30 Mayıs 2021 Pazar 08:09
925 Okunma
Serhat İncirli'nin bugünkü köşe yazısı...

Kutlu Adalı neden öldürüldü?

Abiciğim, ablacığım, Kutlu Adalı’nın öldürülmesinin sadece iki sebebi var:

Bir: Kutlu Adalı’yı susturmak!

İki: Kutlu Adalı gibi düşünen herkesi susturmak!

-*-*-

Kim öldürdü peki?

Şu veya bu isimler üzerinde durmanın elbette cezalarını çekmeleri açısından bir anlamı vardır ama gayet açık ve nettir ki, Kutlu Adalı’yı Türkiye Derin Devleti öldürdü!

-*-*-

Neden?

E dedik ya, “Kutlu Adalı’yı da Kıbrıs Türk toplumunu da susturmak” için!

-*-*-

Başarılı olundu mu?

Kutlu Adalı evet susturuldu…

Peki “Adalı”lar?

-*-*-

Eh, büyük oranda onlar da sustu!

Hepimiz sustuk!

Kimse sesini çıkarmadı!

-*-*-

Ancak bence çok önemli bir konu var ki kesinlikle atlamamalı, geçmemeliyiz.

O dönemde, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tı; Başbakan Hakkı Atun’du…

Onlar zaten genelde bu ve benzer siyasi cinayetlerin “susturulması gerekenler” tarafında hiç olmadılar ama Mehmet Ali Talat ve CTP de sustu!

-*-*-

“Büyümesin bu konu” dediler mesela…

Neden büyümesin?

Çünkü Türkiye ile kavga edersek, bir daha koltuk yüzü göremeyiz de ondan!

-*-*-

Evet, CTP sustu!

Ya da “susturuldu!”…

Ve sindi!

-*-*-

Ama sadece CTP’nin susması değildi çok acı olan!

Hepimiz sustuk!

Veya üç – beş kişi dışında, kimse, gerçeği söyleyemedi!

“Türkiye, farklı ses istemiyor” bile diyemedik!

-*-*-

Oysa, Türkiye açısından bu cinayet çok büyük bir skandal olabilirdi!

Herkes sustu!

Ve herkes susunca, Kutlu Adalı’nın muhalif olduğu düzen daha da güçlendi!

O düzeni korumak isteyenler meydanı hep boş buldu!

O düzenin devamını savunanlar, arada bir konuşan ya da konuşmaya çalışanlara hep vatan haini suçlamasını getirdi!

-*-*-

Kimseyi bir daha vurmadılar ama bir çok kişiyi vurmaktan beter ettiler!

Birkaç kişi ve birkaç yayın organı dışında kimse, Türkiye’nin Ada’daki varlığını sorgulayamaz hale getirildi.

Toplum, maaşını aldı ve sustu.

Toplum, örneğin Afrika – Avrupa linç girişimini sadece izledi…

Oysa Afrika – Avrupa gazetesine saldırı; gayet açık bir şekilde, “Kutlu Adalı cinayeti”nin açık havada, herkesin gözleri önünde, toplu kıyım şekline dönüşebilecek benzer saldırısı değil miydi?

Hedef, hem gazeteyi, hem yazarlarını susturmak değil miydi?

Hedef, Kıbrıs Türk toplumuna korku vermek değil miydi?

-*-*-

Toplum olarak hiçbir şey yapmadık!

“… Hayır efendim; yürüyüş yaptık” mı diyeceksiniz?

Veya birkaç tane köşe yazısı mı yazdık?

-*-*-

Daha ne mi yapabilirdik?

Haaaa, sokağa dökülebilirdik mesela!

Kutlu Adalı’nın katilleri bulununcaya kadar, kimse evine girmeyecekti!

Ama en başta da CTP!

Afrika – Avrupa’ya taşla saldıranlar tek tek tutuklanıp, hapse atılıncaya kadar da evlerimize girmeyecektik!

O gün, Şener Levent öldürülseydi ne olacaktı?

“Oh olsun” diyecektiniz belki de değil mi?

-*-*-

CTP, eğer bir misyon partisiyseydi ve CTP eğer ilerici Kıbrıslı Türklerin önderliği görevinin doğal sahibiyseydi; üstelik koalisyon ortağı olduğu o dönemde en gür sesi çıkarmalıydı!

Sindi!

Ve hepimiz de sindik!

Adalı öldürüldü, birkaç protesto eylemi sonrasında sindik!

-*-*-

CTP, 1990’lı yılların ortalarında, yani cinayet günlerinde, çok ciddi ve de çok büyük bir siyasi değişimin tam da içerisindeydi…

“Türkiye ile asla çözüm olmaz” diye açıklayabileceğimiz siyaset, “Türkiyesiz mümkün değil” siyasetine dönüşmekteydi ve Kutlu Adalı cinayeti üzerine gidilirse, bu siyaset çökebilirdi…

-*-*-

Düşünün, Kutlu Adalı cinayetinden üç veya dört yıl sonra, Türkiye’de inanılmaz bir siyaset değişikliği başlayacak ve bu siyaset değişikliğinin KKTC’deki en gözde partisi CTP olacaktı!

Neydi bu?

Ak Parti dönemi…

Ak Parti’nin ilk yıllarıyla birlikte, KKTC’de de CTP ve Mehmet Ali Talat “yıldız” olmamış mıydı?

Evet, 2002’den itibaren, Türkiye’de militarist Kemalist rejimin tüm kurumları, tüm önemli isimleri bir bir ekarte edilmeye başlamıştı…

Ve yeni gelenlerin KKTC’deki tercihi, sadece ve sadece CTP oluyordu…

Baktılar UBP ile olmuyor; UBP’den adam ayırıp, CTP’nin yanına veriyorlardı ve CTP de bu çirkinleşmeye hiç sesini çıkarmıyordu…

-*-*-

Evet, CTP isteseydi, Kutlu Adalı cinayeti çözülürdü!

Şimdi mi?

Geçti Bor’un Pazarı, sür eşeği Niğde’ye!

-*-*-

Ve çok iddialıyım; uzağı göremeyen, bölünmenin kalıcılaşacağını okuyamayan Tassos Papadopulos ve Dimitris Hristofyas gibi geri kafalıların suç büyüklüğü bir yana; Annan Planı Referandumu sonrası CTP sokakta kalmayı başarabilseydi; bugün Ersin Tatar, bu kadar rahat ve bu kadar kendinden emin bir şekilde “egemen eşit devlet” diye meydana çıkamayacaktı!

-*-*-

Haaaa, Mustafa Akıncı mı?

Çok üzgünüm ama Türkiye’nin hiçbir siyasetine, tarihin hiçbir döneminde yüksek sesle muhalif olamayanlar; “Bağımsız KKTC’yi en hırslı ve de istekli şekilde en baştan beri savunanlar”; sadece son cumhurbaşkanlığı seçiminde ve sadece seçim kazanmak maksadıyla bağırıp – çağırdılar.

İşe yaramadı!

Sonuç ortada!

-*-*-

Kısacası; “Kıbrıslı Türk sol siyaset”in ağır ve de etkili bir özeleştiri operasyonuna ihtiyacı bulunmaktadır.

Ülkede, sadece seçim kazanmak ve koltukları korumak için değil; her an ve her zaman Türkiye’nin pozisyonunun ne olduğunu, ne olacağını, ne olması gerektiğini konuşmamız lazımdır!

-*-*-

Çok iyi sorgulamak lazım…

Yapılacak tartışmaların içinde mutlaka bu konu da olmalıdır diye düşünüyorum…

Hangi konu mu?

Mesela, Ersin Tatar ve Tahsin Ertuğruloğlu’nun ağırlıkla temsil ettiği çözüm modelinin temellerini kim hazırladı?

Nasıl hazırladı?

Kimlerle birlikte hazırladı?

Neden buraya geldik?

-*-*-

Mesela, şu soruya herkes dürüst bir şekilde yanıt versin:

“Her zaman ve her durumda (Son cumhurbaşkanlığı seçimi hariç); her adımı Türkiye ile birlikte atanların; şu anda Tatar, Ertuğruloğlu veya UBP’ye ne kadar eleştiri getirme hakkı bulunmaktadır?

Siz o koltuklardayken üç – beş abidik gubidik çıkışınız dışında, Türkiye’ye karşı dik duruş sergileyebilmek; toplumsal iradeye liderlik edebilmek adına ne yaptınız ki?

-*-*-

Siz dik durabilseydiniz; toplumsal iradeye liderlik edebilseydiniz; çok iyi bildiğiniz katiller yakalanmaz mıydı?

-*-*-

Biz nerede hata yaptık?

Kıbrıs Türk toplumu nasıl bu hale geldi?

Özeleştiri lütfen!

-*-*-

“UBP’den daha iyi yönetiriz” mi diyorsunuz?

Tümünüzü Türkiye yönetiyor kardeşim…

UBP’den elbette farkınız var ama ıslık sayısı kadar!

UBP’liler tek bir ıslıkla hizaya geliyor; size iki hadi bilemediniz üç ıslık bir de “orahiiiüüü” diye bağırmak yeterli oluyor!

Sonuç aynı!

Bilmem anlatabildim mi?

Son Güncelleme: 30.05.2021 22:42
Anahtar Kelimeler:
Serhat İncirli
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.