banner40
21 Ağustos 2017 Pazartesi 09:52
Doğduğu topraklara 43 yıldır hasret

Devrim Demir

Güney Kıbrıs’ta evini doğup büyüdüğü toprakları bırakarak Kuzey’e göç etmek zorunda bırakılan 4 çocuk annesi Zalihe Nezif Tekyaprak, Akçay’da ikamet ettiği 43 senelik evinin kapılarını Havadis okurları için araladı, bir asra dayanmış yaşantısını anlattı.

60 sene aynı yastığa baş koyduğu eşi Nezif dayıyı 3 sene önce kaybeden Zalihe nene evlatları, torunları ve çok sevdiği komşuları ile zaman geçiriyor.

Hayatının en güzel yaşları olan 20’li yaşlarda doğup büyüdüğü topraklardan göç etmek zorunda kalan Zalihe nene, uzun ve oldukça zorlu bir dönem geçirdi.

“YÜRÜYEREK LURİCİNA’YA KAÇTIK”

Bodamya köyünde doğup büyüyen yine doğduğu topraklarda evlenerek 4 çocuk sahibi olan Zalihe Nezif Tekyaprak, 1963 savaş döneminde tüm varlığını Güney’de bırakarak üstündekilerle kaçtılar.

“Savaş haliydi, iki kız iki erkek varımızı yoğumuzu bırakarak üstümüzdekilerle kaçtık evlerimizden. 1963 senesi gündüz kaçamadık, geceyi bekledik ovalardan yürüyerek Luricina köyüne gittik. Kolay mı yeniden hayata başlamak burada başladık. 8 yıl kaldık Luricina’da Nezif dayınla kuzu besledik, ovalarda orak biçtik. Çok güzel komşular edindik, hala daha hatırımı sayıp ziyaretime gelenler var ben 8 yılı hiç unutmadım o köyde” dedi.

İKİNCİ GÖÇ SON DURAKLARI OLDU

1963 yılında Luricina’ya göç eden 8 yıllık bir geçmişin ardından 1974 yılında yine bir gece vakti yollara düşen Zalihe nene’nin Akçay son durağı oldu.

“Tekrardan bir eziyet kışın ortası hiç unutmam çoluk çocuk ev yoktu düşünüyorduk ne yapacayık diye. Bir ev bulduk başımızı sokacak, sel bastı evimiz yıkıldı. Akçay köyünde şuan oturduğum evi yaptılar 43 senedir bu evde nefes alırım.”

“BODAMYA’YI ÖZLÜYORUM”

Doğup büyüdüğü toprakları, savaş hali nedeniyle bırakıp gitmek zorunda kalan Zalihe nene, köyüne özlem duyuyor. Yıkılan evlerini görmemek için 1963 yılından bu yana bir kez daha hiç gitmediği köyünü çok özleyen Zalihe Nezif Tekyaprak’ın Güneyde yaşadığı ve bugün halen hayatta olan komşuları onun ziyaretine geliyor.

Yaşamı boyunca ne Güney’de ne 8 yıl geçirdiği Luricina köyünde ne de 43 senedir oturduğu Akçay’da kimsenin kalbini kırmadığını, herkesle iyi geçindiğini söyleyen Zalihe nene, “Hep işleyerek geçti hayatımız, Bodamya yı çok özlüyorum. 8 yılımı geçirdiğim Luricina’da öyle güzel komşular insanlar tanıdım ki Ogünler keşke geri gelse. Fakirlik vardı ama vefa çoktu. Kapılar açıldıktan sonra Güney’de bıraktığım ve bugün halen ayakta olan komşularım geldiler beni buldular. İlk gün yaşadığımız samimiyetle birbirimize sarıldık, çok güzel bir hayatımız vardı. Gitmemi isterler çok ama üzülecem diye cesaret edemedim gitmeye, Nezif dayın sağken gitti çok maraz etti” dedi.

“NE ZAMAN GELECEN İKİ GÖZÜM”

Zalihe nene, üç sene önce de 60 senedir ömrünü geçirdiği çok sevdiği eşi Nezif dayıyı kaybetti.

“beni kimseye muhtaç etmedi, hiç kavgamız olmadı çekil ora bile demedi, hep rüyalarıma gelir evde sesi hiç gitmedi” diyen Zalihe nene eşine olan özlemini evin dört bir yanına astığı resimlerle teselli buluyor.

Eşi Nezif dayı ile köyde birbirlerini görüp beğendiklerini anlatan Zalihe nene, “Nişan olduk 8 yıl da nişanlı kaldık ama birbirimizi görmeden. Sevgi vardı aşk yoktu 60 sene birlikteliğimiz de bir ağır sözünü duymadım. Öldükten sonra hep rüyalarıma gelir, ne zaman gelecen iki gözüm diye sorar, mezarımı da yanına ayırdım 3 sene oldu gideli ama sesi hep bu evde”

Havadis Gazetesi

banner22
Son Güncelleme: 21.08.2017 10:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31