25 Şubat 2018 Pazar 14:27
“İki toplum federasyon çözümüne bağlı”

Sosyal ve Gelişimsel Psikoloji Doçenti Haris Psaltis, “Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların çoğunluğunun, iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümüne bağlı olduğu ancak yeniden müzakere edilmesi halinde,  hidrokarbon çıkarma planının, bütün müdahiller ile herkesin kazanacağı şekilde netleştirilmesinin önemli olduğuna” dikkat çekti.

Fileleftheros yukarıdaki sonucun,  Rum tarafında faaliyet gösteren “Kıbrıs Üniversitesi”nin de Sosyal ve Gelişimsel Psikoloji Doçenti Haris Psaltis ile katıldığı “Kıbrıs’ta Yerinden Edilmişler ve Geri Dönüş Niyetleri: Sosyo-Psikolojik, Sosyolojik ve Politik Belirleyiciler” konulu araştırmada ortaya çıktığını bildirdi, Psaltis ile bu araştırma üzerine yaptığı söyleşiyi aktardı.

Psaltis, araştırmanın  “Kıbrıs Üniversitesi”, Kent Üniversitesi (Neofitos Loizidis), Keele Üniversitesi (Hüseyin Cakal), St. Mary’s Üniversitesi (Djordje Stefanovic) ve Oxford Üniversitesi (Miles Hewstone) tarafından Kasım-Aralık 2017’de 801 Kıbrıslı Türk ve 811 Kıbrıslı Rum ile “evden eve röportaj” şeklinde gerçekleştirildiğini anlattı. 

Psaltis söyleşi sırasında, Rum eğitim sistemindeki “Unutmuyorum” politikasının, Rum gençlerin büyük bölümünün yeniden birleşmeyi değil bölünmeyi arzu etmesi sonucunu doğurduğu  sonucuna vardığı araştırması da bulunduğunu açıkladı. 

Haris Psaltis, Crans Montana çöküşünün  iki toplumlu ilişkilere önemli darbe vurduğunu, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların yüzde 20-25 gibi hatırı sayılır bir oranının bugün artık, Kıbrıs sorununun çözümüne Crans Montana öncesinde olduğu kadar hazır olmadığını ancak Crans Montana sonrasında bile iki toplumun çoğunluğunun iki bölgeli iki toplumlu federasyona bağlı kaldığını anlattı.

Psaltis, Kıbrıslı Türklerin yüzde 60,6’sının  iki devlet seçeneğinden memnun olduğunu ancak Rumların yüzde 70,8’inin bu seçeneği kesinlikle reddettiğini, üniter devlet seçeneğinin de Kıbrıslı Rumların yüzde 77,5’ini memnun ederken Kıbrıslı Türklerin 61,8’i tarafından reddedildiğini vurguladı.
İki bölgeli iki toplumlu federasyon seçeneğinin ise her iki toplum tarafından da kabul edilebileceğini söyleyen Psaltis, bu seçeneği memnuniyetle veya mecburen kabul eden Kıbrıslı Türklerin oranının 86, Rumların oranının da yüzde 58,2 olduğunu belirtti. 

Türkiye’nin hidrokarbonların yönetimine müdahale edeceği endişesinin her iki toplumda da  var olduğunu söyleyen Psaltis “bu nedenle  yeniden müzakere edilmesi halinde, hidrokarbonların çıkarılması planının da bütün müdahiller ile herkesin kazançlı çıkacağı bir yöntemle netleştirilmesi önemlidir” ifadesini kullandı. 

Kıbrıslı Türklerin ve Rumların ortak endişelerini “TC kökenlilerin federal devlet yerine Türkiye’ye bağlılığı, karar alımlarındaki çıkmaz ihtimalleri,  aşırılar tarafından gerilim yaratılması ihtimali ve Rum Ortodoks Kilisesi’nin  federal devlete müdahaleleri” olarak sıralayan Psaltis, iki toplumun ortak ümidinin ekonomik kalkınma aracılığıyla ekonomik refah ihtimali, görüş ayrılığının  insanların işlerini kaybetme ihtimali olması ve memnuniyetin de Kıbrıs hükümranlığının tamamında serbest dolaşım  arzusu olduğunu söyledi. 

RUMLARIN ÇÖZÜM ŞEKİLLERİNE YAKLAŞIMI

Psaltis araştırmada, Rumların Kıbrıs sorununun çeşitli çözüm şekillerine yaklaşımlarının şu şekilde ortaya çıktığını  anlattı:

“Fiili durumun korunması: yüzde 51,2’si reddediyor, yüzde 38,5’i mecburi çözüm olarak,  yüzde 10,3’ü de memnuniyetle kabul ediyor.

İki bölgeli iki toplumlu federasyon: yüzde 41,7’si reddediyor, yüzde 36,3’ü mecburi çözüm olarak, yüzde 21,9’u da memnuniyetle kabul ediyor.

Üniter devlet: yüzde  13,6’sı reddediyor, yüzde 8,9’u mecburi çözüm olarak, yüzde 77,5’i de memnuniyetle kabul ediyor.

İki devlet: yüzde 70,8’i reddediyor, yüzde 17,6’sı mecburi çözüm olarak, yüzde 11,6’sı da memnuniyetle kabul ediyor.”

KIBRISLI TÜRKLERİN VE RUMLARIN ENDİŞELERİ

Rumları, olası bir referandumda iki bölgeli iki toplumlu federasyonu reddetmeye götürebilecek ana endişeleri sorulduğunda ise Psaltis, özetle şunları söyledi:

“Yüzde 48’i Kıbrıs sorununun çözümü nedeniyle insanların işlerini kaybedeceğinden endişe etmiyor. Yüzde 44’ü Rumların marjinalleşmeye veya Kıbrıslı Türkleri federal yapılardan kovmaya çalışacağına inanmıyor. Yüzde 54,5’i Yunanistan federal devletin içişlerine müdahale etmeye çalışacak endişesi taşımıyor. Yüzde 59’u uzlaşılan takvimlerin ihlal edileceğinden endişe ediyor. Yüzde 60’ı  ilk aylar veya yıllar içerisinde gerilim nedeniyle anlaşmanın çökeceğinden endişe ediyor. Yüzde 64,3’ü  mülklerin iadesiyle ilgili sorunlardan endişeli. Yüzde 67,2’si çözüm maliyetinin ilk başta çok yüksek olacağından endişeli. Yüzde 70’i  federal devlet yetkililerinin toplum bireylerine taraflı davranacağından endişe ediyor. Yüzde 72,6’sı karar alımlarında çıkmazdan, yüzde 55,5’i Kıbrıs Türk devletinin gelecekte ayrılmak isteyeceğinden endişeli. Türkiye veya Türkiye’den gelenlerin tavrıyla ilgili endişeler daha yüksek. Yüzde 87,2’si Türkiye’nin federal devletin içişlerine müdahaleleri, yüzde 85,6’sı yerleşiklerin de Türkiye’ye federal devletten daha bağlı olacağından endişe ediyor.”

Psaltis, Kıbrıslı Türklerin ana endişelerini ise şöyle sıraladı:

“Başlıca endişeleri yargıçların ve polislerin çözümden sonra taraflı davranmasıyla ve Kıbrıslı Rumların kendilerini federal devletten uzaklaştırması ile ilgilidir. Yine, milliyetçilerin sorun çıkarmasından ve Kilise’nin federal devletin karar alımlarına müdahalesinden endişe duyuyorlar. Aynı endişeyi Kıbrıslı Rumların çoğunluğu da (yüzde 61,7’si milliyetçilerin sorun çıkarması ve yüzde 68,8’i Kilise’nin müdahalesi) paylaşıyor.” 

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31