KIBRIS

Türk Bayrağından rahatsız olanlar İsrail’e köy satıyor: Mesele bayrak mı?

BAHAR SANCAR YAZDI…

Kıbrıs adası üzerinde yaşanan hiçbir gelişme tesadüf değildir…

Hiçbir açıklama yalnızca “çevre hassasiyeti”, “yatırım”, “turizm” ya da “estetik kaygı” üzerinden okunamaz…

Çünkü adada Rumlar tarafından yapılan her hamlenin altında güç mücadelesi, egemenlik savaşı ve jeopolitik hesap vardır…

Bugün bir tarafta Beşparmak Dağları’ndaki KKTC bayrağının silinmesini isteyen rezil bir zihniyet var…

Diğer tarafta ise Güney Kıbrıs’ta köyler satın alan, stratejik bölgelerde ekonomik ve sosyal nüfuz oluşturan Siyonist yabancı sermaye gerçeği…

Ve ilginçtir ki, Rum tarafı birinci konuda son derece hassas…

İkinci konuda ise son derece sessiz…

Beşparmaklar’daki bayrak meselesi aslında yıllardır Rum tarafının rahatsız olduğu bir konu…

Sürekli aynı söylemler kullanılıyor:

“Provokatif görüntü…”

“Çevre kirliliği…”

“Barış sürecine zarar veriyor…”

Rumların rahatsız oldukları şey görüntü değil…

Rahatsız oldukları şey Kıbrıs Türk halkının bu adadaki görünürlüğüdür…

Çünkü o bayraklar bir halkın varoluş mesajıdır…

1963’te yok edilmek istenen, 1974’e kadar kuşatma altında yaşayan bir halkın “Biz buradayız” demesidir…

Sorun tam da budur…

Rum tarafı yıllardır Türk askerini, Türkiye’nin garantörlüğünü ve KKTC’nin egemenlik sembollerini ortadan kaldırılmış bir “çözüm modeli” hayal ediyor ve “Güven yaratıcı önlem” olarak ortaya sürüyorlar…

Bu yüzden önce sembolleri hedef alıyorlar…

Çünkü semboller hafızadır…

Hafızasını kaybeden toplumların direnci de zamanla kaybolur…

Ama mesele sadece bayrak değildir…

Şimdi dönüp bir de Güney Kıbrıs’a bakalım…

İnsan kasabı İsrail bağlantılı şirketlerin köy satın aldığı iddiaları günlerdir tartışılıyor…

Arazi alımları büyüyor…

Kapalı bölgeler oluştuğu konuşuluyor…

Kilise erişimi tartışmaları yaşanıyor…

Bazı Rum siyasetçiler bile “egemenlik riski” uyarısı yapıyor…

Beşparmaklar’daki bayraklarımız “tehdit” oluyor da, Siyonist sermayenin köyler ve stratejik bölgeler üzerinde nüfuz kurması neden olmuyor?

Çünkü mesele hiçbir zaman çevre ya da estetik olmadı…

Mesele güçtü…

Kontroldü…

Kimin bu adada kalıcı olacağı meselesiydi…

Bugün Güney Kıbrıs bir yandan Fransa ile askeri anlaşmalar yapıyor…

İsrail ile güvenlik ilişkilerini büyütüyor…

ABD ile savunma iş birliklerini artırıyor…

Ama diğer yandan Beşparmaklar’daki bayraktan rahatsız oluyor…

Bu büyük bir çelişki değil, bu doğrudan Rum siyasetinin Kıbrıslı Türklere karşı olan tavrıdır…

Çünkü gerçek şu:

Kıbrıs Türk halkının kendi dağına kendi bayraklarını işlemesi değil, küresel ve emperyalist güçlerin adayı askeri ve ekonomik üs haline getirmesi tehlikelidir…

Asıl tehdit budur…

Bayraklarımızdan hazımsızlık çekene kadar eğer Rumlar kendi iç meseleleri ve yabancı güçlerin Güney Kıbrıs’ı güvenlik adı altında işgali ile ilgilenmezse, ellerindeki toprakları işgalci İsrail’e ve diğer emperyalist devletlere kaptırmış olacaklar…

İş işten geçtikten sonra ağlamanın faydası olmaz…

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }