Gündem Kıbrıs Özel Haber
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekilli Yasemin Öztürk, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ceza ve Bilişim Yasası değişiklik tasarıları hakkında değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Bir haber yapılıyor ve haberlerin altında sosyal medyada çeşitli küfür ve hakaretler ediyor. Küfür ve hakaret ifade özgürlüğü değildir. İfade özgürlüğü size istediğiniz kişiye hakaret etme özgürlüğü vermez. Ceza Yasası’nda yapılacak değişiklikle ilgili basın mensuplarını da dinleyeceğiz ve gerekli adımları onların görüşleri ışığında atacağız. Diğer Yandan Ceza yasasında 2014 yılında CTP hükümeti tarafından bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklikle birlikte bir kişiye cinsel tercihi söylemeniz suç teşkil ediyor ancak “Kötü kadın” diyebiliyorsunuz. Bilişim yasası daha önce geçmişti ancak bazı maddeler Anayasa’ya aykırı bulundu. Bu maddelerde iyileştirmek yapılması için komiteye geri aldık. Yine bilişim yasasında önceden polisimiz suçta şüphe duyduğu bir şahısla ilgili telefon dökümlerini alabiliyordu. Bilişim yasası ile birlikte bunun önü kapandı. Bu yasayla bunun önü açılacak. Diğer yandan dijital mecralarda bir varlığın banka hesapları aracılığıyla başka yerlere taşınması ve dijital dolandırıcılık oldukça yaygın hale geldi. Bunlar ceza kapsamına girmiyordu. Yapılan bu değişiklikle beraber bunlar da ceza kapsamına girecek. Bu yasaları komitede gündemimize alıp gerekli çalışmayı yapacağız” dedi.
“Alt komitelerin oluşturularak yasaların temiz bir şekilde bizim önümüze gelmesi gerekiyor”
Her kesimden paydaşın fikirlerine komitede büyük önem veriyoruz. Her kesimi dinleyerek yasaları en doğru şekilde yapmak için çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak daha da hızlanmamız gerekiyor. Belki de alt komitelerin oluşturularak yasaların temiz bir şekilde bizim önümüze gelmesi gerekiyor. Alt komitelerde paydaşların dinlenmesi, yasa ve Anayasa’ya uygunluk çalışmaların yapılması ve bizim 1-2 toplantıda yasaların komitelerden geçmesi gerekiyor. Ancak bizler bir yasayı günlerce konuşuyoruz ve zaman kaybı yaşanıyor” dedi.
“Seçimden ayrı bir şekilde bu referandumun yapılması gerekir”
Yüksek Mahkeme ve Barolar Birliği tarafından talep edilen “Yargı Paketi” hakkında da konuşan Öztürk, ”Bugün Yüksek Mahkeme ve Barolar Birliği tarafından talep edilen değişiklik gereklidir. Anayasa mahkemesinin yargıç sayısı anayasada zamanında belirtilmiştir. Ancak günümüz koşullarında bu sayı yeterli değildir. Yargıçların artırılması gerekmektedir. Bu konu daha önce referanduma sunuldu ancak ne yazık ki halka tam anlatılamadı. Gerek hükümet gerek tüm milletvekilleri bunu tam olarak halka anlatamadık. Seçimden ayrı bir şekilde bu referandumun yapılması gerekir” diye konuştu.
“Karma oy kaldırılırken baraj da yükseltilmeli gerekir”
Karma oyun kaldırılması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Karma oyun kaldırılması şuan gündemdedir ve bu yönde komitemizde bir tasarı bulunuyor. Bunu komitede görüşeceğiz ve diğer siyasi partilerle de görüşeceğiz. Bana göre karma oy siyasi partilere 1-2 vekilden fazla etki etmiyor. Karma oyun kaldırılması yerine karma oy kullanımının basitleştirilmesi bir alternatif olmalıdır. Görüştüğüm birçok kişi siyasi bir partiye mühür vurmak yerine karma oy kullandığını söylüyor. Karma oy kalktığı takdirde sandığa gitmeyeceğini söylüyor. Bu dönemde karma oy kalkarsa sandığa gitme oranının düşeceğini düşünüyorum. Dünyanın birçok ülkesinde iki partili sistem var. Amerika’da, Fransa’da ve İngiltere gibi ülkelerde bu sistemler var. Bugün ülkemize baktığımızda da sağ ve solda birçok parti olmasına rağmen ufak fikir ayrılıkları haricinde ufak partiler de büyük partiler ile aynı görüşü savunuyorlar. Diğer yandan karma oy kaldırılırken baraj da yükseltilmeli gerekir. Koalisyon hükümetleri gündeme geldiğinde istikrarsızlık söz konusu oluyor ve sürekli erken seçim gündeme geliyor. Bir partinin günahıyla sevabıyla icraatları üstlenebilmesi için barajın yükseltilmesi gereklidir. Sadece karma oyun kaldırılmasının çok büyük bir değişim yaratacağını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
“Güçlünün haklı olduğu bir dünyada bizim hep yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti ile yol almamız gerekir”
Kıbrıs konusu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Ne yazık ki güçlünün haklı olduğu bir dönemdeyiz. Hukukun üstünlüğü, uluslararası hukuk, insan hakları kavramları devletlerin menfaatleri söz konusu olunca görmezden geliniyor. Bugün ne Birleşmiş Milletler ne de Avrupa Birliği dünyada soykırımlar yaşanırken ciddi anlamda seslerini çıkaramıyor. Güney Kıbrıs tanınmışlığın verdiği avantajları bize karşı kullanıyor. Annan Planı döneminde bize verilen sözler tutulmadı. Güçlünün haklı olduğu bir dünyada bizim hep yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti ile yol almamız gerekir. Güney Kıbrıs bizi sürekli masada hapsederek ve uluslararası kamuoyunu da maniple ederek bizi görmezden geliyorlar. Güney Kıbrıs’ın bizimle anlaşma yapmaya niyeti yok. Bizim ucu açık görüşmelere ihtiyacımız yok. Güney Kıbrıs masaya her oturduğunda tavizler istedi. Bunu artık yapmamalıyız. Masaya terk edip uzlaşmayan onlardır. Güney Kıbrıs savunma ve silahlanmaya karşı bizim bütçemizden fazla para harcamaktadır. Güney Kıbrıs bu savunmayı Türkiye ve bize karşı yapıyor. Uluslararası kamuoyuna Güney Kıbrıs’ın uzlaşmaz taraf olduğunu anlatmamız gerekiyor” dedi.