ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşı, küresel petrol arzının %25'ini taşıyan Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ihracatının neredeyse tamamen durmasına ve bölgedeki üretimin düşmesine neden oldu.
Petrol fiyatları, çatışmanın başladığı zamana kıyasla neredeyse dörtte bir oranında daha yüksek ve uzmanlar, IEA'nin bu hamlesinin yalnızca kısa vadeli bir çözüm olacağını söylüyor.
Bu adım, Rusya'nın 2022 başlarında Ukrayna'yı topyekün işgalinin ardından IEA üyeleri tarafından serbest bırakılan rekor miktarın iki katından fazla.
Ancak bu, üç ya da dört günlük küresel arza veya Hürmüz Boğazı'ndan normalde sevk edilen miktarın yaklaşık iki haftalık kısmına denk geliyor.
IEA üye ve ortak ülkeleri, küresel enerji üretiminin üçte ikisini ve tüketiminin %80'ini temsil ediyor.
İngiltere, ABD ve dünyanın en zengin ülkelerinin birçoğunu içeren üye ülkelerin, küresel bir aksaklık durumunda petrol tüketimlerinin 90 günlük miktarını yedekte tutmaları gerekiyor.
Üyelerin toplamda 1,2 milyar varilden fazla acil durum stoğu bulunuyor. Ek olarak devlet yükümlülüğü altında da 600 milyon varillik endüstri stoğu mevcut.
Petrolün kendisi tek bir yerde değil. Örneğin, İngiliz petrol devleri Shell ve BP gibi üreticiler İngiltere genelindeki terminallerde ve rafinerilerde stok tutuyor ve başka yerlerde tutulan stokları da rezervlerine dahil edebiliyorlar.
- Ne anlama geliyor?
Rezervlerin serbest bırakılması, yeni petrol akışının aniden başlayacağı anlamına gelmiyor. Bunun yerine, üreticiler rafinerilerin sipariş verebilmesi için piyasaya daha fazla petrol arz edecekler. Ancak enerji analistleri BBC'ye rafineri kapasitesinde bir eksiklik olduğunu söylüyor.
Rezervlerin serbest bırakılmasıyla ilgili diğer sorun ise bunun bir kereye mahsus olması. BP'nin eski strateji başkanı Nick Butler, BBC'ye verdiği demeçte, "Serbest bıraktığınızda bitiyor" uyarısında bulundu.
Rystad Energy'de enerji analisti olan Jorge Leon de bu adımın "yardımcı olduğunu ancak sorunu tamamen telafi etmediğini" söyledi.





