19 Aralık'ta Bilecik'te gerçekleştirilen gıda denetimleri sırasında 1 ton Çin kestanesine ele geçirildi. Yapılan incelemeler sonrası kestanenin pişme sonrasında köpürdüğü ortaya çıktı.

'Yaşam tarzı ve düşük sosyo-ekonomik statü' 65 yaşından önce bunama riskini üç katına çıkarıyor 'Yaşam tarzı ve düşük sosyo-ekonomik statü' 65 yaşından önce bunama riskini üç katına çıkarıyor

Konuyla ilgili Hürriyet gazetesi yazarı İsmail Sarı'nın sorularını yanıtlayan gıda mühendisi Ebru Akdağ, “Kestaneler genellikle iki ana kategoriye ayrılır. Yemek için uygun olan tatlı kestaneler ile yemek için uygun olmayan ve bazen ‘at kestanesi’ olarak adlandırılan türler. Bu iki tür kestane arasındaki farklar önemlidir ve tüketilebilir olup olmadıklarını belirler” dedi ve ekledi:

“Tatlı kestaneler yenebilirken, at kestaneleri zehirlidir. Eğer at kestaneleri yendiği takdirde sindirim problemlerine neden olabilir. Yol açtığı başlıca sorunlar karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve boğaz tahrişidir. Bu nedenle, doğada bulunan kestanelerin hangi tür olduklarını ayırt etmek önemlidir ve yanlışlıkla at kestanesi yemekten kaçınmak gerekir.”

"At kestanesi olabilir, zehirlidir"

Çin’den getirilen ve kestane diye satılan ürünlerin ‘at kestanesi’ olabileceğine dikkat çeken Akdağ, “Bu kestaneler saponinler gibi toksik bileşikler içerir. Bu bileşikler, insanlar ve bazı hayvanlar için zehirlidir. Tüketildiğinde mide-bağırsak rahatsızlıklarına, kusmaya ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilirler. At kestanesi, genellikle daha büyük ve parlak kabuklu olup, süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bu türün kestaneleri, tıbbi amaçlar dışında genellikle kullanılmaz ve insan tüketimi için uygun değildir” dedi.