28 Şubat 2021 Pazar 11:39
877 Okunma
“2020 VE 2021’İN EN BÜYÜK KAYBEDENİ TURİZM SEKTÖRÜ”

Karlıtaş, yaptığı yazılı açıklama ile turizmin gelişmesiyle ilgili bazı önerilerde bulundu.

Planlı ve sürdürülebilir turizm ilkeleri ve somut turizm hedefleri için çalışacak Kuzey Kıbrıs turizm örgütünün kurulmasının hedeflenmesi gerektiğini kaydeden Karlıtaş, turizm potansiyeli taşıyan bölgelerin, kırsal turizm hedefiyle bir plan dahilinde markalaşmasına önem verilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Yerel üret yerel tüket”  felsefesi, turizm ve tarım ilişkisi,  tarihsel ve kültürel mirasın korunması, temiz enerji kullanımı,  ekolojik denge ile çevrenin öncelikli olacağı ve yerel halkın yaşam kalitesini önemseyen, topluma dayalı bir modelin rehber olarak benimsenmesi gerektiğini kaydeden Karlıtaş, “Yaşanan salgın geçici bir süreç olup, eninde sonunda seyahatler çift aşı ve benzeri uygulamalarla açılacaktır. Geçmiş turizm deneyimimizde yapılan hatalar, yeni dönemde  tekrarlanmamalıdır.” ifadeleri kullandı.

 Plansız yapılaşma, taşıma kapasitesinin aşılması, sahil şeritlerinin korunmasızlığı, turizmi olumsuz etkileyen aşırı kitlesel ucuz ziyaretçinin yarattığı altyapıyı zorlayan kalabalıklaşma yerine nitelikli turist/turizm hedeflenmesi gerektiğini belirten Karlıtaş, mass turizm (kitle turizmi) yerine, imar planları ile korunan planlı bir turizm gelişiminin benimsenmesini önerdi.

Topluma dayalı halk odaklı kültür, tarih ve çevre dostu turizmin ülke için en uygun gelişim modeli olduğunu vurgulayan Karlıtaş, yavaş turizm anlayışı ve prensiplerine özel önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Karlıtaş, “Özel ilgi turizmi, yeşil turizm, köy turizmi, yürüyüş yolları, kuş gözlem turları, su altı gözlem dalış turları, macera turizmi, eko turizm, agro turizm, sağlık turizmi, inanç turizmi gibi özel ilgi turizmi modellerinin bir plan dahilinde geliştirilmesi, Kuzey Kıbrıs’ın geleceği için çok önemlidir.” dedi.

Dünyanın birçok ülkesinde taşıma kapasitesinin aşılmasından dolayı, biyolojik çeşitliliğin tehlike altında olduğunu ifade eden Karlıtaş, ülkede doğal alanlar, sahil şeritleri, kaya oluşumları, ormanlık alanlar, flora ve fauna ve yerel kültürün muhakkak surette kapsamlı çevre ve turizm planının bir parçası olması gerektiğini söyledi.

Karlıtaş, “Son bir senedir turist akışı olmamasından dolayı, tarihi alanların, kırsal bölgelerin, özgün mimariye sahip yerlerin, müze ve ören yerlerinin ve doğal alanların korunması, alt yapılarının güçlendirilmesi ve turizm sektöründe büyük mağduriyet yaşayan turizm çalışanlarının özel tedbirlerle meslekten koparılmaması büyük önem taşımaktadır.” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.