Kronik hastalıklar, genellikle yavaş ilerleyen uzun süreli sağlık sorunlarıdır. Dünya çapında ölümlerin yarısından fazlasından sorumlu olan kalp hastalıkları, felç, kanser, kronik solunum yolu hastalıkları ve diyabet gibi kronik hastalıklar dünyada ilk ölüm nedenidir.

Kronik bir hastalık, günlük yaşamı etkileyen uzun süreli, ilerleyici bir hastalıktır. Yetersizliğe ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kronik böbrek yetmezliği, kronik bronşit, astım, kalp ve damar hastalıkları, kanser veya şeker hastalığı gibi hastalıklar, multipl skleroz gibi sağlığı ciddi şekilde etkileyen hastalıklar, kistik fibroz, orak hücre hastalığı ve miyopati gibi nadir hastalıklar, AIDS veya hepatit C gibi kalıcı bulaşıcı hastalıklar ve depresyon ve şizofreni gibi uzun süreli ruhsal bozukluklar kronik hastalıklardır.

Bunlar, en az birkaç ay boyunca çeşitli komplikasyonlara neden olan sağlık sorunlarıdır. Çoğu durumda, geçici veya kalıcı hasara yol açarlar.

Tüm bu hastalıklar vücudu zayıflatır ancak bazıları vücut direncini diğerlerine göre daha fazla etkiler. İşte en zayıflatıcı 10 kronik hastalık.


Crohn hastalığı
Sindirim sisteminin kronik hastalıkları arasında bulunan Crohn hastalığı, ince bağırsak ve kolonda kronik iltihaplanmadır. Crohn hastalığı keskin karın ağrısına, dışkıda kana, ishale ve kilo kaybına neden olur.

Sağlıklı bir yaşam tarzıyla hastalığın ortaya çıkardığı sorunlar hafifletilebilir, kontrol edebilir ve nöbetler azaltabilir. Stres yönetimi çok önemlidir. Ayrıca, çok hassas olan sindirim sistemi üzerinde doğrudan etkisi olduğu için diyete özel olarak önem gösterilmelidir.


Astım
Hırıltılı solunum, göğüs sıkışması, öksürük ve kalıcı ve şiddetli nefes darlığı gibi belirtilerle ortaya çıkan astım, çevresel faktörlerin yanı sıra gentik ve alerjiler tarafından tetiklenebiliyor.

Astımlı insanlar hastalık hakkında daha fazla bilgiye sahip olarak bu sağlık sorununu daha iyi yönetebilir. Sigaradan uzak durmak çok önemlidir. Ayrıca daha iyi nefes alabilmek için nefes egzersizlerine başvurulabilir.

Evcil hayvana sahip olmak astımı tetikleyebilir. Ayrıca yorucu fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.


Parkinson hastalığı
Parkinson hastalığı yavaşça, ancak sinsi bir şekilde vücutta ilerler. Bu yıkıcı hastalık, uzuvların kontrolünü büyük ölçüde etkiler. Hastalığın yıkıcı bir aşamaya gelmesinin ilk belirtilerinden biri titremelerin ortaya çıkmasıdır. Farklı değişiklikler de meydana gelebilir ve hastaların günlük yaşamlarını etkileyebilir.

Günlük görevleri yerine getirme zorluğu, uzuvların sertliği, yürüme zorluğu, yavaş hareketler gibi birçok farklı belirti hastalık ilerledikçe ortaya çıkabilir. Ancak bazı belirtiler beyindeki motor sistemle ilgili değildir. Örneğin, bazı kişilerde aşırı tükürük üretimi meydana gelir.

Bacakların şişmesi, uyku problemleri, hipotansiyon ve depresyon gibi bir dizi belirti de ortaya çıkabilir.


Artrit
Artrit çeşitli şekillerde gelişebilen iltihaplı kronik bir hastalıktır. Gut, lupus, romatoid artrit ve osteoartrit gibi birçok çeşidi vardır. Genel olarak eklem iltihaplanması olarak bilinir.

Hastalık eklemleri ve bağ dokularının tümünü etkiler. Eklemlerde sertlik ve dayanılmaz ağrılar günlük olarak yaşanabilir. Ayrıca ağrıyı hafifletmek için ilaç tedavisi, masaj terapisi veya fizyoterapi gibi seçeneklere başvurulabilir.


Fibromiyalji
Fibromiyaljinin nedenleri hala bilinmemektedir. Fibromiyaljide vücudun ağrı mekanizmaları bozulur ve yoğun kas ağrısı ve aşırı yorgunluk ortaya çıkar.

Fibromiyaljiyle nasıl yaşayacağınızı öğrenmek için günlük aktivitelere dayanıklılığı artırmaya, fiziksel egzersizi yeniden başlatmaya ve gerginlikleri yatıştırmaya izin veren fizyoterapiye başvurabilirsiniz.


İnme
İnme veya bir diğer adıyla felç, dünya çapında engelliliğin önde gelen nedenleri arasındadır. Beyne kan akışını engelleyen bir pıhtı sonucu inme, etkilenen bölgelere bağlı olarak vücutta farklı hasarlar yaratır.

Herkeste farklı hasarlar bırakabildiği için bir inmeden sonra iyileşmek için sabırlı olmak çok önemlidir. İlk olarak, inmeden sonraki üç ay içinde meydana gelen oldukça hızlı bir faz ve daha sonra 18 aya kadar süren daha yavaş bir faz vardır. Ne kadar çok zaman geçerse, iyileşme şansı o kadar azalır. Bu nedenle hastalar bu gerçeklikle yaşamayı öğrenmelidir.

Kısmi felç, dil bozuklukları, hafıza kaybı ve görme problemleri gibi durumlar kalıcı olabilir. Hastaların bağımsız hareket etmeleri imkansız hale gelebilir ve yaşam kaliteleri azalır.

İnmeden sonra iyileşmenin en iyi yollarından biri, eğer mümkünse yeniden hareket etmeye başlamaktır. Hareketli bir yaşam tarzı, ikinci bir inme için risk faktörlerini önleyebilir.


Ruh sağlığı bozuklukları
Ruh sağlığı bozuklukları da kronik hastalıklar arasındadır. Bazı hastalıklar vücut üzerinde daha fazla yıkıcıdır. Genetik, biyolojik, psikolojik ve hatta çevresel bazı faktörler zihinsel bozukluklar üzerinde etkilidir.

Tanı konduktan sonra, hastalığı ilaçla tedavi etmek yeterli değildir. Diyet, boş zaman, iş-aile dengesi ve uyku gibi tüm yaşam tarzı gözden geçirilmeli, fiziksel hareketlilik önceliklerin merkezine koyulmalıdır.

Ayrıca, psikoterapi gruplarına katılmak, bir psikoloğa danışmak, terapiye başlamak ve hatta sanata yönelmek gibi durumlar da yardımcı olur. Bu tür bir tedabi hayatınız üzerinde bazı olumlu kontrolleri yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.


Epilepsi
Sinir sisteminin kronik hastalıkları arasında en yaygın olanı epilepsidir. Dünya çapında 50 milyon insanın epilepsiden etkilendiği tahmin edilmektedir. Genel olarak nöbetlerle karakterize edilen bu nörolojik sağlık sorununun ortaya çıkardığı sorunlar hastadan hastaya göre değşebilir.

Fotosensitivite (görsel aşırı duyarlılık) bazı epileptikleri rahatsız edebilir. Belirli görsel uyaranlardan kaçınmak, stresi önlemek, gereksiz stresten kaçınmak, yorgunluğu önlemek ve epilepsiyi tetikleyen belirli alışkanlıkları değiştirmek gerekir.


Multipl skleroz
Multipl sklerozun tüm etkilerini belirlemek zordur. Nöronlar ve dolayısıyla vücudun farklı bölgelerine farklı mesajlar iletme yetenekleri etkilendikçe, sinir sisteminin hangi bölgesinin etkilendiğine bağlı olarak birçok sağlık sorunu ortaya çıkabilir.

Görme kaybı, dengesizlik, konsantrasyon veya hafıza problemleri, uzuvlarda zayıflık ve karıncalanma gibi birçok belirti ortaya çıkabilir.

Hastalığın birkaç aşaması vardır, bu da hastaların hastalıklarının seyrine sürekli olarak uyum sağlamalarını gerektirir. Bu aşamalar her zaman açık olarak görülmez.

Günümüzde uygulanan yenilikçi ilaçlara ve tedavilere ek olarak, iyi bir diyetin hastalığı hafifletebileceği bilinmektedir.


Diyabet
Diyabet tanısı konduğunda, hastaların tüm yaşamları etkilenir. Kan şekeri seviyesini sürekli izlemek ve yediğiniz her şeye dikkat etmek bazen oldukça zor olabilir.

Diyabetle daha iyi yaşamak ve diyabetin hayatlarındaki tüm alanı kapladığını hissetmemek için birçok kişi daha sağlıklı alternatifler bularak diyetlerinde değişiklik yapmayı tercih eder.

Diyabetten sonra menüler değiştirilmeli, özellikle düşük karbonhidratlı bir diyet izlenmelidir. Ayrıca fiziksel hareketlilik de çok önemlidir. Her gün mutlaka egzerisz yapılması gerekir.