'tan Deniz Abidin'in haberine göre, Hükümet programında yer alan Turizm politikalarını değerlendiren Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Erkan Kilim ve Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman Oktay, tanıtım ve lobi faaliyetlerinin artırılmasıyla turizmin önünün açılacağını belirtti.
“2018 yılına 100 binin üzerinde kayıpla girdik”
KITSAB Başkanı Erkan Kilim, kendileri için hükümet demenin Turizm Bakanlığı demek olduğunu belirterek, Bakan ile yapılacak görüşmeler ışığında taleplerini ileteceklerini kaydetti. Kilim, bakanlığa doğru yolu göstermekle yükümlü olduklarını ifade ederek, hükümete fırsat ve şans tanımak gerektiğini söyledi.
Kilim, bugüne kadar turizmde gerçekleştirilemeyen tanıtımın artık yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Tanıtım olmazsa olmazdır” diye konuştu. Turizm teşvik kitapçığının yenilenmesi gerektiğini belirten Kilim, turizmle ilgili Güney Kıbrıs’tan da bazı baskıların söz konusu olduğunu söyledi. Kilim, “2018 yılına 100 binin üzerinde kayıpla girdik” diyerek, bunun sebebinin AB üyesi olmayan vatandaşlara Güney Kıbrıs tarafından insanlık dışı yaptırım uygulanması olduğunu kaydetti.
“Akıncı bu konuyu masaya getirmelidir”
“AB vatandaşı değilseniz ve Kuzey Kıbrıs’a geçmek isterseniz, sizi durduruyorlar ve ülkenize geri gönderiyorlar” diyen Erkan Kilim, şöyle devam etti, “Geçtiğimiz yıl İsrail’den Kuzey Kıbrıs’a 100 bin kişi geldi. Bu yıl tur operatörleri operasyonlarını durdurdu. Operatörlerimiz bunun 100 binde kalması konusunda endişelidir, diğer Arap ülkelerinden gelen turistler için de endişe duyulmaktadır. Cumhurbaşkanı Akıncı mutlaka yeniden müzakerelerin başlaması durumunda bu konuyu masaya taşımalıdır. Bu insanlık dışı bir olaydır. Bu konu BM’ye de bildirilmelidir. Bizler KITSAB olarak Dışişleri Bakanını ziyaretimizde bu konuyu bakana ileteceğiz. Böyle bir uygulama kabul edilebilir olamaz. Güney Kıbrıs bir yandan bizimle ortaklık kurmak istediğini belirtirken, diğer yandan da bizi ekonomik olarak öldürmek istiyor.”
“Reklam ve tanıtım yapmazsanız kaybolursunuz”
Erkan Kilim, tanıtımların ve lobi faaliyetlerinin çok ciddi bir şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekerek, Akdeniz’de çok ciddi bir rekabetin olduğunu, AB ülkelerine devamlı seyahatler yapıldığını, Afrika ülkelerinin bile sürekli reklam yaptıklarının görülmekte olduğunu kaydetti. Kilim, “Sürekli reklam ve tanıtım yapmazsanız kaybolursunuz, marka değeriniz gider, kimse sizi tercih etmez” diye konuştu.
“Ulaşım teşvikleri düşürüldü”
Kilim, ülke olarak turizmde devamlı ön planda olmak gerekliliğine vurgu yaparak, şunları söyledi, “Ülkemizde 365 gün güneş var. İskandinav ülkelerinden turist getirebiliriz, ancak bu talebi yaratmak gerekir. Tanıtım olmazsa talep de olmaz. Bu da devletlerin görevidir. Son yıllarda ulaşım teşviklerinin düşürüldüğünü görmekteyiz. Bu artırılmalıdır. Diğer ülkeler bunu artırarak devam etmektedir. Teşvikler hükümet tarafından yerli acentelere verilmiyor. Bu da acenteleri maddi olarak zor duruma sokuyor.”
“2018 yılının turizm açısından kötü gideceği görüşündeyiz”
“Özellikle teşviklerdeki aksaklıklar yerel acenteler ile tur operatörlerini 2018 yılı başında ciddi sıkıntılara soktuğunu görüyoruz. O nedenle 2018 yılının turizm açısından çok kötü gidebileceği görüşündeyiz. Taleplerimizi Bakana sunduk ve de sunmaya devam edeceğiz. Bunlar yapılmadığı takdirde ise, basınla paylaşacağız. Bakanlık bizlerin tecrübesine başvurmalıdır. Bizler özel sektörden geldiğimiz için ödeyerek öğreniyoruz. Bu yüzden de vereceğimiz bilgiler ve bizimle kurulacak iş birliği ülke menfaatine olacaktır.”
Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Oktay: “Öncelikler belirlenmeli”
Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü Teoman Oktay da, turizmde her şeyden önce bir strateji belirlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, turizm sektörünün önceliklerinin belirlenmesini talep etti. Oktay, beklentinin hangi alanda olduğunun netleşmesi gerektiğinin altını çizerek, bu noktada ülke gerçeklerinin dikkate alınmasının önemine değindi. Oktay, küçük işletmelerin öncelikte olacağı eko-agro turizm politikasının öne çıkması gerektiğine vurgu yaparak, Karpaz ve Lefke bölgelerinin bakir bölgeler olduğunu, bu alanlarda uygulanması durumunda turizmin yeni bir alana kaydırılacağını kaydetti. Teoman Oktay, ülkede yalnızca kumar turizmine dayalı bir gelişme yaşandığını belirterek, bunun ise turizm açısından yeterli olmadığını söyledi. Oktay, bu durumun ülkenin genelini etkileyecek bir duruma sahip olmadığını ifade etti.
“Küçük işletmeler süratle elden geçirilmeli”
Teoman Oktay, hükümet programında yer alan charter seferlerle ilgili ise şöyle konuştu: “Ülkeye bir milyon turist geldiği var sayılırsa vatandaş bu bir milyon turisti hisseder mi? Vatandaş çarşıya sokağa çıktığında bu kadar çok turisti görür mü? Görmez, bu turist dışarıya yansımaz. Üç milyonda getirseniz bunun altyapısını oluşturmadan bunu yaparsanız, turizm potansiyelini ilişkilendirmezseniz, büyük otellerin içine dahil ederseniz turizmde beklenen etkiyi yaratamazsınız. Turizm sektörünün öncelikli çözülmesi gereken sorunları çözülmez ve turizm yaygınlaştırılmazsa altyapının olmamasından kaynaklı bu durum aleyhinize işleyebilir” Teoman Oktay, Akdeniz’den Yeşilırmak’a kadar küçük işletmelerin süratle elden geçirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, mevcut olanların işlevsel hale getirilmesinin desteklenerek çalışır hale gelmesinin şart olduğunu belirtti.
“İşletmelerin tanıtımı gereklidir”
Oktay, bu bölgelere yönelik turizm teşvik politikasının geliştirilmesini talep ederek, çekerek, bunun sadece turizm üzerinden verilen bir destek olmaması gerektiğini kaydetti. Oktay, bu konunun geniş bir ağ içinde ele alınıp değerlendirilmesinin önemine işaret ederek, sektörde çalışacak yetişkin insanların ve sektörde yer alan işletmelerin uluslararası ülke tanıtımı açısından ele alınması gerektiğini belirtti. “Biz de bir fuara gidildiğinde genel ülke tanıtımı yapılır, işletmelerin tanıtımı yoktur” diyen Oktay, ülkedeki işletmelerin marka haline getirilip tanıtılması ve turisti o bölgeye ve tesise çekmesi gerektiğini belirtti.
“Bölgeler turizm markası haline gelmeli”
Oktay, şöyle devam etti, “Örneğin, Türkiye’de sörf turizmine yönelik Alaçatı dünyada marka olmuştur. Sörf turizmine yönelik faaliyet gösteren firmalara ilgisi olan gruplar Alaçatı’yı bilir. Bu şekilde bizler de öne çıkacak destinasyonlar yaratıp bunları markalaştırıp uluslararası alanda tanıtmak gerekir. Ülke üzerindeki ambargoların aşınması da ancak bu yöntemle olur. Eko-agro turizm denildiğinde Bağlıköy, Yeşilırmak gibi bölgeler akla geldiğinde bu bölgeler daha da markalaştırılarak ön plana çıkarılmalıdır. Güney’den örnek verecek olursak Ay Napa dünyada markalaşmıştır. Eğlence sektörüne dayatılmış bir turizm markası yaratıldı. Bu dünyada eğlenceye ilgisi olan herkesin bildiği bir markadır. Turizm alanını destekleyici yan sektörlerin de desteklenerek rehberlik kayıt altına alınmalıdır.”
“Turizm acentelerinin gücü artırılmalı”
Oktay, rehberlik alanının daha da uzmanlaştırılarak, turizm acentelerinin gücünün artırılması gerektiğini savundu. Teoman Oktay, turizme yönelik faaliyet gösteren restoran gibi diğer sektörlerin de desteklenmesi gerektiğini söyledi. Oktay, “Charter ile istediğiniz kadar turist taşıyın. Tüm bunları bir bütün olarak çözmezseniz turizm içindeki yeni bir hareket geçici bir dalga olmaktan öteye gidemez” diyerek, “Hükümet programı bizi yanıltmasın. Her şey hükümet programına bağlanmamalıdır. Hükümet programı belli çerçeveyi çizer, ancak bunun dışında yapılmak istenenler varsa yapılır” diye konuştu.





