İsias Otel enkazında kızı Selin Karakaya’yı kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, İsias Otel davasının detaylarını Türkiye’de yayın yapan İLKSES TV’de anlattı.

Olayla ilgili detaylı bilgi veren Ruşen Yücesoylu Karakaya, “Biz çocuklarımızı, sevdiklerimizi ve arkadaşlarımızı Grand İsias Otel'de kaybettik. 39 kişilik bir kafileyle çok mutlu bir şekilde Adıyaman'a sadece bir spor müsabakası için gitmişlerdi. Yarı finale katılarak şampiyon olacaklardı ardından da 2 hafta sonra başka bir yerde şampiyonluk için mücadele edeceklerdi. Hepsi çok başarılı sporculardı. Çocukların yanından destek olmak amacıyla öğretmenler ve veliler de gitmişlerdi. Fakat 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen depremin ardından alınan uzman bilirkişi raporlarına göre tam 16 saniyede binanın 59 kolonu çöktü ve çocuklarımıza mezar oldu. Çocuklarımızı tırnaklarımızla kazıyarak ve tek tek bularak Kıbrıs’a geri getirdik. Şu an Kıbrıslı aileler de bizimle çok büyük acı yaşıyor. 16 aydır acımız hiç azalmadı. Ailelerle, devlet yetkilileriyle, milletvekilleriyle, bakanlarla ve tüm sevdiklerimizle şampiyon meleklerimiz ve adalet için hep birlikte mücadele ediyoruz” dedi.

“TÜRKİYE ADALETİNE GÜVENMEK İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Tatar’dan uluslararası topluma çağrı Cumhurbaşkanı Tatar’dan uluslararası topluma çağrı

Davanın dünya genelinde duyulduğunu ifade eden Karakaya, “Türkiye’de çok fazla destekçimiz var. Bu davanın ne kadar ciddi ve önemli emsal bir dava olma yolunda gittiğini görüyorlar ve bize destek oluyorlar. Davamız yurt dışı basınından çok büyük bir ilgi gördü. Geride kalan aileler olarak ilk günden beridir mücadelemiz aynı şekilde devam ediyor. 27 aileden oluşan çok büyük bir avukat ekibimiz var. Hep birlikte büyük bir mücadelenin içindeyiz. 12 Haziran'da 3’üncü duruşmamız görülecek. En son yapılan 26 Nisan duruşmasında, Gazi Üniversitesi tarafından alınan 2’nci bilirkişi raporunun eksiklikleri ortaya sunulduğundan dolayı mahkeme heyeti 3’üncü bir bilirkişi raporu alma kararı açıkladı. Bu rapor da 9 Eylül Üniversitesi hocalarına gönderildi. Biz ilk günden beridir söylüyoruz aileler olarak hem bilime hem de Türkiye adaletine güvenmek istiyoruz. Bilime olan inancımız tam. Biz gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz. O yüzden kendimize düşen görevleri yapıyoruz. Bilim yuvalarının gerçekleri ortaya çıkaracak raporlar sunacağına inanıyoruz. Zaten bilirkişi raporu için gönderilen ek raporlar da ortaya konulduğunda ve binanın durumu gözden geçirildiğinde bunu yapılmaması mümkün değil. O yüzden adalet bilimle gelecek diyoruz” ifadelerini kullandı.

“OTEL İŞ HANI OLARAK KALİTESİZ YAPILMIŞ”

Oluşturulan #isiasortakdavamız Hashtag’i ile sosyal medyada kampanyalarla çocuklarının ve sevdiklerinin adaletini sağlamak istediklerini vurgulayan Karakaya, “12 Haziran'da bir diğer duruşmamız için Adıyaman'da olacağız. Duruşmada büyük ihtimal bilirkişi raporu yetişmez. Biz sadece bilimin gerçekleri ortaya çıkaracağına olan inancımızı dile getiriyoruz. Dosyaya sunulan müşteki tarafın yani ailelerin avukatlarının aldığı raporlarla, çok tecrübeli hocalarımızdan aldığımız 3 farklı rapor var. Zaten bu raporlar birbiriyle eş. Raporda binanın ne halde olduğu ve neden çocuklarımıza mezar olduğu net bir şekilde ortada. Bu gerçeği bilirkişi raporundan da bekliyoruz. Binada sorun bir tek kolonun göçmesi değil. Yapıldığı andan itibaren iş hanı olarak tasarlanması her şeyin yanlış olduğunu ortaya koyuyor. Projeleriyle, eksik raporlarıyla, sahte alınan yapı ruhsatlarıyla, asansör yapımı için kesilen döşemeleriyle, perde aralıklarının olmasıyla, beton kalitesiyle ve demir kalitesizliğiyle her şey ortada. Bilirkişinin raporuyla bunu ortaya sunmasını ve mahkeme heyetinin gerçekleri görmesini istiyoruz” diye aktardı.

“BİNANIN YAPIMINDA KAMU GÖREVLİLERİ VE SAHTE RAPORLAR VAR”

Davanın en son gelişmeleri hakkında bilgi veren Karakaya, “Ceza konusunda 2 bacağımız var. 1’inci bacağımız otelin sahiplerine fenni mesullere karşı açılan ceza davasıydı. 2’nci bacağı da kamu görevlilerine. Binanın yapımında sorumlu kamu görevlileri var. Sahte raporlar var ortada. Bu insanların yargılanması için mücadele veriyorduk. Yakın zamanda kamu görevlilerine soruşturma izni çıktı. Biz şu anda bu iki davanın birleştirilmesini ve birlikte ilerlemesini istiyoruz ki gerçek suçlular ortaya çıksınlar ve olası kastla yargılanıp hak ettikleri cezayı alsınlar” dedi.

“ESAS SUÇLU OLAN KİŞİ İÇERİ ALINMAK ZORUNDA”

İsias Oteli’ni yapan kişinin adli kontrol şartıyla tahliye edildiğini belirten Karakaya, Gazi Üniversitesi’nde bilirkişi tarafından hızlı bir şekilde oluşturulan raporla mahkeme heyetinin serbest bıraktığını aktardı. Karakaya, “26 Nisan’da davaya gittiğimizde suçlulardan birinin hala içerde olduğunu gördük. Ancak içerde olmasının sebebi başka suçları işlemiş olması. İsias Oteli davasından değil. 9 Eylül Üniversitesi'nin bilirkişi raporundan sonra tekrar tutuklama kararıyla esas suçlulardan biri olan bu kişi içeri alınmak zorunda. Bu insanların olası kastla yargılanması gerekiyor. Türkiye adaletinde 16 aydır gördüğümüz bir gerçek var. Deprem davalarında sorumluları, bilinçli taksirle yargılanıyorlar. Bilinçli taksir bu suçların tanımı değil. Bu suçların tanımı olası kast. Bu insanlar ne olursa olsun mantığıyla hareket etmiş. O yüzden 72 canın bedelini olası kastla cezalandırılarak ödemeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“DEPREM DAVALARI UNUTULMAMALI”

Sosyal sorumluluk alanlarında çalışmalara devam edeceklerini dile getiren Karakaya, çocuklarını defnettikten hemen sonra bunun bir adalet mücadelesi olduğunu fark etkilerini ve gerekenleri yaptıklarını belirtti. Karakaya, “Olaydan hemen sonra avukat ekibimizi kurarak ailelerle beraber gereken çalışmaları yaptık. Sosyal medyadan sesimizi duyurmaya çalıştık. Hala devam ediyoruz. Aileler olarak Türkiye'de şu anda var olan ve süren deprem davalarının çoğunu biliyoruz. Davaların iddianamelerini okuduk ve iletişimdeyiz. Deprem davaları unutulmamalı ve unutturulmamalı. Deprem davalarından emsal kararlar çıkmalı. Bir avuç Kıbrıslı Türk, adalet mücadelemizi devam ettireceğiz ve bir şeyler değişecek. Türkiye’de bazı şeyleri şampiyon meleklerimiz değiştirecek. Onlar bize bir ödev bıraktı ve bunu tamamlamamız gerektiğine inanıyoruz. Bir taraftan 16 aydır acımızı tam olarak yaşayamadan adalet mücadelesi verirken, diğer taraftan da derneğimizde aileler durmadan çalışıyorlar.  Çocuklarımızdan alınan geleceği başka çocuklara vermek için çabalıyoruz. Öğrencilere burs veriyoruz, yardım ediyoruz ve destek oluyoruz” diye vurguladı.

“ÇOCUKLARIMIZIN ADLARI EĞİTİME DESTEK VEREREK YAŞAYACAK”

Dernek olarak büyük projelerinin olduğunu aktaran Karakaya, “Kıbrıs Mağusa’da şampiyon meleklerin adını yaşatacak bir eğitim kompleksi yapmak istiyoruz. Bunun için de aynı anda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerimizi bulduk, alanı temizlettik, gereken yasal işlemleri yapıyoruz. Bir taraftan da mühendis ve mimarlar odasıyla birlikte çalışarak projenin çizimine başladık. Çocuklarımız çok başarılıydı. Sadece voleybol değil başka sporlarla da ilgileniyorlardı. Farklı alanlarda da şampiyonlukları vardı. Eğitmenlerimiz de aynı şekilde çok başarılıydı. Onların başarısını başka çocukların da yaşamasını istiyoruz. Biz bunu kendimize bir görev bildik. Son nefesimize kadar, biz bu dünyadan göçen evi onlarla kavuşana kadar, son nefesimize kadar adaletin yerini bulması için her şeyi yapacağız. Çocuklarımızın adları eğitime destek vererek yaşayacak” sözlerine yer verdi.