05 Haziran 2018 Salı 15:22
Katarakt için fındık ve avokado, göz kuruluğu için A vitamini

Havuç gözlerimiz için faydalı mı? Hangi besinleri tüketerek hangi göz hastalıklarından korunabiliriz? Sarı nokta hastası olanlar hangi besinleri yemeli? Kudret Göz İstanbul Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Osman Şenbilgin, beslenme ve göz sağlığı ile ilgili en çok merak edilenleri anlattı...

Sağlıklı ve doğru beslenme tüm vücudumuz ve organlarımız için olduğu gibi gözlerimiz için de çok önemli. Katarakttan sarı nokta hastalığına, göz kuruluğundan retina ayrılmasına kadar gözlerimizi tehdit eden birçok hastalık riskini doğru beslenerek azaltabiliriz.

KAYIPLARIN EN YAYGIN NEDENİ

Katarakt tüm dünyadaki görme kayıplarının en yaygın sebebidir. Bebeklerde de rastladığımız katarakt doğuştan oluşabilir. Hayatın herhangi bir döneminde darbelere, travmalara bağlı olarak da ortaya çıkabilir. En yaygın olarak 60 yaş üzerinde görülür ve yaş almaya bağlı olarak gelişir. Protein ve sudan oluşan gözün doğal merceğinde özellikle yaş almaya bağlı olarak değişimler oluşur. Protein yapısı kümeleşerek göz merceğini bulanıklaştırır. Bu protein öbeği zamanla göz merceğinin daha geniş bir bölümünü kaplayarak görmenin git gide azalmasına neden olur.

KİVİ, ÇİLEK, ANANAS TÜKETIN

Görme yeteneğimizi elimizden almak için kapıda bekleyen katarakt hastalığı ile savaşta C vitaminlerinden zengin narenciyelerin desteği büyüktür. Bunlar; greyfurt, mandalina, portakal ve limon gibi turunçgiller, ananas, kivi, çilek, kırmızı ve yeşilbiber, maydanoz, brokoli, karalahanadır,

* Brüksel lahanası ve karnabahar; C vitamini açısından zengin birer doğal kaynaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise sebzelerin mümkün olduğunca çiğ tüketilmesi ya da az pişirilmesidir. Çünkü pişirilme süresine bağlı olarak birçok sebzenin C vitamini azalır.

* Badem, fındık, fıstık, ay çekirdeği, bitkisel yağlar, pazı, ıspanak, avokado, alabalık; içeriğindeki E vitamini nedeniyle katarakt hastalarına tüketmelerini önerdiğimiz besinler.

* Katarakt oluşumunu engellemede önemli rolü olan bir diğer madde de beta karotendir. Karaciğerde depolanarak ihtiyaç duyulduğunda A vitaminine dönüşen bu provitamin en çok havuçta, ıspanakta, marulda, bal kabağında, kırmızı ve yeşil dolmalık biberde ve kayısıda bulunur. Bol beta karoten içeriği ile göz dostu katarakt düşmanı olan havucu özellikle çiğ ya da meyve suyu haline getirerek tüketmenizi öneririm. 

* Bebeklerde ve çocuklarda göz ve beyin gelişimi için çok önemli olan omega 3, yetişkinler için de alınması gereken temel bir yağ asididir. Yapılan araştırmalara göre omega 3, katarakt hastalığının gelişimini ve ilerlemesini yavaşlatıyor.

 Omega 3 yönünden en zengin besinler ise deniz mahsulleridir. Somon, orkinos (ton balığı), uskumru, sardalya, hamsi, balık yağı; bol miktarda omega 3 içerir. Hayvansal gıda tüketmeyenlere ise omega 3 kaynağı olarak keten tohumu ve yağını, ceviz ve ceviz yağını, taze fesleğeni, asma yaprağını, karalahanayı öneririm. Selenyum, zeaksantin ve lutein de omega 3 gibi kataraktın önlenmesinde rolü olan maddelerdir.

GÖRME YETENEĞİNİ KORUYOR

A vitamini eksikliği de göz kuruluğu nedenleri arasında yer alıyor. A vitamini, göz kuruluğu, üstün limbik keratokonjonktivit adını verdiğimiz bir çeşit göz iltihabının tedavisinde, kornea tabakasının ve görme yeteneğinin korunmasında büyük önem taşıyor.

DİYABETİK RETİNOPATİYE SELENYUM VE C VİTAMİNİ KALKANI

Diyabetik retinopati, retina tabakasında yer alan kan damarlarındaki hasarlanmalar sonucu oluşan ve görme kayıplarına yol açabilen bir hastalıktır. Diyabetik retinopatinin koruyucu tedavisinde C vitamini ve selenyum büyük önem taşır. C vitamini retina tabakasındaki kılcal damarlar da dahil vücudumuzun tüm kan damarlarının korunmasında rol oynar. Selenyum ise göz sağlığının korunması için önemli bir mineraldir ve eksikliği diyabetik retinopatiye neden olabilmektedir. En çok selenyum içeren besin Brezilya kestanesidir. Anavatanı Güney Amerika olan Brezilya kestanesini ülkemizde yaygın olarak bulmak mümkün değil. O yüzden selenyum içeren diğer ürünler; esmer pirinç, ay çekirdeği, mantar, ıspanak, orkinos (ton balığı), uskumru, sardalya, istiridye gibi deniz ürünleri, hindi eti, tavuk, kırmızı et, karaciğer tercih edilebilinir. Belirli bir miktarda selenyum vücudumuz için ne kadar faydalıysa ihtiyaçtan fazla alınması da zehirlenmeye yol açabilir. Gıdaların içerdiği selenyum miktarı sınırlıdır. Dengeli beslenmeyle, zehirlenmelere yol açabilecek boyutta selenyum fazlalığının oluşma ihtimali imkansıza yakın denecek kadar azdır.

SARI NOKTA HASTALIĞINA YUMURTA SARISI

Retına, göz küresinin arka iç duvarını kaplayan ışığa duyarlı görme ve sinir hücrelerinden oluşan bir tabakadır. Buradaki sinirler aracılığıyla görüntü beyne ulaşır. Retina dekolmanları, retina damar tıkanıklıkları, tıbben makula dejenerasyonu olarak adlandırdığımız sarı nokta hastalığı ve diyabetik retinopati; retina tabakasında görülen kalıcı görme kayıplarına yol açabilen hastalıklardır. Zeaksantin ve lutein, gözün retina tabakasında doğal olarak bulunan maddelerdir. Gözlerimizdeki sağlıklı hücreleri koruyarak retina tabakasının sağlıklı olmasında rol oynarlar. Ayrıca yaş almaya bağlı olarak görülen sarı nokta hastalığının gelişmesini ve ilerlemesini önlemede etkilidirler. Sarı nokta hastalığından korunmak için bol miktarda karalahana, ıspanak gibi lutein ve zeaksantin yönünden zengin yeşil yapraklı sebzeler tüketilmesini öneriyorum. Lutein ve zeaksantin ayrıca pazıda, şalgam yapraklarında, terede, bezelyede, pancarda, Brüksel lahanasında, mısırda, brokolide ve yumurta sarısında bulunuyor.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31