Menelau haftalık Kathimerini’ye verdiği özel söyleşide çıkmazda olunmadığını, ancak Türk tarafının tavrından ve iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe sahip federasyona yönelik tutumundan dolayı zorluklar yaşandığını belirtti. Nihai hedeflerinin müzakere masasına geri dönmek olduğunu ifade eden Menelau, bunu başarmak için çabalamaya devam edeceklerini söyledi.

Kendileri için tek yolun “tarihi uzlaşı” diye tanımladığı iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe sahip federasyon olduğunu, bundan başa yol olmadığını savunan Menelau bütün müdahillerin çıkarına işleyebilecek unsurları aramak için inisiyatif aldıklarını söyledi. Menelau, bu inisiyatif ile Türkiye-AB ilişkileri alanında bazı unsurlar oluştuğunu savundu.

Kahire'den uyuşturucuyla geldi! Kahire'den uyuşturucuyla geldi!

Menelau TC-AB ilişkilerinin ön şartlar yarattığını, “Türkiye’nin çelişkili tavrına rağmen AB’ye ve Batı’ya sırt dönemeyeceği” iddiasında da bulundu ve “almayı bekliyorsa, kendisinden beklenenlere cevap vermeye hazır olmalıdır. Kıbrıs sorunu da dahil. Karşılıklı çıkar adımlarının özü budur.” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının alenen ortaya koyduğu doğrudan ticaret, direkt uçuş ve ambargoların kaldırılması tezlerinin KKTC’nin özlü şekilde yükseltilmesi olduğunu, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tezlerinin de aynı sonucu hedeflediğini anlatan Menelau “gereken şey uzlaşılmış çerçeve içerisinde çözüm bulunmasına yardımcı olacak unsurların saptanmasıdır. Teşvikleri, başarısızlık ve kesin bölünmüşlük isteyenlerin eline araç olacak yaklaşımlar değil.” ifadesini kullandı.

BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, Hristodulidis’in prosedürün kilidini neyin açacağını bildiği yönündeki söyleminin, Rum tarafının yapabileceklerini yapmadığı şeklinde mi yorumlanması gerektiği sorusuna ise Menelau, “ne istediğimizi biliyor ve başarmak için gerekeni yapıyoruz. Üzerimize düşeni de aynı ruhla yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Menelau Kıbrıs sorununda aşılamaz bir uçurum saptanmasının olumlu bir gelişme olmayacağını ancak görüşmelerin başlamasına  olanak tanınması gerektiğini, Rum tarafının sonraki adımlarda özlü sonuçlar almaya çabalayacağını anlattı.

Menelaos Menelau BM Genel Sekreteri’nin olumlu gelişmeler için ön şartların şekillenmesini istediğini, kendilerinin de Genel Sekreter’le ve Kişisel Temsilcisi ile bu yönde çalışacaklarını da sözlerine ekledi.