Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen "Diplomatik İlişkilerin 30. Yılında Türkiye-Kazakistan Eğitim İşbirliği ve Ahmet Yesevi Üniversitesi Çalıştayı"na katıldı.

Burada konuşma yapan İbrahim Kalın, son dönemde Türk dünyasının yeniden toparlanmaya başladığını, çok stratejik, tarihi, kritik bir süreçten geçtiğini belirterek, "Türk dünyası yeniden birleşiyor, yeni bir ufka açılıyor." dedi.

Kalın, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Semerkant'ta yapılan zirvede KKTC'yi gözlemci üye olarak kabul ettiğini hatırlatarak, bunun hem Türk Devletleri Teşkilatı'nda hem KKTC tarihinde hem de Türk dünyasının yakın siyasi tarihinde çok önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.

Kazakistan'a, KKTC'nin tam ismi ve resmi unvanıyla Türk Devletleri Teşkilatı'na gözlemci üye olarak kabul edilmesinde verdiği destek için teşekkür eden Kalın, bunun, Kıbrıs davasına sahip çıkılmasının çok önemli aşamalarından birisini temsil ettiğini vurguladı.

Akar: Batıdan 9, Kıbrıs'tan 4 taburumuzu sevk ediyoruz Akar: Batıdan 9, Kıbrıs'tan 4 taburumuzu sevk ediyoruz

Türk dünyasının, bütün davalarına ve meselelerine bir bütün olarak sahip çıkmasının, bu yöndeki güçlü siyasi iradenin en güzel örneklerinden olduğuna işaret eden Kalın, şunları kaydetti:

"Bununla hepimiz gurur duymalıyız. Kıbrıs halkına, Kıbrıs'a yapılan haksızlıkların, uygulanan ambargoların, blokajların hem uluslararası hukuk hem tarihi gerçekler açısından ne kadar haksız, ne kadar hukuka aykırı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bu davayı, mücadeleyi sadece Kıbrıslı kardeşlerimiz veremez. Bu mücadeleyi sadece Türkiye'deki kardeşlerimiz veremez. Kıbrıs davası tüm Türk dünyasının davasıdır. Aslında Kıbrıs davası, bir hak, hukuk ve adalet davasıdır. Bir toprak, yönetim meselesi olmaktan öte, temel hak ve hukukun, uluslararası normların hayata geçirilmesini bize hatırlatan bir meseledir. Bu manada da Türk dünyasının Kıbrıs meselesine sahip çıkması bizim için ayrıca önem arz ediyor. Bununla hep birlikte, hepimizin gurur duyması gerekir. Bundan sonra devamı mahiyetinde de sadece Kıbrıs Türklerinin değil, dünyanın neresinde olursa olsun, Türk ve akraba topluluklarının bulunduğu her yerde onlara sahip çıkmak, onların yalnız olmadığını göstermek de Türk dünyasının, Türk devletlerinin en önemli misyonudur."