25 Temmuz 2016 Pazartesi 09:10
SOS Gençlik Evi'nde kan donduran iddialar!

SOS Gençlik Evi’nde kalmakta olan 14 yaşındaki oğlu Sonaycan Kansaran’ın SOS Gençlik Evi Müdürü Salahi Tözün tarafından darp edildiğini savunan Asuman Kansaran, yetkililerden yardım istedi. Yine SOS’ta meydana gelen bir kaza nedeniyle gözünden yaralanan ve 5 ameliyat geçiren oğlunun, darbeye maruz kalması halinde gözünü kaybedeceğini belirten anne, çocuğun kafasına vurarak başını çarpmasına neden olduklarını, bu olayın peşini bırakmayacağını ifade etti.

Daha önce çeşitli olaylarla gündeme gelen SOS Gençlik Evi, bu kez de bir çocuğun darp edildiği iddiasıyla gündeme geldi. Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne başvuran Asuman Kansaran, 5 yıldır SOS’te, 3 aydır da SOS Gençlik Evi’nde kalmakta olan oğlunun gürültü yaptığı gerekçesiyle Gençlik Evi Müdürü tarafından darp edildiğini ileri sürdü.

Çocuğunun, 12 Aralık tarihinde geçirdiği bir kaza nedeniyle 5 kez gözünden ameliyat olduğunu ve darbe almasının körlüğe neden olacağını belirten Asuman Kansaran, bir müdürün bunu bildiği halde çocuğa nasıl vurabildiğini sorguladı.

“Oğlum Lefkoşa SOS’te çok mutluydu ama…”

Olayı polise intikal ettirmek istediklerini, ancak örtbas edileceği endişesiyle bunu yapmadıklarını ifade eden Kansaran sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Ben maddi sıkıntılarım yüzünden iki çocuğumu bundan 5 yıl önce SOS’e vermek zorunda kaldım. Oğlum aşağı yukarı 5 yıl Lefkoşa’da kaldıktan sonra, bundan 3 ay önce, yaşından ötürü Girne Gençlik Evi’ne gönderildi. 

Lefkoşa’da çok mutluydu. Bakım da, ilgi de çok iyiydi. Ancak Girne için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Zaten birçok olumsuz olayla gündeme geliyor. 

“Ateşten fırlayan cam gözüne girdi”

Oğlum Girne’ye gitmeden önce Lefkoşa’da kalırken bir kaza geçirdi. Ateş yakmışlardı. Biri ateşe cam parçası attı. Cam sıcaktan patlayarak oğlumun gözüne girdi. Çocuğum kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Dünya Göz Hastanesi’nde 5 kez ameliyat geçirdi. Biz bu olayı büyütmedik. ‘Bizim yanımızda da olsa olabilirdi, kazadır’ dedik. Halen de tedavisi için uğraşıyoruz. Çocuğumun gözü henüz iyileşmedi. Birkaç kez silikon koydular ve arada silikonları değiştiriyorlar. Son ameliyatını 10 gün önce oldu çocuğum. Doktorlar korunması, hiç darbe almaması gerektiğini söylüyorlar.

“Evden çağrılınca sinirlendi herhalde…”

20 Temmuz tarihinde çocuklar gürültü yapmış. Benim oğlum ve bir arkadaşı mutfaktan tencereleri alıp, kapaklarını bateri gibi kullanmışlar. Onun öncesinde de çocuklar tartışmış galiba. Ve birileri müdürü arayıp, şikayet etmiş. Müdür gelmiş, arkadan oğlumun kafasına vurunca kafası dolaba çarpmış. Hiç darbe almaması gereken çocuk, o darbeyle kör olsaydı bunun hesabını kim verecekti? Tatil günü kendisini arayıp çağırdılar diye sinirlendi herhalde. Bir kaza olsa, bir doktor çağrılsa gidip kaza yapanları mı dövecek, beni niye rahatsız ettiniz diye?

“Televizyon yok, bir etkinlik yok…”

SOS Gençlik Evi’nde abonelik bitmiş diye çocuklar televizyon izleyemiyor, internet paketi en düşüğünden olduğu için internet kullanamıyor. Bir etkinlik de yok. Bu çocuklar ne yapacak peki? O yaştaki çocukları nasıl tutacaksınız ki? Ben bu olayın peşini bırakmayacağım. Çocuklarımı dayak yesinler diye oraya bırakmadım. Polise şikayet edecektim ama şimdiye kadar olan şikayetlerden bir sonuç çıkmadığını bildiğim ve olayın örtbas edileceğini düşündüğüm için vazgeçtim. 24 yaşında bir oğlum var ve olaya çok öfkelendi. Bu kişilerin cezasını alması için sizin aracılığınızla yetkililerden yardım istiyorum.”

“Bana ‘eşyalarını topla, s…r ol git’ dedi”

Beş yıldır SOS’ta kalan Sonaycan Kansaran da yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: 

“O gün tatildi. İşe gelmedilerdi. Televizyon bir haftadır yok. Uyduda sorun mu var, paket mi bitti bilmem. Yemek yapalım dedik, mutfağa girdik. Domates yoktu, diğer odadaki kızdan aldık. Kız domatesi aldığımızı görünce tuzluğu fırlattı. Ben de bunun sigarasını aldım. ‘Lider’ dediğimiz abi geldi ‘ver’ dedi… Vermedim. Tuzu ben atmışım diye iftira attılar. Bundan başlayan bir tartışma yaşandı. Daha sonra mutfakta biz bir arkadaşımla tencere kapaklarına, tepsilere vurarak ritm tutmaya başladık. Bu arada birileri Salahi Bey’i arayıp şikayet etmiş. Biz mutfaktayken Salahi Bey’i doldurdular. Gelir gelmez arkamdan kafama vurmasıyla ben dolaba çarptım. Gözümden çok korkmuştum. Çünkü silikon vardı. Salahi Bey bana ‘çabuk eşyalarını topla, s…r ol git’ dedi. Ben de gittim. Duvardan duvara ittirmiş diğer arkadaşımı da. Sonra Salahi Bey geldi, ‘kim vurdu sana’ dedi. ‘Sen’ dedim. ‘Ben mi?’ diyor. ‘Hatırlamıyorum, ama vurduysam özür dilerim’ diyor. Ben de ‘vurmadan düşünecektiniz’ dedim. Kovduğu için kıyafetlerimi toplamaya gittim, yanımda üç kişi vardı, şikayet etmeyelim, ifade vermeyelim diye ikna etmeye çalıştılar.” 

banner22
Son Güncelleme: 25.07.2016 09:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31