11 Mayıs 2018 Cuma 10:21
64 Okunma
Mamalı: “Güce dayalı devlet mekanizması hakim”

Yeni Bakış gazetesinden Deniz Abidin'e konuşan; Anonimus Hareketi Başkanı Avukat Barış Mamalı, ülkenin yanlış politikalar ve kötü yönetimler nedeniyle bozuk bir sistem üzerinde konuşlanmış olduğunu belirterek, kurulu düzenin yozlaşması, insanın değersizleşmesi ve çıkar odaklı idare nedeniyle refah seviyesinin düşmesi yanında güvensiz ve mutsuz bir ortam içerisinde halkın yaşamaya mahkum edildiğini kaydetti.

Mamalı, yargı mekanizması içerisinde aksaklıkların yaşanmakta olduğuna dikkat çekerek, ülke kültürünün ve geleneklerin son 35 yılda ciddi şekilde erozyona uğramakta olduğuna vurgu yaptı. Mamalı, insan profilinin 1974 öncesi gibi olmadığını belirterek, uzlaşmacı ve hoşgörülü kültürün değişmiş olduğunu söyledi. 

Mamalı, her alanda oluşan güvenlik sorununun artık mahkemelere de sirayet ettiğini ifade ederek, bu nedenle gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının artık şart olduğunu belirtti

Hukuka değil menfaate ve güce dayalı bir devlet mekanizmasının bu topraklara yerleşmiş olduğunun altını çizen Mamalı, insanların devleti değil, güçlülerin nefesini ensesinde hissetmekte olduğunu söyledi

Mamalı, ülke kültürünün ve geleneklerin son 35 yılda ciddi şekilde erozyona uğradığına işaret ederek, “İnsan profili artık 1974 öncesi gibi değil,  uzlaşmacı ve hoşgörü kültürü çok değişti” dedi

“Güce dayalı devlet mekanizması hakim”

Mamalı, kapıların açık uyunduğu dönemin sona erdiğini, artık can, mal ve namusun her an saldırı altında olabileceği bir yapının buraya egemen olduğunu kaydetti. Hukuka değil menfaate ve güce dayalı bir devlet mekanizmasının bu topraklara yerleşmiş olduğunun altını çizen Mamalı, insanların devleti değil, güçlülerin nefesini ensesinde hissetmekte olduğunu söyledi. Barış Mamalı, her alanda oluşan güvenlik sorununun artık mahkemelere de sirayet ettiğini ifade ederek, o yüzden buralarda artık gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının gerekmekte olduğunu belirtti. Mamalı, geçtiğimiz gün basın mensuplarına yapılan saldırıyı hatırlatarak, sebebini tam olarak bilmemekle birlikte oradaki kişilerin medya emekçileri olduğunu, haberleri yayınlama işinin medya yöneticilerinde bulunduğunun hep unutulduğunu kaydetti.

Mamalı, şöyle devam etti, “Konu buraya gelmişken ‘masumiyet karnesi’ne de değinmek isterim. Hepimiz biliyoruz ki bu ülkede bazı istisnalar hariç medyamız maalesef hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan zanlıları suçlu gibi isim, kimlik ve fotoğrafla birlikte deşifre etmektedir. Tutuklu kişi veya sanık olarak tanımlanan şahıs, hakkında suç şüphesi veya iddiası bulunan insandır. Onun henüz suçlu olduğu sabit değildir. O yüzden gelişmiş toplumlarda insan haklarına duyulan saygı gereği bunu yapmak yasal ve etik açıdan uygun görülmemektedir.”

“Deşifre edilme psikolojisi saldırganlığa itiyor”

Mamalı, deşifre edilme psikolojisinin bazen insanları medyaya yönelik saldırganlığa ittiğine vurgu yaparak,  ertesi gün suçlu gibi medyanın haber yayınlayacağı inancının bu tür agresiflik yaratabilmekte olduğunu söyledi. Mamalı, bir taraftan mahkemelerin güvenliğini abartma yapmadan sağlamakla birlikte medyanın da insanların kişi hak ve özgürlüklerine karşı daha dikkatli olmasının gerekmekte olduğunu belirterek, “bu güzelim topraklarda mahkemelerin dahi bugün güvenliğini tartışma noktasına gelmek çok can yakıcı ve iç parçalayıcıdır. Suskunluğumuz ve çıkarcı zihniyetlerin egemen olmasıyla çocuklarımız açısından çok endişe verici bir ülke yaratmış bulunuyoruz” diye konuştu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.