10 Aralık 2017 Pazar 11:24
233 Okunma
Geçmişi “nakış nakış” geleceğe taşıyor

Havadis'ten Devrim Demir'in haberine göre, Atalarımızdan miras kalan bir zamanlar genç kızların çeyizinin olmazsa olmazı olan “el yapımı yorgan” neredeyse yok oluyor.

Dev markalar, genç kızların “bohça” ya da “pırtı” denilen düğün öncesi ihtiyaçlarını sanayi ürünleriyle karşılıyor.

Lefkoşa’nın tarihi Surlariçin’de 26 senedir unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden birisi olan yorgancılıkla geçinen 65 yaşındaki Mahmut Yağmur usta geçmişe özlem duyuyor. Yağmur, zamana direniyor, mesleğini ayakta tutmak için var gücüyle çalışıyor.

Yün yerine elyaf gibi temizliği çok daha kolay olan ürünlerin geliştirilmesi ve sektörde kullanılmaya başlamasıyla birlikte, yorgancılar geçmişte yaşadığı yoğun iş temposunu arar hale geldi.

Havadis’e konuşan Mahmut Yağmur, mütevazı dükkânında mesleğini yaşatmaya devam ettiğini ve gelişen sanayiyle yarışmakta büyük zorluklar çektiklerini söyledi.

 “Eskiden günde 3 yorgan dikerdim”

İlkokulu bitirdikten sonra çırak olarak mesleğe başladığını ifade eden Yağmur, “Malatya’dan 1979 yılında Kıbrıs’a geldim. 1983’te Gönyelide yorgancı dükkânımı açtım ve 10 yıl çalıştırdım. Daha sonra burayı yaşlı bir Kıbrıslı çiftten devraldım. 26 senedir bu dükkândayım” dedi.

Yağmur, eskiden yorgan yastık diktiren çok insan olduğunu, günde en az üç yorgan dikmek zorunda olduğunu hatırlattı.

Yağmur, “Şimdi işçi yok, teknoloji ile birlikte eski alışkanlıklar da bir bir unutuldu. Eski kültürünü unutmayan birkaç Kıbrıslı hala dükkânın kapısını çalıyor, aynı şekilde Güney’den de müşterim var” dedi.

“Yorgan, gelinlik kızların vazgeçilmeziydi”

Mahmut Yağmur, 1983 yılında mesleğe başladığında her gelin kıza en az 6-7 yorgan diktiğini bu sayının adetten olduğunu anımsattı.

Gelin olacak her kıza mutlaka yorgan dikildiğini ifade eden Yağmur, “Bir zamanlar dikilen yorganlar çeyizin en önemli kısmıydı. Gelin olacak kızların çeyizinde mutlaka yorgan vardı, senelerdir çeyiz yorgan yapmadım” sözlerini ifade eden Yağmur, yorgan kültürünün unutulduğunu belirtti.

 Yağmur: Bu meslek karın doyurmuyor

Yaklaşık 4 yıl önce eşini kaybeden Mahmut Yağmur, kızı ile birlikte yaşıyor. Yağmur, bu mesleğin karın doyurmadığını ise şu sözlerle ifade etti:

“Bu meslek uzun yıllar önce bu ülkede bitti. Buradan kazandığım para bizim karnımızı doyurmuyor, emekliyim birde rahmetli eşimin emekli maaşı var, yoksa başka türlü geçinemezdik.”

“Bu sokakların manevi değeri çok yüksek”

Yağmur, 26 senelik ekmek teknesini her gün açtığını paradan öte, kazandığı dostlukların manevi değeri olduğunu şu sözlerle anlattı:

“Dükkânımı her sabah açıyorum. Bu sokakların manevi değeri çok yüksek, parasal olarak bakmıyorum. Bu mahallede çok güzel dostlarım var, her sabah içtiğimiz bir kahve yaptığımız sohbetlerin manevi değeri paha biçilmez. Zenginliğimiz de biriktirdiğimiz insanlar…”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.