16 Temmuz 2018 Pazartesi 10:29
Zehir soluyoruz

Havadis'ten Eniz Orakcıoğlu'nun haberine göre, Turizm ve Çevre Bakanlığına bağlı Çevre Koruma Dairesi “2017 Yılı Hava Kalitesi Raporu”nda  9 ölçüm istasyonunda,   Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, Teknecik, Kalecik ve Alevkayası’nda hava kalitesi ölçümleri gerçekleştirilerek, 2017 yılı hava kalitesi değerlendirilmesi yapıldığı açıklandı. aporu sonuçlarına göre, 2017 yılında, günlük ve yıllık toz konsantrasyonları insan sağlığının korunması için tespit edilen sınır değerlerini aştı. En fazla toz Girne istasyonunda ölçüldü. Kısacası rapora göre kirli hava soluduğumuz ortaya çıktı.

Öte yandan Çevre Mühendisleri Odası başkanı Doğuş Veysioğlu ve Genel Sekreteri Ünal Aröz Havadise konuşarak, 9 ölçüm istasyonunun hava kirliliğini tam anlamı ile ölçme noktasında yeterli olmadığının altını çizerek, bu istasyonların sadece bulunduğu yerin ölçümünü yaptığını aktardı. Bunun yanında özellikle Santral, Sanayi ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerde kirliliklerin arttığını söyleyen mühendisler, bu konuda denetim ve caydırıcı cezaların şart olduğuna vurgu yaptı.

Veysioğlu: İstasyonlar her yeri ölçmüyor

Cevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuş Veysioğlu, Turizm ve Çevre Bakanlığının sunduğu hava kirliliği ölçüm raporu sadece açık hava istasyonlarında yapılan analiz raporlarını gösterdiğinin altını çizerek, Belirli yerlere kurulan 9 ölçüm istasyonunun her yerin hava ölçümlerin yapmadığını söyledi. Bu raporun tesislerin bacalarından veya yoğun trafiğin olduğu bölgelerde egzozdan çıkan kirliliği göstermediğine dikkat çeken Veysioğlu, Limit değerlerinin istasyon bölgelerinde limit değerlerini geçmiyor olabileceğine ama trafiğin yoğun olduğu ve tesis bacalarının olduğu bölgelerde bu değerler aşılıyor olabileceğine vurgu yaptı.

“Toz bulutu ve yeşil bitki örtüsünün azalması etken”

Hava kirliliğinin yüksek olmasının birkaç sebebi olduğunu belirten Veysioğlu,  özellikle de Girne bölgesindeki kirliliğin havadaki tozdan kaynaklı olduğunun altını çizdi. Ülke genelinde kirliliğe neden olan bir etkenin ülkemizde zaman zaman Afrika ve Ortadoğu’dan gelen toz bulutu olduğunu aktaran Veysioğlu, özelliklede son zamanlarda bu durumun çok sık yaşadığını vurguladı. Hava kirliliği raporunda yüksek kirlilik görülen bölgelerdeki bir diğer sebebin ise şehirler içerisinde azalmakta olan yeşil bitki örtüsü olduğu kaydeden Veysioğlu, özellikle büyük şehirlerimizde inşaatlardan kaynaklanan toz oluşumunun da kirliliğe etken olduğunu, aynı zamanda bu durum için önlem alınmadığını hatırlattı. Veysioğlu, trafikteki araçların ve egzozlarından çıkan dumanında kirlilik yaratığını da sözlerine ekledi.

“Rüzgar, kirliliği taşıyor”

9 ölçüm cihazının hava kirliliğinin tam olarak yoğun olacağı noktalarda olmadığını aktaran Veysioğlu, ölçüm istasyonlarının yerlerine bakıldığında trafiğin yoğun olduğu noktalarda ölçüm yapılamadığının altını çizdi. Teknecikte 2 tane ölçüm istasyonunun olduğunu söyleyen Veysioğlu, rüzgârın yardımı ile kirliliğin nereye taşındığı ve nasıl etkilediğinin tam olarak bilinemediğini kaydetti.

“Arıtmalar çalıştırılmıyor”

Teknecik ve Kalecik Santrallerinde kükürt oranı düşük yakıt kullanımına geçildiğini vurgulayan Veysioğlu, “Bu yakıt kükürt oranında bir iyileşme sağlamış olabilir, ama bu yakıt partikül madde oranında herhangi bir değişiklik sağlamaz. Kısacası o bölgelerde başka kirliliklerde mevcuttur. Örneğin azot oksitlerin de limit seviyelerinin altında olduğu söylenmektedir. Ancak baca ölçümü yapılmadığı için ve bacadan çıkan kirliliğin oranını bilmiyoruz. Raporlar bize sadece istasyonun bulunduğu noktadaki havanın kalitesini göstermektedir. Bacadan çıkan gazın nereye gittiği ve nereyi nasıl etkilediği sorusunun cevabı bu raporun içerisinde yoktur. Oda olarak bizim görüşümüz fuel-oil kullanan tüm tesislerde baca gazı arıtma sistemlerinin olması gerekmektedir. Kalecikte de arıtma sistemi olduğu halde çalıştırılmadığını bilmekteyiz. Baca gazı arıtma sisteminin çalıştırılmama sebebi de cezaların düşük olmasıdır. Birkaç sefer Kalecik santraline arıtma çalıştırılmadığı için ceza kesildiği ve cezalar düşük oluşundan dolayı işletmenin cezayı ödemeyi tercih ettiğini biliyoruz” dedi.

Aröz: Sanayi ve elektrik santralleri kirlilik yaratıyor

Çevre Mühendisleri odası Genel Sekreteri Ünal Aröz, hava kirliliğinin esas sebeplerinden birinin elektrik santrallerinde baca sistemlerinin çalışmaması olduğunun altını çizerek, ikincisi sebebin ise sanayi bölgelerinde hava kirliliğinin yüksekliğinden kaynaklandığını söyledi. Bu yerlerde önlemler alınmasının şart olduğuna ve hava kirliliğine sebep olan kaynakların tespit edilmesi gerektiğini söyleyen Aröz, denetim ve kontrollerin de düzenli yapılması gerektiğinde dikkat çekti.

“Caydırıcı cezalar şart”

Hava kirliliğine yol açan diğer bir etkenin Trafik olduğunu vurgulayan Aröz, trafiğe çıkıldığı zaman özellikle bazı araçlardan çıkan kapkara egzoz dumanlarının gözle bile görülebilir olduğunu kaydetti. Bu araçların muayeneden nasıl geçtiğinin muamma olduğunu söyleyen Aröz, bu konuda da önlem alınmasının şart olduğunu, polisin belirli aralıklarla kontrollerini yapması gerektiğini ve caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini aktardı.

“Denetim yapılmalı”

Ülkenin en büyük probleminin denetimsizlik olduğunun altını çizen Aröz, “Hava kirliliğinin tam tespiti için farklı noktalarda daha geniş ölçüm yapılmalı ve istasyonların sayısı artırılmalıdır. Örneğin, Lefkoşa’da Küçük Kaymaklı bölgesinde yaptığınız ölçümle, sanayi bölgesinde yaptığınız ölçüm aynı değildir” şeklinde konuştu.

“Arıtma yok”

Teknecik ve Kalecik Santrallerinde baca gazı arıtımının olmadığını, bu nedenle bacalara filtre takılması gerektiğini söyleyen Aröz, yıllardır konuşulan ve sorun olarak görülen bu konuya bir çözüm bulunamadığını aktardı.

Ülkemizde endüstri ve üretim olmadığı için ciddi bir hava kirliliğini söz konusu olmadığını söyleyen Aröz, bölge bölge bu durumun değiştiğini, özellikle santral olan bölgelerde havanın ciddi tehlikelere yol açtığını söyledi.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31