Hükumetin ‘bu çok önemli ve stratejik bir yatırımdır’ açıklamasına dikkat çeken Denktaş, tam da bu sebeple KKTC devletinin sahipliğinde ve kontrolünde kalması gerektiğini vurgulayarak, “Türk Telekom’un yeniden bir başka yabancı ülkeye satılmayacağını bize kim garanti edebilir? Satılmaya kalkıldığı takdirde senin önlemin ne? Sorularını sordu. O nedenle güvenlik sebebiyle yerel bir kuruluşla ve devletin gözetim ve yönetiminde olması gereken bir proje. Elektrik altyapısı, fiber optik gibi altyapılar devletin elinde olmalıdır. Bunlar devlet olmanın gerekliliğidir. Güçlü devlet olmanın da gereğidir. Fakat bunlarda böyle bir yaklaşım, böyle bir düşünce, böyle bir girişim yoktur.” Dedi.

Fiber optik altyapısının bu ülke için gerçekten önemli olduğunun altını çizen Denktaş, bu ülkede bu çalışmayı yapacak şirketlerin olduğunu belirterek, gerektiği takdirde yerli şirketlerin de desteklenerek bu çalışmanın yapılması gerektiğini ifade etti. Denktaş, “İhaleni açarsın şartlarını ortaya koyarsın, üstelik yerli şirketlere avantaj verirsin. Zaten kabloların değişiminde yeraltından çıkacak bakır benzeri kaynaklardan elde edilecek gelir, bu projenin yatırım maliyetinin büyük bir kısmını karşılayacaktır.” Diye konuştu.

NE İSTİKRARDAN NE EGEMENLİKTEN BAHSETMESİNLER

Evin Kilidini Değiştirip İçeride Kaldılar
Evin Kilidini Değiştirip İçeride Kaldılar
İçeriği Görüntüle

Milletvekillerinin polis barikatı kurularak meclise alınmaması ile ilgili yaşanan olaya değinen Denktaş, ömründe ilk defa böyle bir manzarayla karşılaştığını belirtti. Sendikaların eylem yapacağı gerekçesiyle meclise girişlerin kapatılacağı bilgisinin vekillere böylesi bir kaos yaşanmadan önce haber verilmesi gerektiğini belirten Denktaş, “Böyle bir tedbir varsa dün akşamdan vekiller haberdar edilmeliydi. Bir diğer husus başkanlık divanı kararı var mı bu konuda ve bu talimatı kim verdi? Bütün bu soruların cevabı; be arkadaşlar siz kendinize güvenmiyorsunuz, egemenliği dilinizden düşürmüyorsunuz ama egemen değilsiniz, iradeniz yok, kapasiteniz yok. Bunun sonucu “yeter artık!” cümlesidir. Her şey üst üste geliyor, istikrardan, milli birlikten bahsetmeyin.” dedi.

Denktaş, asıl milli güvenlik sorunun iç huzursuzluk, pahalılık, istikrarsızlık, giderek çoğalan yoksullaşma gibi konular olduğuna dikkat çekti. “Yurttaş umutsuzluk içinde, umursamıyor hiçbir şeyi. Devletten uzaklaşıyor, soğuyor. En kötüsü de Türkiye’den uzaklaşıyor. Bunlar bizim geleceğimiz için önemli tehditlerdir. O yüzden kimse bana ‘istikrarlı hükumetimiz’ masalını okumasın.” Şeklinde konuşan Denktaş, memleketin içinde bulunduğu ruh halinin derhal değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

“Biz TAM PARTİ olarak bu atmosferi değiştirmek niyetindeyiz. Toplumun tüm kesimlerinin ayrılıklarına rağmen, ortak bir zeminde buluşması gerekiyor.” Diyen Denktaş, TAM PARTİ’nin de özünde böyle bir yapı olduğuna dikkat çekerek, her görüşten insanın ortak bir zeminde buluştuğu bir yapı olduğunu vurguladı. Denktaş, “TAM PARTİ’de sağdan gelen de var soldan gelen de var. Farklı kültürlerden gelen pek çok insanımız var. Bütün uğraşımız bu farklılıkların ortak noktasını ortaya çıkarıp ülkemizin daha yaşanabilir bir hale nasıl geleceğini halkımıza anlatabilmektir. Bunun uğraşını veriyoruz. Bütün meselemiz hepimizin ortak hedeflerini ortaya koyup orada buluşabilmektir.” Dedi.

ATANMIŞ BAKAN SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANINA SALDIRIYOR

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun düzenlediği basın toplantısını eleştiren Denktaş, “Bizdeki dışişleri bakanlığı, görüşmeci cumhurbaşkanının evraklarını tutanaklarını hazırlar ve cumhurbaşkanının taleplerini yerine getirir. Cumhurbaşkanının talimatlarını yurtdışında yaymaya çalışır. Böyle çalışır dışişleri bakanlığı. Şimdi bir bakıyorsunuz ki bir basın toplantısı ile atanmış dışişleri bakanı, seçilmiş cumhurbaşkanına saldırıyor. Böyle bir şey olamaz. Bunun olmasına müsaade eden başbakanda da hata vardır. Normal koşullarda dışişleri bakanının başbakan tarafından görevden alınması gerekir.” dedi.