-ÖZEL HABER-
Üçlü koalisyon hükümetinde her konuda ortak fikir çıkmasının beklenmemesi gerektiğini söyleyen Arıklı, koalisyon ortakları arasında zaman zaman ciddi görüş ayrılıkları yaşandığını ifade etti. YDP olarak kendi siyasi kimlikleri, manifestoları ve parti karar mekanizmaları olduğunu vurgulayan Arıklı, “UBP’den gelen her fikre evet diyecek değiliz” dedi.
Söz konusu yasa önerisinin kendi bilgileri dışında gündeme geldiğini belirten Arıklı, öneriyi ilk kez Meclis’te duyduklarını söyledi. Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu’nun da konu hakkında önceden bilgi sahibi olmadığını öğrendiğini ifade eden Arıklı, UBP Milletvekili Sunat Atun ile yaptıkları görüşmede tasarının komitede detaylı şekilde tartışılacağının kendilerine iletildiğini kaydetti.
Yasanın mevcut haliyle geçmesine izin vermeyeceklerini dile getiren Arıklı, müşavirlik sisteminin geçmişte kaldırılmasını desteklediğini ancak uygulamada bazı mağduriyetlerin ortaya çıktığını savundu.
Görevden alınan birçok üst düzey bürokratın yıllarca edindiği tecrübeyle birlikte evde beklemeye mahkum edildiğini ifade eden Arıklı, “İnsan kolay yetişmiyor. Hayatta en pahalı şey tecrübedir” dedi.
“Bazı görevden almalar yaşandıktan sonra hiyerarşi sorunu ortaya çıkıyor”
Bazı daire müdürlerinin görevden alınmalarının ardından yaşanan hiyerarşi sorunlarına dikkat çeken Arıklı, örnek olarak Telefon Dairesi’nde görev yapan bir müdürün durumunu anlattı. Amirlik sınavlarını kaçıran bir yöneticinin, ilerleyen süreçte kendi altında görev yapan kişilerin emrine girebildiğini belirten Arıklı, bunun kamu yönetimi açısından doğru olmadığını söyledi.
Benzer durumların Tapu Dairesi gibi diğer kurumlarda da yaşandığını kaydeden Arıklı, deneyimli yöneticilerin farklı alanlarda değerlendirilebileceğini ifade etti. Bu kişilerin Meclis’te milletvekillerine danışmanlık yapabileceğini belirten Arıklı, beş yıl yöneticilik yapmış kişilerin kamuda farklı görevlerde istihdam edilmesinin tartışılabileceğini söyledi.
Yasa önerisinin komitede ele alınacağını ve gerekli düzenlemelerin yapılacağını kaydeden Arıklı, koalisyon ortaklarının da bu yaklaşımı anlayışla karşıladığını ifade etti.
Arıklı: Ne yaparsanız yapın daha fazlası isteniyor
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, hükümetin yaptığı icraatların yeterince takdir edilmediğini de savunarak, toplumda ciddi bir memnuniyetsizlik ve tatminsizlik duygusu oluştuğunu söyledi.
2022 yılında hükümeti devraldıklarında kamu maaşları için bütçeden ayrılan rakamın 4 milyar lira olduğunu belirten Arıklı, bugün bu rakamın 52 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Maaşların önemli ölçüde artırılmasına rağmen vatandaşların hayat pahalılığı ve maaşlardan şikâyet etmeye devam ettiğini kaydeden Arıklı, bu memnuniyetsizliğin hükümete yönelik eleştirilere de yansıdığını dile getirdi.
“Hükümet ciddi icraatlar yapıyor”
Hükümetin ciddi icraatlar yaptığını kaydeden Arıklı, buna rağmen yapılan işlerin küçümsendiğini söyledi. 222 kilometrelik yol yaptıklarını ifade eden Arıklı, “Yapacaksın tabii deniliyor ama bizden önceki hükümetler bunları yapmadı” dedi.
Karayolları bütçesinin sınırlı olduğuna dikkat çeken Arıklı, mevcut kaynakların büyük bölümünü Çatalköy-Girne yoluna harcadıklarını belirterek, devlet yönetiminde bütçe disiplinine göre hareket etmek zorunda olduklarını söyledi.
Kayalar-Sadrazamköy yolunun 1987 yılından bu yana gündemde olduğunu belirten Arıklı, bugüne kadar görev yapan çok sayıda hükümet ve bakana rağmen projenin tamamlanamadığını, kendi dönemlerinde teknik sorunları çözerek çalışmaları başlattıklarını ifade etti.
Dağyolu projesinde de yıllarca kamulaştırma sorunları yaşandığını belirten Arıklı, hükümetin bu sorunları çözerek projeyi ilerlettiğini kaydetti. Kuzey Çevre Yolu projesinin de yıllarca beklediğini söyleyen Arıklı, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle gerekli kamulaştırma bütçesinin sağlandığını ve yolun tamamlandığını anlattı.
Vatandaşlardan madalya beklemediklerini ifade eden Arıklı, yapılan hizmetlerin tamamen yok sayılmasının doğru olmadığını belirterek, toplumun “şükür duygusunu kaybettiğini” söyledi.
Arıklı: Hayat pahalılığının nedeni kamu maaşları değil
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, hayat pahalılığıyla ilgili sorulara da cevap verdi. Arıklı hayat pahalılığının temel nedeninin kamu maaşları olmadığını belirterek, ülkede fiyat artışlarının bir sarmala dönüştüğünü söyledi.
Asgari ücret arttıkça raf fiyatlarının yükseldiğini, bunun da yeniden asgari ücret artışını tetiklediğini ifade eden Arıklı, bu döngünün kökten çözülmesi gerektiğini kaydetti.
“Kıyı ticareti anlaşması fiyatları düşürecekti”
Ekonomi ve Maliye Bakanı olduğu dönemde Türkiye ile KKTC arasındaki kıyı ticareti anlaşması yapmayı gündeme getirdiğini açıklayan Arıklı, anlaşmanın uygulanması halinde vatandaşların Türkiye’den doğrudan ürün getirebileceğini ve fiyatların düşeceğini savundu.
Ancak o dönemde tüccarların anlaşmaya karşı çıktığını belirten Arıklı, düzenlemenin Türkiye’de Meclis’ten ve Cumhurbaşkanlığı’ndan geçmesine rağmen KKTC’de Bakanlar Kurulu aşamasında tamamlanamadığını söyledi.
“Kıbrıs Türkü’ne bir Yunanlının, bir Bulgar’ın sahip olduğu hak verilmelidir” diyen Arıklı, kıyı ticareti anlaşmasının yeniden gündeme getirilmesi ve uygulamaya konulması gerektiğini ifade etti.
“Devlet narh uygulamasına gitmeli”
Hayat pahalılığıyla mücadelede rekabet ortamının şart olduğunu vurgulayan Arıklı, devletin bazı temel ürünlerde narh uygulamasına gitmesi gerektiğini de söyledi.
Tüp gaz ve temel gıda ürünlerinde fiyatların tamamen serbest bırakılmaması gerektiğini savunan Arıklı, devletin ürünün alış fiyatı, gümrük ve navlun maliyetlerini hesaplayarak satış fiyatını belirlemesi gerektiğini dile getirdi.
Bu adımlar atılmadan fiyat artışlarının önüne geçilemeyeceğini belirten Arıklı, Haziran ayında asgari ücretin yeniden artacağını, buna paralel olarak raf fiyatlarının da otomatik şekilde yükseleceğini söyledi.
Arıklı: Seçime kısa süre kala kabine değişikliği mantıklı değil
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, olası kabine değişikliği tartışmalarına ilişkin değerlendirmede de bulundu. Seçimlere yaklaşık 5-6 aylık bir süre kaldığını belirten Arıklı, bu aşamada yapılacak bir kabine değişikliğinin siyasi açıdan çok da mantıklı olmayacağını söyledi.
Kabine değişikliği yetkisinin tamamen Başbakan Ünal Üstel’e ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Başbakan hükümetin başıdır, istediği anda görevden alma ve atama yapabilir. Bunun için bize soracak ya da izin alacak değil” dedi.
Ancak siyasi açıdan değerlendirildiğinde değişikliğin yeni küskünlükler yaratabileceğini ifade eden Arıklı, birçok milletvekilinin bakanlık beklentisi içinde olduğunu, mevcut bakanlarla yola devam edilmesi halinde dengelerin korunabileceğini söyledi.
“Ben olsam bu aşamada değişiklik yapmam” diyen Arıklı, Başbakan Üstel’in tecrübeli bir siyasetçi olduğunu ve kararın kendisine ait olduğunu kaydetti.
“İki seçim aynı anda yapılırsa ciddi sıkıntı yaşanır”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, seçim takvimi ve seçim sistemiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yerel seçimler ile genel seçimlerin aynı döneme denk gelmesinin ciddi maliyet ve organizasyon sorunları yaratabileceğini belirten Arıklı, buna rağmen iki seçimin birlikte yapılması seçeneğinin gündemde olduğunu söyledi.
Yerel seçimlerin normal şartlarda haziran ayında yapılması gerektiğini ancak olağanüstü koşullar nedeniyle aralık ayına ertelendiğini hatırlatan Arıklı, anayasal açıdan yeni bir düzenleme ihtimalinin de tartışıldığını ifade etti.
Yüksek Seçim Kurulu’nun iki seçimin aynı anda yapılması halinde ciddi yük altına gireceğini belirten Arıklı, geçmişte yalnızca milletvekilliği seçim sonuçlarının bile günler sürdüğünü kaydetti. Yerel seçimlerin de eklenmesi halinde sonuçların bir haftadan önce açıklanamayabileceğini söyleyen Arıklı, sandık başında yaşanacak yoğunluğun da vatandaşları oy kullanmaktan vazgeçirebileceğini dile getirdi.
“YDP olarak seçimlerin ekimde yapılmasını istiyoruz”
YDP olarak seçimlerin ekim ayında yapılmasından yana olduklarını belirten Arıklı, partisinin yaklaşık iki buçuk yıldır erken seçim çağrısı yaptığını ifade etti. 2027 bütçesinin yeni hükümet ve yeni Meclis tarafından hazırlanmasını istediklerini kaydeden Arıklı, mevcut ekonomik sıkıntıların 2027’de de yaşanmaması için seçimlerin erkene alınması gerektiğini savundu.
“Sırf seçim tarihi için hükümetten çekilmeyiz”
Seçim tarihine UBP’nin karar vereceğini söyleyen Arıklı, yalnızca seçim tarihi nedeniyle hükümetten çekilmenin siyasi açıdan doğru olmayacağını ifade etti.
“Karma oy partine kazık attığın bir sistem”
Konuşmasında seçim sistemine de değinen Arıklı, karma oyun kaldırılmasının seçim sürecini kolaylaştırabilecek formüllerden biri olduğunu söyledi. Karma sistemin siyasette yozlaşmaya neden olduğunu savunan Arıklı, “Karma oy, partine kazık attığın bir sistemdir” dedi.
Karma oyun dünyada benzeri olmayan bir uygulama olduğunu belirten Arıklı, bu sistemin partizanlığı ve siyasi dürüstlüğü zedelediğini ifade etti.
Yerel seçimler… Arıklı: Arıklı: 3 büyük bölgede ittifak olabilir
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, yaklaşan yerel seçimler öncesinde olası ittifak senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YDP’nin Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa’da ortak aday seçeneğini gündemine alabileceğini söyleyen Arıklı, bunun ancak tüm kesimlerin kabul edebileceği bağımsız veya partiler üstü bir isim üzerinde uzlaşılması halinde mümkün olacağını ifade etti.
Bu üç bölge dışında YDP’nin tüm belediyelerde kendi adaylarıyla seçime gireceğini belirten Arıklı, aday hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını söyledi.
Yerel yönetim reformu sürecine de değinen Arıklı, reform döneminde CTP ve bazı partilerin belediyelerin batacağı yönünde eleştiriler yaptığını ancak buna rağmen düzenlemeleri hayata geçirdiklerini kaydetti.
Seçimlerin ardından özellikle Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa belediyelerinin ciddi bütçelere kavuştuğunu savunan Arıklı, bu belediyelerde taşeron şirketler üzerinden yoğun personel istihdamı yapıldığını söyledi.
Söz konusu üç büyük belediyenin gelirlerinin yüksek olduğunu belirten Arıklı, bu durumun seçim dönemlerinde siyasi avantaj olarak kullanılabildiğini ifade ederek, bu nedenle üç bölgede ittifak seçeneğinin değerlendirilebileceğini söyledi.
Arıklı’dan Güney Kıbrıs’a doğalgaz çağrısı
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Türkiye’den KKTC’ye taşınması planlanan doğalgaz projesine de değinerek projenin yalnızca Kuzey Kıbrıs için değil Güney Kıbrıs için de stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
2026 yılı sonuna kadar mühendislik çalışmalarının tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Arıklı, projenin ardından uygulama aşamasına geçileceğini ifade etti.
Güney Kıbrıs’ın halen kullandığı fosil yakıtlar nedeniyle Avrupa Birliği’ne ciddi miktarda karbon emisyon bedeli ödediğini kaydeden Arıklı, Rum yönetiminin yalnızca 2023 yılında yüz milyonlarca Euro karbon kullanım hakkı ödemesi yaptığını söyledi.
Rum tarafının bu nedenle yeşil enerjiye geçiş için İsrail-Yunanistan arasında elektrik kablosu ve doğalgaz hattı projeleri geliştirdiğini belirten Arıklı, ancak bu projelerin maliyetinin milyarlarca doları bulduğunu ifade etti.
Türkiye’den yaklaşık 90 kilometrelik boru hattıyla taşınacak doğalgazın hem KKTC’nin hem de Güney Kıbrıs’ın ihtiyacını karşılayabileceğini savunan Arıklı, bunun iki taraf arasında önemli bir güven artırıcı adım olabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı’na da bu konunun müzakere masasına taşınmasını önerdiğini ifade eden Arıklı, hâlihazırda Güney Kıbrıs ile iki noktada elektrik bağlantısı bulunduğunu ve ihtiyaç halinde elektrik verildiğini hatırlattı.
Doğalgazın Güney Kıbrıs’ın da kullanımına açılabileceğini belirten Arıklı, Rum tarafının bu konuda diplomatik yollarla teşvik edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Belediyelerin su fiyatlarına düzenleme…
CTP’nin projeye ilişkin maliyet eleştirilerine de yanıt veren Arıklı, Türkiye’nin KKTC’ye pahalı enerji vermeyeceğini vurguladı. Su projesini örnek gösteren Arıklı, suyun pahalı olmasının nedeninin Türkiye değil belediyeler olduğunu ileri sürdü.
Belediyelerin su fiyatlarına ilişkin yeni bir düzenleme üzerinde çalışıldığını açıklayan Arıklı, belediyelerin suyu belirli sınırların üzerinde fiyatlandıramayacağı bir sistemin gündemde olduğunu söyledi.





