10 Aralık 2019 Salı 15:28
Kusios: ‘Türkiye ile çatışma olmaz’

Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis, Rum iç cephesinden “ses tonlarının düşürülmesini ve Türkiye’nin istediği  gerilim sürecinin izlenmemesini” rica etti.

Fileleftheros “Ateşe Benzin Döküyorlar… Lefkoşa Türkiye’nin Gerilim Oyununu İzlemek Niyetinde Değil” başlıklı haberinde, “Türkiye’den ateşe benzin döken açıklama ve eylemlerde bulunularak özellikle AB zirvesi öncesinde Kıbrıs cumhuriyeti ve Yunan hükümetlerinin sabrının sınanmaya çalışıldığı” iddiasında bulundu.

Habere göre Anastasiadis, bir gazetecinin, Türk yetkililerin açıklamalarına işaret ederek, “kışkırtıcı ve  saldırgan üslup kullanması ve Türkiye’nin gerilimi artırması” konusunu sormasına karşılık, “rica ederim tonlar (ses) düşürülsün, Türkiye’nin istediği meydan okuma sürecini takip etmeyelim, tabii planlamaları (Türkiye’nin) göz ardı edilmeksizin, uluslararası meşruiyet çerçevesinde gerekli  ve zaruri önlemler alınıyor” ifadelerini kullandı. Anastasiadis, sözünü ettiği “önlemlerin” yalnız Yunanistan’la değil AB ve işbirliği yaptıkları dost ülkelerle de istişare içerisinde alınacağını  söyledi.

KUSİOS: “TÜRKİYE İLE ÇATIŞMA OLMAZ”

Kıbrıs Cumhuriyeti Sözcü  Kiriakos Kusios da, RİK’e yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti, ileri sürdükleri “Türkiye’nin artan meydan okumalarını” göğüslemek için uluslararası alanda birçok düzeyde yapmakta olduğu eylemler hakkında alenen konuşmak istemediğini söyledi, “çok yakında gelişmeler olacak ve açıklanacaklar” ifadelerini kullandı. Kusios, Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında bir “çatışma” olmayacağı değerlendirmesinde de bulundu.

SENDONAS RUM HALKINA SOĞUKKANLILIK VE İTİDAL TAVSİYE ETTİ

Kıbrıs Cumhuriyeti Sözcü Vekili  Panayotis Sendonas ise, Rum Haber Ajansı’na (KİPE), Rum Yönetiminin teyakkuz halinde bulunduğunu ve cereyan edenleri yakından izlediğini söyledi. Sendonas “gerek Yunan hükümetiyle gerek Avrupalı ortaklarımızla sürekli istişare ve  temas içerisindeyiz. Hükümet tantana çıkarmadan ve etki yaratma hareketlerinde bulunmadan tedbirler araştırıyor ve alıyor” ifadelerini kullandı. Rum halkına soğukkanlılık ve itidal tavsiye eden Sendonas, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, meydan okuma mantığına girmek istemediğini de ekledi.

ANASTASİADİS MICHEL’LE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Aynı gazete Türkiye’den yapılan açıklama ve eylemlerin, özellikle 12-13 Aralık’ta gerçekleşecek Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı öncesinde Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunan hükümetlerinin “tahammüllerini sınamak” maksadını taşıdığını öne sürdü.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri ve Libya ile yaptığı deniz yetki sahalarını sınırlandırma mutabakatı konularının Zirve’de gündemin üst sıralarında yer alacağını da belirten gazeteye göre, Anastasiadis önceki gece Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile telefonda görüştü.  Zirve konuları yanında Türkiye’nin bölgedeki faaliyetleri ve Libya ile yaptığı mutabakatın da geniş ölçekte ele alındığı belirtilen görüşmede Anastasiadis Michel’i yeni yılın başlarında Kıbrıs Cumhuriyeti’ne davet etti.

BORRELL “TÜRKİYE-LİBYA MUTABAKATI YASADIŞI DEMEDİM, PROBLEMLİ DEDİM”

Aynı gazete “Mesnetsiz Mutabakat Zirve Toplantısında…. AB Türkiye-Libya Anlaşmasını Tarıyor…. MEB Konusunda Da Hristodulidis-Borrell Görüşmesi” başlıklı haberinde ise, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarını sınırlandırma mutabakatının önümüzdeki Perşembe ve Cuma günleri gerçekleşecek AB zirvesinde ele alınacağını, AB birimlerinin de mutabakat metninin bütün yönlerini taramakta olduğunu yazdı.

Habere göre AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye-Libya mutabakatının ele alındığı AB Dış Konular Konseyi sonrasında “problemli” diye nitelediği mutabakatın özellikle Yunanistan’da ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne “ciddi endişe yarattığını” söyledi. Bir soruya karşılık ise Borrell “mutabakat yasadışı demedim. AB birimleri metni inceliyor” izahında bulundu.

HRİSTODULİDİS TÜRKİYE-LİBYA MUTABAKATINI DIŞ KONULAR KONSEYİ’NDE KINADI

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, Dış Konular Konseyi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye-Libya deniz yetki alanlarını sınırlandırma mutabakatını kınadı. Mutabakatın “uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve hiçbir hukuki zemini de olmadığını” iddia eden Hristodulidis,  bu gelişme ve Türkiye-Libya arasında  savunma işbirliği mutabakatı imzalanmasının “bölgedeki başka ülkeleri de endişelendirdiğini ve uluslararası toplumun, Libya sorununa siyasi çözüm bulunması maksatlı Konsey toplantısına olanak tanıyacak ortam yaratma çabalarının altını oyduğunu” öne sürdü.

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Hristodulidis’in Dış Konular Konseyi toplantısı çerçevesinde AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile görüştüğü ve görüşmede, yeni  Komisyon’un,  Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB’i ve kara suları içerisindeki faaliyetleri hakkında Konsey tarafından alınan kararların uygulanmasına bağlılığının teyit edildiği kaydedildi.

Hristodulidis ile Borrell’in PESCO çerçevesindeki işbirliğinin daha da güçlendirilmesi ve Orta Doğu konularının da ele alındığı belirtilen bakanlık açıklamasında, Rum bakanın dün sabah da Yunan dengi Nikos Dendias’la da görüştüğü belirtildi.

Alithia haberi “Başkan’dan Herkese Türk Meydan Okumalarına Dikkat Çağrısı…. Hepimiz Tonları (ses) Düşürelim” başlığıyla aktardı.

(TAK)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 2019-12-11 08:16:19

kıbrıs rum kesimi diceksiniz kıbrıs başkanı kimlan böyle bir kimlikmi var

Avatar
Fazlı 2019-12-11 19:41:07

Bu kadar da rum kafasıyla haber yapılmaz ki sanki rum gazetesi.

Avatar
Recepali 2019-12-13 15:55:42

Yunanistanın işgal ettigi türk adalarından ne zaman çekilecegini bir sorsaydınız zavallı masum rum kesiminden ve yunanistandan

Avatar
Recepali 2019-12-13 15:57:29

Türk askeri adaya çıkmasa 1974 de. Kalan türkler katliamla yok edilecekti bu sürećler ne çabuk unutuldu