Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Hristoulidis bir kez daha aslında ne düşündüğünü çok açıkça gösterdi…
Zaten hiçbir zaman da saklamamıştı…
Ama sadece nedense bu zihniyet bizdeki iyi niyetli insanlar tarafından hep görmezden gelindi…
…
Rum lider sınır hattına gitti, askerle poz verdi…
Daha sonra da dürbünle KKTC’yi dikizledi!
Ve ardından “caydırıcılığımız arttı” diyor…
Kötü bir komedi filminin kötü yazılmış replikleri gibi…
…
Şimdi ortada duran gerçeği görmek istemeyenler için bir kez daha açık konuşalım…
Bu, “barış” arayan bir liderin davranışı değildir…
Kameralar karşısında sözde “masaya oturmaya hazır” bir imaj çiziyor…
Ama sahada askeri güç gösterisi yapıyor…
Üstelik bunu bilinçli bir “mesaj” olarak kurguluyor…
Bu iki tavır bir arada durmaz!
Ya çözüm istersiniz, ya güç gösterisi yaparsınız…
Bu gerçeği daha ne kadar gözümüze sokması gerekiyor anlamamız için?
…
Hristoulidis’e bir de saat “hediye” edildi…
Verilen “saat” tesadüf mü?
Hayır…
Üzerinde ne var?
Karpaz, Girne, Maraş…
Yani KKTC toprakları…
Ve altına yazılan mesaj: “Anı, Onur, Görev”
Bu üç kelime tesadüf ya da diplomasi değildir…
Bu üç kelime iddia, sahiplenme ve hedef demektir!
…
Bu zihniyetle nasıl müzakere edeceksiniz?
Bizim topraklarımızı, “kendi toprağı” olarak gören bir anlayışla, “sizi izliyoruz” mesajı veren ve bizi hedef alan bir bakış açısıyla masaya oturmak ne kadar gerçekçidir?
…
Gerçek şu ki, Rum tarafı aslında hiçbir zaman niyetini saklamadı…
Sokakta EOKA sloganları, siyasette sert ve ırkçı söylemler, sahada askeri mesajlar…
Bu çözüm değil, üstünlük arayışıdır…
Bu yüzden artık şu gerçeği kabul etmek gerekiyor ki, bu zihniyetle bir yere varılmaz…
…
“Çözüm” dediğiniz şey, karşılıklı güven, eşitlik ve en önemlisi samimiyet ister…
Ama bizim karşımızda güvensizlik, üstten bakan kibirli bir ruh hali ve açık bir meydan okuma vardır...
Kimse kendini daha fazla kandırmasın…
Karşımızda çözüm isteyen bir zihniyet yok…
Sınırda dürbünle bizi dikizleyen bir anlayış, masada bizimle uzlaşma aramaz…
Olmayan bir niyetle, hiçbir masa kurulmaz!