16 Mayıs 2018 Çarşamba 11:21
Aroğlu: “Tek çare Ankara!”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2018’in Mart ayında gerçekleştirdiği ikinci toplantısında asgari ücrete 190 TL’lik artış getirerek, 2175 TL olan asgari ücretin, 2365 TL olması kararlaştırılmıştı. Ancak son günlerde dövizin hızla yükselişi ile özellikle asgari ücretle çalışan bireylerin yaşam standartları, dövizin yükselişi ile ters orantılı olarak gittikçe düşmeye devam ediyor. Bunun yanında aylık 2365 TL olan asgari ücretin sterlin olarak karşılığı 393,21 Sterline denk geliyor.

Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu ile Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu Başkanı Arslan Bıçaklı, Haberal Kıbrıslı’dan Candan Mert'e yaptıkları özel açıklamada asgari ücretlinin sterlinin yükselişi ve hayat pahalılığı karşısında yaşadıkları zorlukları değerlendirirken, bu bağlamda alınması gereken önlemlerden bahsetti.

İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu, KKTC hükümetinin tedbir alacak gücünün olmadığını dile getirirken, “Bugün maaşları ve değerleri takdir etmekten başka yapılacak bir şey yoktur. Sigortasını, ihtiyat sandığını ödeyebilenlerin de ödemelerini borçlanarak yaptıklarını düşünüyorum. Bu bağlamda tek çare TC Hükümeti ve Merkez Bankası’dır” ifadelerini kullandı.

TÜRK-SEN Başkanı Arslan Bıçaklı, KKTC’deki Asgari Ücret yasasına göre asgari ücretin yılda en az 1, en çok 3 kez değiştirilebileceğini kaydederken, asgari ücretin gerektiğinde 3 kez değiştirilebilir olmasının sebebinin KKTC’nin mevcut konumundaki gibi ‘aşırı derecede enflasyon olması’, ‘dövizde patlama olması’ ve ‘asgari ücret ile yaşamını sürdürmeye çalışan işçilerin alım gücünün yüzde 35-40 gibi ciddi oranda azalması’ durumu ile doğru orantılı olduğunu ifade etti.

İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu:

"Ekonomik hareketlilik sıfırda"

Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu, açıklamasında mevcut konumda işçilerden işverenlere kadar bütün müesseselerde bulunan bireylerin sıkıntı içerisinde olduklarını kaydederken, sıkıntının kaynağının bireyler, çalışanlar veya işverenler olmadığını, tamamen Türkiye hükümetinin ve oradaki uygulanan politikalar olduğunu dile getirdi.

Merkez Bankası’nın sanki yokmuş gibi bir tavır içerisinde bulunulduğunu ifade eden Genel Sekreter Aroğlu, bu durumdan herkesin bir şekilde zarar gördüğünü ve zarar görmeyen birinin bulunmadığını aktardı.

Dövizin yükselişi ile doğru orantılı olarak fiyatların artışı ile beraber iş hayatının büyük bir sıkıntıya girdiğini, hatta durma noktasına geldiğini kaydeden Mustafa Aroğlu, bunun başka bir sonucu olarak ekonomik hareketliliğinin sıfıra indiğini, müesseseler ve işyerlerinin maaş verebilme hususlarında da problemlerinin oluştuğunu dile getirdi.

“TC hükümeti ciddi tedbir almalı”

Durumun bu şekilde gitmesi halinde birçok müessesenin kapanacağı endişesini taşımakta olduğunu aktaran Aroğlu, “Yani bizi sıkıntılı günler bekliyor gibi bir görüntü var. Umarım hem TC hükümeti, hem de TC Merkez Bankası ciddi bir tedbir alır. Çünkü bu şekilde devam ederse ayakta duracak müessese kalmayacak” ifadelerini kullandı. Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu, yalnızca asgari ücretlilerin değil, herkesin bu noktada sıkıntı içerisinde olduğunu ifade ederken, KKTC’nin ithalata dayalı bir ülke olduğunu ve TC’den gelen ürünlerin bile dövizle alındığını dile getirerek, “Ama bu fiyatları kaldırmak veya çarkların dönmesini sağlayacak bir mekanizma şu anda yok” dedi. Mustafa Aroğlu, KKTC hükümetinin bu çerçevede tedbir alacak gücünün olmadığını ve hükümetin bu durumu üzülerek seyrettiklerini düşündüğünü kaydederken, bunun tedbir alınabilecek noktasının Ankara’da olduğunu belirtti. Ankara’dan ciddi bir tedbir alınmaması halinde ekonominin sürdürülemez hale geleceğini aktaran Genel Sekreter Aroğlu, bu çerçevede önümüzde iflasların bulunduğunu ve içerisinde olunan konumun zor bir konum olduğunu ifade etti.

“Tek çare Ankara!”

Sendika Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu, bugünün asgari ücreti bağlamında ‘az, çok’ tartışması yapılmaması gerektiğini dile getirirken, “Bu ücretleri ‘mum ile arama’ ihtimalimiz de vardır. Bunun yeterliliğini ya da yetersizliğini tartışmıyorum, o başka bir şeydir ancak ekonomik hayatın dönmemesinden ve borçların çoğalıp alacakların azalmasından dolayı müesseselerin maaş verme kapasitesi de azalıyor. Dolayısıyla geldiğimiz nokta tam olarak çöküş noktasıdır.” ifadelerini kullandı.

Bahsedilen sebeplerden dolayı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yeniden toplanmasının bir faydasının bulunmayacağını düşündüğünü kaydeden Mustafa Aroğlu, “Bugün maaşları ve değerleri takdir etmekten başka yapılacak bir şey yoktur. Sigortasını, ihtiyat sandığını ödeyebilenlerin de ödemelerini borçlanarak yaptıklarını düşünüyorum. Bu bağlamda tek çare TC Hükümeti ve Merkez Bankası’dır; orada alınacak tedbirler vardır, ama alınmamaktadır. Bu durum bizi de sıkıntıya sokuyor, umarım gecikmeden ciddi anlamda bir tedbir alınır” dedi. Merkez Bankaları’nın görevinin istikrarı sağlamak olduğunu dile getiren Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Aroğlu, bu noktada hükümetlerin de görevinin Merkez Bankası’na yardımcı olmak olduğunu belirterek, konuşmasında “Ancak ortada bir istikrar falan bulunmamakta, her geçen gün değer kaybeden bir para birimi ile iş hayatının dönmesi çok zordur” ifadelerine yer verdi.

TÜRK-SEN Başkanı Arslan Bıçaklı

"Asgari ücret için komisyon toplanmalı"

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN) Başkanı Arslan Bıçaklı, yaptığı açıklamasında KKTC’deki Asgari Ücret yasasına göre asgari ücretin yılda en az 1, en çok 3 kez değiştirilebileceğini kaydederken, asgari ücretin gerektiğinde 3 kez değiştirilebilir olmasının sebebinin KKTC’nin mevcut konumundaki gibi ‘aşırı derecede enflasyon olması’, ‘dövizde patlama olması’ ve ‘asgari ücret ile yaşamını sürdürmeye çalışan işçilerin alım gücünün yüzde 35-40 gibi ciddi oranda azalması’ durumu ile doğru orantılı olduğunu ifade etti. Bu durumlar bağlamında Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yeniden toplanarak, günün koşullarına uygun olarak asgari ücretin yeniden belirlenmesi açısından yasaya öyle bir maddenin konulduğunu dile getiren Arslan Bıçaklı, mevcut konumda yapılması gerekenin, başta asgari ücretli çalışanlar olmak üzere, bütün çalışanların, emekli, işçi, memurların koşullarını yaşam standartları açısından sağlıklı bir konuma getirmek olduğunu aktardı.

“Hayat pahalılığı ödeneği 2 ayda 1 olmalı”

Dört kişilik bir ailenin mevcut düzendeki asgari ücretle yaşamasının mümkün olmadığının altını çizen Arslan Bıçaklı, dövizin patlama yaptığı, akaryakıtın, gazın, elektrik, suyun yanında temel gıda maddelerinin, ilaçların da her gün pahalılaştığı bir dönemde asgari ücretlinin bu miktarlar ile yaşamasına imkanın bulunmadığını kaydetti. Bıçaklı, “Yarından tezi yok, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ivedi bir şekilde toplanmalı ve asgari ücreti günün koşullarına göre, insanların yaşamını ‘insanca’ sürdürebileceği bir noktaya getirmelidir.” dedi. Bu noktadan sonra yasal düzenlemeye de gidilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan Bıçaklı, asgari ücretli ve diğer çalışanların hayat pahalılığı ödeneğinin 6 ayda 1 değil, 2 ayda 1 uygulanması bağlamında da düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Bıçaklı, “Çünkü hayat pahalılığı ödeneği demek, aslında çalışanların kaybettikleri alım gücünü yeri koyma demektir. Dolayısıyla bugünkü hükümetten beklentimiz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ivedi bir şekilde toplanarak, kaybedilen alım gücü acil olarak yerine konmasıdır” dedi.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gibri 2018-05-16 12:41:56

Ankaranın merhemi olsa kendi başına sürerdi . Tek çare kıbrısta Barış ve euro ya geçiş.

Avatar
halk 2018-05-16 13:44:34

Sen Üretme sadece Yat ve Büyü Kibris Tek Çare Kıbrısta Barış de Tabi Euro hahahaha. Şakamısın sen. İnsaların Beli bükülmüş kardeşim Sen vergi Dairende gösterilen kiralara bak bakalım ödenen stopajlar sterlin mi degil mi.. hepimiz çalız değil mi olan ise garibana sen rahat ol kardeşim bizlerin elbet burada bir arsası var satar gene yaşarız biraz bet ofislerinde biraz kumarhanede harcarız yine yeter merak etme sen ama sen yinede istersen birleşelim paramızda euro olsun o da olsun be yaw.....

Avatar
alı kubı 2018-05-16 17:59:51

ZATEN AZ PARAYA CALISIRIZ BIR DA DOVUZ YUKSELDI AMA HUKUMETIMIZ HALKINI DUSUNSA BIRSEYLER YAPAR NAFILE

Avatar
Doğru Söz 2018-05-16 18:02:16

Geçen gün Atainitisten ucuz olan ürünlerden bir sepetlik alış veriş yaptım 28 ey ödedim. Ödeme kuyruğunda bir önümdeki 2 trolli 340 eu. Bir yan kuyrukta bir aile( adam kadın 15 yaşlarında bir çocukları) 3 trolli dolu ve 920 eu lik alış veriş. "Onlar iflas açıklamıştı Ersin Tatar da KKTC nin bankacılık sisyeminin sağlam olduğunu ve yardım edebileceğimizi söyledi". Ama bunu söyleyen seçildi. Kafası çalışan bir insanın, bir toplumun zeka IQ ve farkındalığını ölçmek için siyasilerin hitap seviyesine bakması yeterlidir. Tayip Erdoğan'ın hitap ve konuşma üslubu da oranın aynasıdır. Icraatları da dövizdeki değişimin...

Avatar
Doğru Söz 2018-05-16 18:28:52

Türkiye'deki erken seçimin olma sebeplerinden bir tanesi de hükümetin ekonomik sıkıntıları ve bangır bangır geliyorum deyen döviz ve enflasyon tsunamisini,halk(yorum yapan halk dahil) anlamadan bir seçim vurgunu ile 5 yıl daha kazanmaktı. O etkiler artarak devam edecektir. Sebep dış poletikadaki (Amerika ve Israilin) tasvip etmediği faaliyetler. Rusya İran ve Türkiye Amerika nın hedefinde. Bereket Avrupa Amerika ya tam uymadı. Yoksa tam bitmiştir.
Herkes şunu bilecek, yabancı sermaye diye borsanı teslim ettiğin kapitalistler ve özellikle Amerika'ya kafa tutarsan bu tür sonuçlar olabilir.

Avatar
mahoo 2018-05-16 22:59:02

dövizi da sikeyim dövizi yaratanıda sikeyim

banner5

banner31