Başbakan Ünal Üstel, Açık Deniz Eğitimi kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde temaslarda bulunan Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu heyetini Başbakanlıkta kabul etti.

Kabulde, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki savunma alanındaki güçlü iş birliği, askeri eğitim faaliyetleri, Doğu Akdeniz’deki son gelişmeler, Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerin korunması ile Kıbrıs meselesindeki son durum ele alındı.

Kabulde konuşan Başbakan Ünal Üstel, Milli Savunma Üniversitesi’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecekteki komuta kademesini yetiştiren, milli ve manevi değerleri esas alan seçkin bir eğitim kurumu olduğunu belirterek, heyeti KKTC’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Deniz Harp Okulu öğrencilerinin KKTC’de bulunmasının, Anavatan Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların ve ortak milli davanın en güçlü göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Üstel, iki ülke arasındaki kardeşliğin her alanda olduğu gibi savunma alanında da kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının bugün özgürlük ve güvenlik içerisinde yaşayabilmesini 1974 Mutlu Barış Harekatı’na, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğüne ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki varlığına borçlu olduğunu belirterek, “Bu gerçek bizim için tartışmaya kapalıdır. Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin en güçlü teminatıdır.” dedi.

"Türkiye ve KKTC’nin kaderi ortak mücadeleyle şekillendi”
"Türkiye ve KKTC’nin kaderi ortak mücadeleyle şekillendi”
İçeriği Görüntüle

Üstel, dün büyük bir gurur ve coşkuyla kutlanan 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerinde Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da açıkça ifade ettiği gibi, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyit edilmesi ile iki devletli çözüm vizyonunun Türkiye ile tam bir uyum içerisinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, “Anavatan Türkiye ile aynı hedeflere, aynı iradeye ve aynı kararlılığa sahibiz. Egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz kabul edilmeden yeni bir müzakere sürecinin başlaması mümkün değildir. İki devletli çözüm vizyonumuzdan geri adım atmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Rum tarafının, iki halkın ortaklığına dayalı federasyon modelinin artık tükendiğini görmesine rağmen uzlaşmaz tutumunu sürdürdüğünü ifade eden Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden yeni bir müzakere sürecinin başlamasının mümkün olmadığını yineledi.

Doğu Akdeniz’de barışın, istikrarın ve güvenliğin en büyük güvencesinin Türkiye’nin güçlü varlığı olduğuna dikkat çeken Başbakan Üstel, Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerin korunması konusunda da Türkiye ile tam görüş ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerini vurgulayarak, “Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerimizi Anavatanımızla tam uyum içinde kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz’de barışın korunması, bölgede hakkaniyetin tesis edilmesi ve Kıbrıs Türk halkının haklarının muhafazası için Türkiye ile omuz omuza yürümeyi sürdüreceğiz.” dedi.