03 Şubat 2019 Pazar 12:39
Lute’un  bir anlaşma taslağı getirip getirmediğİ merak konusu

umhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le üçüncü tur görüşmelerine bugün başlayan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un beraberinde bir anlaşma taslağı getirip getirmediğinin merak konusu olduğu belirtildi.

Temaslarına BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar ile başlayan ve öğleden önce Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, öğleden sonra da Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastaiadis’le görüşecek olan Lute’un, beraberinde referans şartlarına dair bir taslak belge getirip getirmediği merak ediliyor.

Alithia “Taslaklı mı Taslaksız mı?” başlığıyla manşete çektiği haberinde Lute’un bu sefer beraberinde bir anlaşma taslağı getirip getirmediğinin büyük merak konusu olduğunu, basın bilgilerinin bu yönde olmasına karşın Rum hükümeti kaynaklarının, yanında bir taslak getirse bile şu anda liderlerden “evet” veya “hayır” cevabı almak istemeyeceğini, incelemeleri için zaman vereceği kanaatini aktardı.

Lute’un geçen yıl Eylül ayında ara verdiği çabasına devam edeceği bu turda referans şartlarında anlaşmaya varılmasının çok uzak ihtimal görüldüğünü kaydeden gazete, buna gerekçe olarak Türk tarafının Kıbrıs sorunundaki gelişme istediğini söylemesine rağmen bunu “Mayıs sonrasına erteleme isteğini” gösterdi.

Gazete Rum tarafının ise referans şartlarında anlaşmaya hazır olduğunu yinelediğini, Rum Sözcü Prodromos Prodromu’nun dün “ilerleme kaydedilmesi ve referans şartlarında uzlaşmanın mümkün olabilmesi için (Lute ile) görüşmeyi dört gözle bekliyoruz. Biz hazırız” dediğini yazdı.

Habere göre Prodromu, TC Dışişleri Bakanlığı’nın, BM Güvenlik Konseyi’nin Barış Gücü’nün görev süresini 6 ay daha uzatan kararının, Genel Sekreter’in son raporlarına uymadığı ve Lute’un Kıbrıs’taki temaslarının sonucunu peşinen belirlediği, Ankara’nın bütün alternatif çözümlerin masada olduğu tezini koruduğu açıklamasını kast ederek “Türk tarafından işitilenlerin Lute’un önünde doğrulanmaması” dileğinde bulundu.

FEDERASYON İÇİN SON PENCERE MAYIS-EKİM DÖNEMİ

Politis “Federasyon Çözümü İçin Son Pencere… Lute Ziyareti ve Ciddi İkilemler” başlıklı manşet haberinde, Jane Holl Lute’un Ada’ya Mart sonu veya Nisan başlarında bir ziyaret daha yapacağını, bunu Kıbrıs’taki iki tarafın da bildiğini öne sürdü.

Kıbrıs sorununda bir özlü müzakere penceresi varsa bunun Mayıs’tan Ekim ayı sonuna kadar olduğunda artık herkesin mutabık olduğuna işaret edilen haberde, şunlar kaydedildi:

“Kıbrıs sorununda özlü müzakerelerin başlama tarihine dair bütün göstergeler Mayıs’ı işaret ediyor. Türkiye yerel seçimlerini, Kıbrıs ve Yunanistan Avrupa seçimlerini tamamlar ve İngiltere için Brexit meselesi netleşir. Belki de en önemlisi, birkaç haftaya kadar Exxon’un sondajlarıyla ilgili sahnenin netleşecek olmasıdır ki bu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve Türkiye’yi çok ilgilendiriyor. Yerel düzeyde, Kıbrıs’ta gelecek genel seçimler 2021’de, Kıbrıs Türk toplumunda bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi 2020’de olacak, bu seçimin kampanya süreci de önümüzdeki sonbaharda başlayacak. Kısası Anastasiadis ve Akıncı arasında, Lute’un hazırladığı referans şartları belgesinde anlaşma olursa Mayıs sonundan Ekim sonuna kadar havada kalanlar (konular), referandum tarihleri de tayin edilerek kapanabilir. Bu zaman penceresi belki iki bölgeli, iki toplumlu kapsamlı çözüm görüşmesine dair ufukta var olan son perspektiftir.”

Gazete bu mümkün olmazsa KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeni gelişmeler olabileceğini, bu makama UBP’den birinin veya mevcut Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın gelebileceğini, böyle bir durumda da ‘yeni fikirler’ iki bölgeli, iki toplumlu federasyon karşısında zemin kazanacağı için müzakere gündeminin tamamen değişeceğini yazdı.

“İKİ TARAF LUTE’UN ŞU ANA KADARKİ GÖRÜŞLERİNİ ÖĞRENECEK”

BM’den bir kaynağa dayanarak Lute’un bugün başlayacağı görüşmeler sırasında iki tarafın, (Lute’un) şu ana kadarki görüşlerini öğreneceğini belirten gazete, Genel Sekreter’den aldığı görev tahtında, Kıbrıs sorununda referans şartlarının ilk özet girişimini de teşkil edecek gayrı resmi bir belge sunabileceğini de yazdı.

Gazete, bu gayrı resmî belgenin a) şu ana kadarki bütün yakınlaşmaları, b) Guterres Çerçevesi’nin 2017 Haziranı’nda Crans Montana’da sunulan olduğunun netleştirilmesi, c) Kıbrıs sorununa yeni yaklaşım fikirlerinin araştırılmasını içereceğini ancak sunulup sunulmayacağına son anda Lute tarafından, liderlerin özlü diyaloğa girmeye hazır olduğunu saptaması halinde karar verileceğini belirtti, şu vurguyu yaptı:

“İki taraf tam olarak ne istediklerini netleştirmezler ve Lute Kıbrıs sorununun bir sonraki aşamasının katalizör olacağından emin olmazsa BM Genel Sekreteri’ne müzakerelere müdahil olmasını önermesi asla söz konusu değil.”

FİİLİ DURUM SON BULUYOR…

Gazete “Fiili Durum Son Buluyor” başlıklı haberinde ise BM Barış Gücü’nün görev süresinin 6 ay daha uzatılmış olmasına karşın kimsenin, karara yeni giren yeni ifadeleri ve eski durumun ilanihaye aynı kalamayacağı göstergelerini görmezden gelemeyeceğine dikkat çekti, şunlara dikkat çekti:

“Artık gündemde, durumun ‘business as usual’ (her zamanki gibi) olmadığı ve BM Barış Gücü’nün varlığının sürekli değerlendirileceği var. Ara bölge boyunca küçük gerilimlerde artış olduğu ve bu alanda tarafların iş birliği mekanizmasına ihtiyaç olduğu ifadeleri yer alıyor.

Diplomatik kaynaklar aylar önce gazetemize, Barış Gücü’nün idari gözden geçirilmesinin bir ara, Milli Muhafız Ordusu ve işgal ordusu arasında mümkün olduğunca çok askeri iş birliğine dair yeni mekanizmalarla ilgili fikirleri gündeme getireceğini söylemişti.”

AKEL: “LUTE’UN GÖRÜŞMELERİ BİR FIRSAT”

Haravgi’ye göre AKEL Jane Holl Lute’un Cumhurbaşkanı Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ile temaslarının, müzakerelerin yeniden başlaması için bir fırsat olduğu görüşünde.

Habere göre AKEL Politbüro üyelerinden Hristos Hristofidis, “Kıbrıs Rum tarafı olarak uzlaşılmış çerçeveye bağlı kalmamız gerekli. Bu çerçeveden herhangi bir sapma, yıkıcı sonuçlar gündeme getirecek. Aynı zamanda iyi bir müzakere zemini sağlayan Guterres Çerçevesi’ne ve yakınlaşmalara da bağlı kalmalıyız” dedi.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Öz 2019-02-03 13:56:47

Kıbrıs'ta çözüm 1960 Londra ve Zürih anlaşmalarının, ''İki toplumlu ve iki bölgeli:'' şeklinde revize edilmesi ile mümkün olabilir. Yoksa iki tarafın anlaşması, bunların referandumda kabulü hiç mümkün değil.

banner5

banner31