Gündem Kıbrıs Özel Haber

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Erkut Şahali, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SOFA anlaşması: . Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkleri yok sayarak işgüder bir devlet pozisyonuna gelmiştir

Güney Kıbrıs ve Fransa arasında imzalanan SOFA anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Kıbrıs Rum Liderliğinin çok tehlikeli sularda yüzdüğü bir dönemden geçiyoruz. Son halka, Fransa ile askeri ve siyasi işbirliğini bir adım öteye taşıyan bir anlaşma oldu. Bu her şeyden önce özellikle sayın cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da ortaya koyduğu çerçevede Kıbrıslı Türklerin yok sayıldığını gösteren, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarına da aykırı bir durumdur. Bizim açımızdan yetkisiz bir işlemdir. Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkleri yok sayarak işgüder bir devlet pozisyonuna gelmiştir. Bu nedenlerle Kıbrıs sorununun çözümü Kıbrıs’ın güvenliği açısından çok önemlidir. Fransa kendi ulusal çıkarlarını gözetiyor ve o çerçevede hareket ediyor. Kıbrıs Rum Liderliğinin Kıbrıs Rum halkının ulusal çıkarlarını gözetmekten öteye kendi siyasi pozisyonlarını tahkim etmek niyetiyle hareket ettikleri çok bellidir. Son derece tehlikeli ve kabul edilebilir bulmadığımız bir durumdur” ifadelerini kullandı.

“Bayan Holguin’in ortaya koyduğu harekât planının önceden müzakere edilmiş ve bilinçli bir plan olduğunu düşünüyorum”

Kıbrıs konusuyla ilgili de programda değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Guterres yılsonunda görev süresini tamamlıyor. Kıbrıs sorunu çözülebilmesi en mümkün, çözüldüğü takdirde sağlayacağı avantaj en büyük olan sorun Kıbrıs sorunudur. Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs nedeniyle yaşadığı gerilimin ortadan kalkması, Ege’nin bir barış denizi olması konusunda çok daha umutlu bir durum yaratacaktır. İngiltere’nin bu ada üzerindeki egemen varlığı Kıbrıs sorunu nedeniyle sürekli sorgulanır ve Kıbrıs’ı tehdit eden bir unsura dönüşebiliyor. Kıbrıslıların kendi yurtlarına sahip çıkarken, bölgenin istikrar ve huzuruna katkı koyması, Kıbrıs’ı çevreleyen coğrafyada ekonomik, askeri ve siyasi işbirliğinin yapılabilecek bir zemine sahip olması çok büyük bir öneme arz eder. Bu nedenlerle Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ne dediğine çok dikkatli bakmak lazımdır. Yeni hiçbir şey söylemeyen ama söyledikleri yeniymiş gibi bir ilgi uyandıran bir durumdadır. Bunu son derece cazip buluyorum. Yakınlaşmaların tamamı geçmişte müzakere edenlerin ortaya koyduğu taliplerden oluşuyor. Bir çözümsüzlüğün devamı durumunda Kıbrıslı Türklerin faktör olmadığı teyit edilirse, Annan’ın referandum sonrasında yazdığı raporda yer alan ‘İzolasyon koşullarının ortadan kalkmasını’ ifade ediyor Erhürman. Geride kalan 8 ayda ciddi bir mesafe kat edildi. Bayan Holguin’in ortaya koyduğu harekât planının önceden müzakere edilmiş ve bilinçli bir plan olduğunu düşünüyorum. Bir çerçevenin imza altına alınabilme ihtimalinden söz edilmiş olması, 5’li zirve ihtimalinden söz edilmesi çarpıcı gelişmelerin olabileceğine dair çok güçlü sinyaller olarak değerlendiriyorum” dedi.

Doğalgaz konusu: Türkiye aracılığıyla bu kaynağın Kuzey Kıbrıs’a aktarılması önemlidir

Doğalgaz konusunda da açıklamalarda bulunan Şahali, “Türkiye bölgenin en güçlü devletlerinden bir tanesi. NATO üyesi ve NATO’daki en büyük ikinci askeri güçtür. Son dönemde de askeri teknoloji üretim bağlamında da dünyada kendinden söz ettiren bir ülkedir. Kıbrıs Rum Liderliği açısından her zaman en korkulan muhatap durumundaydı. Böylesi bir Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin iletişimde olması, ortak projeler geliştirmesi, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin menfaatlerini geliştirecek bir projenin tesis edilmiş olması işin doğası gereğidir. Çünkü 1974’ten bu yana Kıbrıslı Türkler dünyadan yalıtılmış pozisyondadır ve Türkiye aracılığı ile dünya ile iletişim kurabiliyorlar. Çözüm olmadığı sürece Kıbrıslı Türkleri ilkel koşullarda bekletmek midir doğru olan? Hayır. O nedenle Kıbrıslı Türkler kendi kendilerini yönetebilmek için farklı mekanizmalar oluşturdular ve dünyada hak ettikleri bir yere erişim mücadelesinde yer aldılar. Günün koşullarında doğalgaz Kıbrıslı Türklerin bir ihtiyacıdır. Temiz ve ucuz enerjiye ulaşım bakımından önemlidir. Türkiye aracılığıyla bu kaynağın Kuzey Kıbrıs’a aktarılması önemlidir. Ama bunun devletlerarası bir ortamda ele alınması şarttı. Maalesef Kuzey Kıbrıs’ın başındaki hükümetin bu tür teknik detaylara hâkim bir durumu söz konusu değildir. Mecliste sorduğumuz sorulara doğru düzgün cevap verebilme konusunda son derece başarısız olan bir hükümetin adaya doğalgaz taşımak üzere projelendirilecek bir boru hattıyla ilgili proje geliştirmesi mümkün değildir. Bu olsa olsa Türkiye’nin başarabileceği bir iş gibi duruyor. Sayın Cevdet Yılmaz’ın bu konuda yaptığı açıklamaları, büyük olasılıkla bizim Başbakan da eş zamanlı öğrenmiş gibi duruyor. Bizim hükümetin bu konuda en küçük bir hazırlığı ve çalışması yok. Bu doğalgaz boru hattı projesi üzerinde hassasiyetle durulması gereken, Kıbrıs’ın bugünü değil yarını için de erişilebilirlik arz etmesi gereken bir proje olarak değerlendirilmelidir. Kıbrıslı Türklerin tam teşekkül bir biçimde bu ve benzer hallere hazır olması ve kafa yorması gerekir” diye konuştu.

“Maalesef en büyük ve en çok güç kazanmış ihtimal yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapıldığı bir senaryoya durum evirilmiştir”

Erken seçim tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Hükümet mahcubiyetten çekinmiyor. Bu seçim çok önceden yapılmış olması gereken bir seçimdi. Bütçe açıklarının hayatımızın bir gerçeğine dönüştüğü 2023 yılından bu yana bu hükümet geri geri gidiyor. Hükümet içinde bulunduğumuz krizin derinleşmesini durdurmak konusunda başarısız oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin taahhüt ettiklerinin bir adım ötesine geçemediler. Hükümet mademki çöküş kesin, o zaman gittiği yere kadar gitsin der pozisyonundadır. Maalesef en büyük ve en çok güç kazanmış ihtimal yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapıldığı bir senaryoya durum evirilmiştir. Hükümetin kurucu ortağı UBP bunu net bir biçimde ortaya koymaya başladı. İki seçim bir arada zor olur ama olur. Seçmenin çok yadırgayacağı bir durum yoktur ama karma oy kullanmayı düşünen seçmen açısından iş biraz daha karmaşık bir hale gelebilir. Bu hükümet karma oyu ortadan kaldıracak girişimi kendinde bulamaz belki ama seçmen karma oya çok az başvuracaktır diye düşünüyorum ancak her iki seçimin bir arada yapılması oy kullanma süresinin uzamasına vesile olabilir. Bu bağlamda da Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekli düzenlemeyi yapmasına ihtiyaç olacaktır. Sandık seçmen listelerinin daha sade hale getirilmesi gerekebilir. Biz erken seçim dedikçe hükümet bizimle de inatlaştı ve gittiği yere kadar gitsin, gerekirse dünya batsın der pozisyondadır. Bu hükümetin iş bilmez ve art niyetli tavırları nedeniyle hazinede korkunç bir yarık oluştu” dedi.

“CTP olarak sahip olduğumuz 7 belediyeyi en az ikiye katlayacağımızı biliyoruz”

Suçunu kabul etti... 'Paraya ihtiyacım vardı'
Suçunu kabul etti... 'Paraya ihtiyacım vardı'
İçeriği Görüntüle

Yerel seçim konusunda da açıklamalarda bulunan Şahali, “Yerel Yönetimler CTP açısında tek başına iktidar olduğu takdirde neler yapabileceğinin en somut göstergesidir. Başkanlarımızın bölgelerindeki başarıları önümüzdeki dönemde gücümüzü çok daha yukarı taşıyacağımız bir açıklık ortaya koymaktadır. 7 belediye başkanımız tekrardan aday olacak. Ancak bununla da yetinmedik. Diğer bölgelerde ise bazı göstereceğimiz adaylar belli oldu. Kimi bölgelerde adaylık konusunda bir seçim yapılacak. Her hal ve koşulda CTP olarak sahip olduğumuz 7 belediyeyi en az ikiye katlayacağımızı biliyoruz” ifadelerini kullandı.