banner40
24 Nisan 2018 Salı 09:23
Federal çözüm dışındaki arayışlara sıcak bakmıyorlar

Yeni Bakış gazetesinden Deniz Abidin'in haberine göre; Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun KKTC ziyaretiyle bir kez daha gündeme gelen Kıbrıs sorununda Federal çözümün dışındaki model arayışlarına, Meclis dışındaki siyasi partilerden tepki geldi.

BKP Genel Sekreteri Sonüstün: Türkiye bir takım şeylerin arkasına gizlenerek buradaki ayrıştırıcı yapının arkasında durmaktadır. Türkiye’nin bu politikası ile KKTC’de kurulan hükümetlerin politikası örtüşmektedir. Akıncı ise, topluma verdiği manifestonun dışına çıkmaya başladı. Federal bir Kıbrıs dışına asla çıkmamalıyız. Akıncı ve Türkiye’nin ayrılıkçı politikalarına karşı durmalıyız

YKP Dış ilişkiler Sekreteri Durduran: Türkiye’nin zaman zaman yaptığı konfederasyon açıklamaları bir algı operasyonudur. Sanki de birçok alternatif varmış gibi Kıbrıs sorunu bu şekilde çözülür diye demeçlerde bulunuyorlar. Demokrasi olan ülkede devlet kamuoyu yaratmaya çalışmaz. Milli davada milli beraberlik gerektirir. Onun dışında muhalefet yapılacaksa yapılır, halka hileli hizmet verilemez. Bize ise, demokrasiden uzak diktatörlük gibi halkın ne düşünmesi gerektiğini tayin etmeye çalışan bir politika uygulanıyor

TKP-YG Genel Sekreteri Adem: Kıbrıs’ın çözüm modeli olarak bütün dünya tarafından kabul edilmiş federal çözüm konusunu toplumların gündeminden çıkarmaya çalışarak aslında çözümsüzlüğü gündeme getirmeye çalışıyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Başta güvenlik konseyinin beş daimi temsilcisi olmak üzere bütün dünya tarafından kabul görmüş çözüm modelinden uzaklaşmak, Kıbrıs sorunun bir 50 yıl daha çözümsüz kalmasını sağlar

BKP Genel Sektereri Salih Sonustün:

“Akıncı ve Türkiye’nin ayrılıkçı politikalarına karşı durmalıyız”

Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Sekreteri Salih Sonüstün, geçmişte olduğu gibi Türkiye’nin bir takım şeylerin arkasına gizlenerek buradaki ayrıştırıcı yapının arkasında durmakta olduğunu söyledi. Sönüstün, Türkiye’nin politikası ile burada kurulan hükümetlerin politikasının örtüştüğünü ifade ederek, Akıncı’nın topluma verdiği sözlerin aksini yaptığını belirtti. Sönüstün, seçim propagandası döneminde Akıncı’nın politikasına BKP de dahil olmak üzere birçok kesimin destek verdiğini belirterek, Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığını kazandığını, ancak topluma verdiği manifestonun dışına çıkmaya başladığını kaydetti. 

Salih Sonüstün, uluslararası toplumun kabul ettiği, Birleşmiş Milletlerin dünyaya ilan ettiği iki toplumlu, iki bölgeli, tek kimliği olan federal bir Kıbrıs’ın dışına asla çıkılmaması gerektiğine vurgu yaptı. Sonüstün, bu politikayı desteklemeye devam edeceklerine dikkat çekerek, Akıncı ve Türkiye’nin ayrılıkçı politikalarına da karşı durmaya devam edeceklerini söyledi. 

Sonüstün, şöyle devam etti, “Geçtiğimiz hafta iki lider yemekte buluştu. Ancak Akıncı yemeğe gitmeden önce bir şey açıklamadı. Bu sadece bir görüşmenin zemini değil dedi. Akıncı ve Türkiye birlikte hareket etme noktasına doğru gidiyor. BM Genel Sekreteri Guterres “hazırlanın ve gelin” dedi. Verdiği altı madde zaten belli. Bunun üzerinde özellikle Türk tarafı bir anlaşma isterse üzerinde çalışmaları gerekmektedir. Yeniden bir masanın kurulacağına ben inanıyorum. Bir şekilde iki toplum lideri bu masaya oturacaktır. Ancak kendi rızalarıyla oturmayacaklardır. Birilerinin baskı unsuruyla oturacaklardır. Crans Montana’da yarım kalmış başlıkları bir şekilde müzakere edeceklerdir.”

YKP Dış ilişkiler Sekreteri Alpay Durduran:

“Dünyanın başına dert olmaktan vazgeçmiyoruz”

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Dış ilişkiler Sekreteri Alpay Durduran ise, Kıbrıs konusunun uluslararası bir sorun olduğunu belirterek, ne gibi bir sonuca ulaşması gerektiği hakkında Birleşmiş Milletlerde başlayıp hemen hemen bütün uluslararası toplantılarda Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini emreden kararlar olduğunu anımsattı. Durduran, bugünkü dünya koşullarına bakıldığında sürece ne kadar destek olunmasının gerektiğinin değerlendirilmesi gerektiğinin görüldüğünü söyledi. Durduran, bunun içselleştirilmesi gerektiğini belirterek, bu noktada Ada olarak dünyanın başına dert olmaktan vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti. Durduran, dünyanın belgesel sorunlarla uğraşması ve üçüncü dünya savaşının başlayabileceğine bile kapı açabileceğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Durduran, “Bu kanaate varmalı ve ona göre davranmalıyız” diyerek, “ancak ne yazık ki dünyanın başına dert olmaktan vazgeçmiyoruz” diye konuştu. 

“Uluslararası topluma pahalıya mal oluyor”

Durduran, BM’nin sözde bizim isteğimiz ve irademiz üzerine temsilciler atadığını, barış gücü bulundurduğunu ve barışı koruyarak bir çözüme götürmeye yardım etmeye çalıştığını kaydetti. Durduran, bunun uluslararası topluma pahalıya mal olduğunu ifade ederek, dünyada milyonlarca insan açlıktan ve hastalıktan sakatlanırken ve BM bunlara yetişmekten aciz kalırken, üye devletlerin bu şekilde davranmasının devam etmekte olduğunu kaydetti. 

Durduran, şöyle devam etti, “Dünyanın barış ve güvenliğini desteklemiyoruz, kendi sorunlarımızı çözerek buna yardımcı olmayı bile düşünmüyoruz. Karşı tarafı desteklediğini sürekli topluma aşılamaya çalışıyoruz. BM Barış Gücü çalışanlarına yardımcı olmamak yanında bize karşı tutumu olarak yorumluyoruz. 24 Nisan’da da yine aynısı yapmıştık. Uğraştılar, didindiler, binlerce sayfalık yasalara kadar giden bir paket hazırladılar. Sözde bizim çabalarımızla hazırladılar ve her iki taraf da referanduma sunulmasına razı oldu. Rum tarafı hem bunu referanduma sunmayı kabul eder hem de bunu reddeder. Bu olacak iş değil.”

Alpay Durduran, 24 Nisan referandumunda unutulmamalıdır ki Türkiye Devlet Başkanı, Dışişleri ve Başbakanı, Rum tarafının hayır diyeceğini anladıkları için Kıbrıslı Türklere evet dedirttik dediğini anımsatarak, o nedenle biz evet dedik onlar hayır dedi şeklindeki sözlerin bir anlamının olmadığını kaydetti. 

“Dünyada başka Kıbrıs’ta başka”

Durduran, halk içinde bir kesimin buna inandığını ve sürekli eleştiride bulunduğuna vurgu yaparak, bunun doğru olmadığını, dünyaya başka Kıbrıs’ta başka davranıldığını belirtti. Durduran, Türkiye’de seçim var ve buna endekslendiler değerlendirmesinin buradaki siyasilerin empoze etmek istedikleri bir anlayış olduğunu söyledi. 

“Demokrasi olan ülkede devlet kamuoyu yaratmaya çalışmaz”

Durduran, Türkiye’nin de zaman zaman yaptığı konfederasyon açıklamalarının bir algı operasyonu olduğunu belirterek, şunları söyledi, “sanki de birçok alternatif varmış gibi Kıbrıs sorunu bu şekilde çözülür diye demeçlerde bulunuyorlar. Demokrasi olan ülkede devlet kamuoyu yaratmaya çalışmaz. Milli davada milli beraberlik gerektirir. Onun dışında muhalefet yapılacaksa yapılır, halka hileli hizmet verilemez. Bize demokrasiden uzak diktatörlük gibi halkın ne düşünmesi gerektiğini tayin etmeye çalışan bir politika uygulanıyor. Bir kere görüşmelerin temelinde iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon öngörülmektedir. Buna bütün taraflar evet demiştir. Bunun değiştirilmesi için de bir olanak bırakılmamıştır. Dünya bunu istiyor. Siz başka yollara giderseniz hep ensenizde olacaklar ve en kısa zamanda sizi masaya döndürerek federasyon için çalışmaya ikna etmeye çalışacaklar.”

“Bizim menfaatimiz Kıbrıs’ın birleşmesindedir”

Durduran, Kıbrıs’ta çözüm modelinin belli olduğunu ifade ederek, Kıbrıs’ın bir devlet olarak kalacağını ve bölünmesinin kabul edilmeyeceğini kaydetti. Durduran, dünyanın kararının bu şekilde olduğunu belirterek, bunun dışına çıkarlarsa, kendi sözlerini tutmayan devletler olarak görüneceklerini söyledi. Durduran, “Bizim menfaatimiz Kıbrıs’ın birleşmesindedir” diyerek, “çıkarımız bundadır” diye konuştu. 

“Sonunda bu mum sönecek”

Durduran, bunun olmaması durumunda zaman içinde Kıbrıslı Türklerin eriyip gideceğini belirterek, “Sonunda bu mum sönecek. Söndükten sonra ise, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için uğraşlar devam edecek” dedi. 

TKP -YG Genel Sekreteri Sonay Adem:

"Bölgedeki gerilim Kıbrıs konusunun gerilemesine neden oluyor"

TKP-YG Genel Sekreteri Sonay Adem de, Kıbrıs konusundaki gelişmelerin bölgesel gelişmelerden ayrı tutulmaması gerektiğini belirterek, gerek Irak’ta gerekse Suriye’de meydana gelen olayların, Kıbrıs sorununun gerilemesine neden olmakta olduğunu kaydetti.

Adem, bölgedeki gerilimin ne yazık ki tarafları esnek olma durumundan daha katı bir duruma doğru çekmekte olduğunu söyledi. Adem, Türkiye’nin de bir fiil içinde olduğu bir durumun söz konusu olduğunu belirterek, seçime giderken de Kıbrıs sorunuyla, ilgili alanının bölgeden dağılmasıyla alakalı bir tutum sergilediğini kaydetti.

“Çözümsüzlüğü gündeme getirmeye çalışıyorlar”

Adem, şunları söyledi, “Kıbrıs’ın çözüm modeli olarak bütün dünya tarafından kabul edilmiş federal çözüm konusunu geri atacak ve toplumların gündeminden çıkaracak iki devletli veya konfederal bir çözüm modeline dönüştürecek tek taraflı bir bakış açısının mümkün olmadığını bizim gibi kendileri de bilmektedir. Aslında çözümsüzlüğü gündeme getirmeye çalışıyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Başta güvenlik konseyinin beş daimi temsilcisi olmak üzere bütün dünya tarafından kabul görmüş çözüm modelinden uzaklaşmak Kıbrıs sorunun bir 50 yıl daha çözümsüz kalmasını sağlar. Bu konunun uzaması en fazla mağdur duruma gelen Kıbrıslı Türklerin daha da mağdur olmasına neden olur.”

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31