02 Eylül 2021 Perşembe 18:27
1330 Okunma
Dr. Sıla Usar İncirli'den 4. doz uyarısı
banner108

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Dr. Sıla Usar İncirli, sosyal medya üzerinden Koronavirüs aşılama kampanyasına yönelik bir açıklama yaptı.

Dr. İncirli, KKTC’de ilk aşının 15 Ocak 2021 tarihinde yapıldığına işaret ederek, aşılamanın 9’uncu ayında olunduğu belirtti.

“Arzu edilen hedeften çok uzaktayız” diyen İncirli, “Aşılamada yol alamayan ülkelerin sadece sağlık değil ekonomik açıdan da yıkım yaşayacağı/yaşadığı bir öngörü değil artık dünyada uzun süreden beri yaşanan bir tecrübe, bir gerçektir” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre bugüne kadar KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti’nden 350 bin 530, Avrupa Birliği’nden 118 bin 850 olmak üzere toplam 469 bin 380 doz aşı gönderildiğini de aktaran İncirli, “Güncel aşı tablosuna göre 383 bin 107 doz aşı kullanıldı. Rakamlara göre 86 bin 273 doz aşı sahiplerini bekliyor. Toplumumuzun aşılanma oranı ise yüzde 51 gibi bir düzeyde yerinde sayıyor, bir türlü yükselmiyor. Oysa AB ülkelerinde bu oran yüzde 70’lere dayanmış, hatta aşmış durumda” ifadelerini kullandı.

"DOĞRU BİLGİ ALMA KANALLARI HÜKÜMET TARAFINDAN OLUŞTURULMADI"

CTP’li vekil Dr. İncirli, “Peki neden biz aşılamada hedefe ulaşamıyoruz?” sorusunu cevaplayarak, şunları söyledi:

Hükumet varlığı apaçık ortada olan aşı kararsızlığı/tereddütüne karşı politika geliştirmedi. İnsanlar özellikle sosyal medyada yalan/yanlış haberlere (dezenformasyon) maruz kaldı, doğru bilgi alma kanalları hükumet tarafından oluşturulmadı, birçok kişi olması gereken zamanda aşı olmadı.

Bir süre ülkede aşı eksikliği yaşandı, haliyle aşılamanın durduğu veya çok yavaşladığı bir dönem oldu. Aşı geldikten sonra ise organizasyonda ciddi eksiklikler ve hatalar yaşandığından istenilen verimlilikte aşılama yapılamadı. İnsanlar sosyal mesafeden, yeterli personelden yoksun sağlık merkezlerinde, karmaşa içinde aşı olmak zorunda kaldı. Sağlık Bakanlığı aşılama organizasyonunda yeterince başarılı olamadı.

İnsanların kendi sağlık durumlarına veya tercihlerine veya mecburiyetlerine göre karar verebilecekleri aşı çeşitliliği oluşturulmadı. Ağırlıklı olarak uluslararası geçerliliği uzun süre tartışılan Çin menşeili Sinovac aşısı yapıldı. Sinovac aşısı bahar aylarında hastalıktan korunmada görevini yaptı, buna karşın etkisinin kısa sürmesinin ortaya çıkması, aynı zamanda yaz aylarında artan yurtdışı seyahatlar ile sorunlar yaşandı. İnsanlar etkisi daha uzun süren ve uluslararası geçerliliği olan aşıları tercih etmek istediler, ama hükumet bu aşıları temin etmekte yetersiz kaldı.

Derken yukarda saydığım nedenlerden ötürü 1. ve 2. dozlar henüz tamamlanmışken Sinovac’ın etki süresi (max. 6 ay) doldu ve 3. doz aşı uygulamalarına başlanmak zorunda kalındı. Çünkü ilk aşı olanlar en yüksek riskli sağlık çalışanları, ileri yaş ve kronik hastalığı olanlardı.

4. DOZ İÇİN SÜRE DARALMIYOR MU?

Şimdi sormamız gereken sorular şunlar:

İlk ve ikinci doz aşısı Sinovac olan ve üzerinden 6 aydan fazla geçenlere yapılan 3. doz aşıdan sonra 4. doz aşı yapılması gerekmiyor mu?

doz olarak yapılan hatırlatma dozu aslında geçen süre ve yapılan aşının etki süresi göz önünde bulundurulduğunda aslında 1. doz değil mi?

doz için süre daralmıyor mu?

AŞILAMAYI BİLE BECEREMEYEN BİR YÖNETİMİN DERHAL BU ÜLKENİN BAŞINDAN GİTMESİ GEREKİR

Hükumetin derhal ihtiyaçlara uygun sayı ve çeşitlilikte aşı temin etmesi gerekmektedir. Salt “aşı olun”, “ e ne yapalım insanlar aşı olmuyor” gibi çağrı ve söylemlerle pandemiyi yönetemezsiniz. Bana sorarsanız insanların aşı olmaması veya başka yerlerde (Güney Kıbrıs, Türkiye vb) aşı olmaları azınlık hükumetinin işine geliyor, kendilerini zahmetten kurtarıyor. Koronavirüs salgınında aşılamayı bile beceremeyen bir yönetimin derhal bu ülkenin başından gitmesi gerekir.”

Son Güncelleme: 02.09.2021 23:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.