banner40
22 Mart 2018 Perşembe 10:25
“Çocuklar, cinsel istismara maruz kaldıklarını anlamayabilirler”

AKÜN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Merkezi Müdürü Uzman Adlî ve Klinik Psikolog Ebru Çorbacı, çocukların cinsel istismara maruz kalması sonucunda yaşadıkları psikolojik sorunları Kıbrıs Postası'ndan Cansu Yarışan'a anlattı.

“ÇOCUKLAR, CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALDIKLARINI ANLAMAYABİLİRLER”

Cinsel istismarın, kadın ya da erkek ayırt etmeksizin bir bireyin kendi rızası dışında cinsel içerikli bir eyleme maruz bırakılması durumu olduğunu açıklayan Çorbacı, araştırmalara göre ergenler ve yetişkinlerde cinsel istismar olaylarının daha sık görüldüğünü kaydetti. Cinsellik konusunun başlı başına bir tabu olmasından kaynaklanan durumdan dolayı bir uzman olarak Çorbacı, bu konuda ne kadar çok araştırma yapılırsa yapılsın, cinsellik konusunun kolay kolay araştırma yapılabilecek alanlardan biri olmadığının altının çizilebileceğini söyledi. Çorbacı, araştırmaların doğru sonuç vermemesinin bir diğer nedenin ise çocukların cinsel istismara maruz kaldığını bilememesinden kaynaklandığını belirterek şöyle devam etti:

“Yapılan araştırma sonuçları gerçek sonuçları önümüze getirmemektedir. Konunun araştırılması zor bir konu olmasının yanı sıra bireylerin yaşadıklarının cinsel taciz olduğundan bilgisi de olmayabilir. Bu durum özellikle çocukluk döneminde yaşanılan cinsel taciz durumları için geçerlidir. Aslında fizyolojik farklılık olmadan her yaşta cinsel istismara maruz kalınabilir”

 “CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALANLARDA RASTLANAN PSİKOLOJİK SORUNLAR: DEPRESYON, KAYGI, ŞOK”

Cinsel şiddetin etkilerinin, psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik olarak incelenebileceğini kaydeden Çorbacı, herhangi bir cinsel zorlanmaya maruz kalan bireyin yaşadığı olay sonrasında araştırmalara göre en sık rastladığı psikolojik sorunlardan birisinin depresyon olduğunu ve bunun devamında ise en sık görülen durumların kaygı, şok gibi psikolojik sorunlar olduğunu belirtti. 

Bir bireyin cinsel tacize maruz kalmasının bedensel ve ruhsal bütünlüğüne zarar verdiğini ve kişinin içinde bulunduğu toplumda sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmesini engellediğini ifade eden Çorbacı, “Cinsel istismara uğradığının açığa çıkması bireyin hayatının geriye kalanında sosyal hayatında sağlıklı ilişkiler yaşamasını zorlaştırır. Kişinin gelecekle ilgili tüm hayallerini sekteye uğratır” dedi.

“TECAVÜZ VE TACİZ YANI SIRA CİNSEL ŞİDDETİN FARKLI BOYUTLARI DA VAR”

Cinsel şiddet denilince akla ilk olarak tecavüz ve ya taciz geldiğine değinen Çorbacı, cinsel şiddetin farklı boyutlarının da bulunduğunu hatırlatarak, cinsel şiddetin farklı ve bilinmeyen şekillerini şöyle açıkladı:

“Cinselliğin bir tehdit, sindirme ve kontrol etme aracı olarak kullanılması

Rahatsızlık verici cinsel imalar içeren telefon konuşmaları, mesaj ve ya mektuplar

Seksüel iğneleyici konuşmalar 

Kadın, erkek veya çocuk tarafından istenilmeyen dokunmalar 

Zorla evlendirilmek

Kişiye zorla pornografik fotoğraf, dergi vb. göstermek

Cinsel organını göstermeye zorlamak 

Cinsel organını sakatlamak

Cinsel ilişki satmaya zorlamak 

banner41
Bireyin isteği dışında cinsel ilişkiye zorlanması 

Yabancı bir cisimle cinsel organına saldırı

Çocuk doğurmaya ve ya doğurmamaya zorlamak

Zorla kürtaj yaptırmak

Bekâret kontrolü”

“CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMA NOKTASINDA RİSK GRUBUNDA OLAN ÇOCUKLAR VAR”

Cinsel istismara uğrama noktasında risk grubundaki çocukları açıklayan Çorbacı, anne-baba ile ilişkisi zayıf olan, anne ve baba tarafından dinlenilmeyen, içine kapanık,  önemli olduğunu ve sevildiğini yeterince hissetmeyen çocukların daha fazla risk altında olabileceğini kaydetti. Bunun yanı sıra, hakkını savunamayan çocukların, cinsel istismar durumunda ailelerine yaşanılan durum ile ilgili bilgi vermekten kaçınması sonucunda risk grubu arasında bulunduğunu dile getiren Çorbacı, ailede herhangi bir istismar çeşidinin varlığının da çocuğun istismarı normal bir durum gibi kabullenmesini sağlayacağını kaydetti ve “Böylelikle çocuk bu davranıştan kendini koruması gerektiğini düşünmez” dedi.

“CİNSEL İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLAR PSİKOLOJİK SORUNLAR YAŞAR”

Cinsel istismara uğrayan çocuklarda en sık görülen psikolojik sorunları açıklayan Çorbacı, cinsel istismara uğrayan çocukların olayla ilgili kabuslar görme, uykuya dalma güçlükleri ya da çeşitli uyku problemleri, anlamsız öfke patlamaları, birden ortaya çıkan okulda ve ya evde yaşanan odaklanma güçlükleri, kendini önemsiz görme ve yaşanılan durumdan kendini suçlama eğilimi en sık görülen davranış değişiklikleri olduğunu kaydederek, “Cinsel istismara uğrayan çocukların aileleri çocuğun bir anda yaşadığı davranış değişikliğine ve psikolojik sorunlarına anlam veremez hale gelmektedir” şeklinde konuştu.

“AİLELER ÇOCUKLARINI KORUMAYI ÖĞRENMELİ, GEREKTİĞİNDE UZMANLARA DANIŞMALI”

Cinsel istismarın yaşanmaması için alınması gereken birtakım önlemler olduğuna değinen Çorbacı, ailelerin bu konuda uyanık, açık ve tedbirli olmaları gerektiğini belirterek, “Anne ve babalar bu olayın onların başına geleceğini düşünmemenin hatalı bir varsayım olduğunu unutmamalıdır” şeklinde konuştu.

Bir ailenin çocuğunun cinsel istismara maruz kalmasının, çocuğun yanında ailesini de ciddi şekilde etkilediğini belirten Çorbacı, “Bu yüzden tüm bu konularla ilgili bilgi sahibi olup, çocuğu bu durumdan korumayı paranoyaya çevirmeden, gerektiğinde uzmanlara danışarak, çözüm yolları denemelidir” dedi.

“ÇOCUĞA BEDENİNİN YAŞI KAÇ OLURSA OLSUN KENDİSİNE AİT OLDUĞU ÖĞRETİLMELİ”

Çocukların cinsellik hakkında alacakları bilgiyi ilk olarak anne ve babaları tarafından almaları gerektiğini ifade eden Çorbacı, çocuklara algılayabileceği zaman yaşına uygun cinsel bilgi ve eğitim verilmesi gerektiğini kaydederek, “Çocuğa özel bölgelerine kimsenin dokunmaya hakkı olmadığı ve cinsel konulardaki kendisi ve çevresindekilerin ona karşı sınırları anlatılmalıdır. Çocuğa bedeninin, yaşı kaç olursa olsun kendisine ait olduğu öğretilmelidir. Çocuk bedeninin kendine ait olduğunu kavrayabilmeli. Bu nedenle sizin çocuğunuz bile olsa, ona dokunurken izin almalısınız. O istemediği zaman ona dokunmamalı ve öpmemelisiniz” şeklinde konutu.

“OKULLARDA ‘CİNSEL BİLGİLENDİRME’ DERSİ VERİLMELİ”

Çorbacı, anne ve baba tarafından verilen eğitimin yanı sıra ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda da çocukların yaşı ve kapasitesi belirlenerek ‘cinsel bilgilendirme’ dersi verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“CİNSEL İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUK, AİLESİ TARAFINDAN ‘AYIPTIR, SUS’ ŞEKLİNDE SUSTURULMAMALI”

Çocuklara, cinsel istismara maruz kalan çocukların anne ve babalarına durum hakkında bilgi vermesinin çok önemli bir nokta olduğunu belirten Çorbacı, “Çocuk eğer böyle bir durumla karşı karşıya kalırsa, ailesine bu durum hakkında bilgi vermesi gerektiğini ve bunun sonucunda cezalanmayacağı inandırılmalıdır” diyerek, uzmanlar tarafından verilecek psikolojik desteğin önemine vurgu yaptı ve ailelere şöyle uyarıda bulundu:

“Cinsel istismara uğrayan çocuk ailesi tarafından ayıptır sus şeklinde susturulmamalıdır. Ailenin çocuğa sus kimse duymasın şeklinde bir yaklaşım sergilemesi, çocuğu daha da kötü etkileyecektir. Ailesi tarafından susturulan hakkı aranmayan çocuk yaşadığı durumdan, sadece kendini suçlayacak ve kendine kimsenin hiçbir zaman inanmayacağı düşüncesini benimseyecektir. Çocuğun böyle bir durumla karşı karşıya kalması durumunda çocuk ve aile psikolojik destek almalıdır”

banner22
Son Güncelleme: 22.03.2018 10:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31