banner40
27 Ocak 2017 Cuma 09:43
Markete giren 100 TL'den aşağıya çıkamıyor!

Özlem Çimendal

Ülkede zam yapılmayan hemen hemen hiçbir şey kalmadığına dikkat çeken vatandaş, gelinen aşamada kimsenin dayanacak gücü kalmadığını vurguladı.

 Art arda gelen  zamlarla insanları eceliyle değil, açlıktan öleceğine dikkat çeken vatandaş, “marketten en küçük bir şeyler alsanız dahi ödediğiniz rakam 100 TL’nin altında olmuyor” dedi.

Vatandaş, sağlıklı bir ekonomik yapı oluşturulmadığı ve ekonomik bağımlılığın devam ettiği sürece ülke insanının yaşadığı mağduriyetin önlenmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Her şeyin dövize endeksli olduğu KKTC’de dövizin yükselmesiyle birlikte gittikçe ağırlaşan ekonomik koşullar sokaktaki vatandaşı da bunalttı. Döviz arttıkça ürünlere gelen zamların da arttığına dikkat çeken vatandaş, “Kimsenin dayanacak gücü kalmadı artık. Zammın tek mağduru her zaman esnaf ve halk oluyor” dedi.

Vatandaş ne dedi?

Fatma Üzüm:“İnsanları eceliyle değil, açlıktan öldürecekler”

“Üst üste yaptıkları zamlarla insanları eceliyle değil, açlıktan öldürecekler bu gidişle. Maaşlarda hiçbir artış yapılmazken ülkede zamlanmayan ürün kalmadı. Bir evde bir kişi çalışıyorsa onlar açlığa mahkum. Tek asgari  ücretin girdiği bir  evde 2 çocuğun da okuduğunu düşünün, başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım. Bu çocuklara günlük haçlık hiç mi vermeyeceksiniz. Günde 5 TL’den bile hesaplasanız ayda iki çocuğa 300 TL ayırmanız gerekir. 1.900 TL civarında maaş alan birinin Bin TL’si kiraya gitse geriye ne kalıyor bunlar da çıkarsa, bu en basit hesaptır. Elektrik ve Suyun da katıldığı bir hesapta bu insanlar ne yiyip ne içecek? Bu gidişe acil bir çare bulunmalı. Görünen köy kılavuz istemez demişler.”

Gökhan Tayfunlu:“Esnaf ve vatandaşın üzerine zamlarla yüklendikçe yükleniyorlar”

“Ülkede döviz arttıkça zamlar da artıyor. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak ürünlere sürekli zam geliyor. Burada en çok zarar gören esnaf oluyor. Döviz artıyor, ürünlere zam geliyor. Esnaf ürününü zamlı alıyor ama maalesef bu ekonomik koşullarda zamlı satamıyor. Arada kalıp zarar eden esnaf oluyor. Türkiye’den bize katkı sağlanıyor, ama para tekrar Türkiye’ye gidiyor. Bizim ekonomimize doğrudan katkı sağlamıyor aslında. Esnaf ve vatandaşın üzerine zamlarla yüklendikçe yükleniyorlar, artık kimsenin dayanacak gücü kalmadı . Bu ülkede ezilenler zaten hep esnaf ve özel sektör çalışanı. Kamuda çalışanlar için pek bir şey değişmiyor açıkçası. Dolar arttığında petrol fiyatlarında düşüş yaşanır. Petrol düştüğünde de dolarda. Bizde böyle bir iniş çıkış, dengeleme yok maalesef. Biz de sürekli bir yükseliş var nedense. Petrol fiyatında düşüş yaşandığında elektrik, gazda ucuzlamanın yaşanması gerekir ama yok, gittikçe daha da artıyor. Zammın tek mağduru halk oluyor. Artık neye ne zaman zam yapılır anlamaz olduk. Küçük küçük biz fark etmeden her şeye zamlar yapılıyor belli aralıklarla. Şimdi bir markete giriyoruz 2-3 parça bir şey alıyoruz, 100 TL’den aşağı tutmuyor. Ne aldık diye bakıyoruz görünürde bir şey de yok.”

Kamil Pehlivanoğlu:“Ülkede zam yapılmayan bir şey kalmadı”

“Ülkede zam yapılmayan bir şey kalmadı. Her ürüne mutlaka bir şekilde zam yapıldı. Zamların çoğu da sessiz sedasız yapılıyor. Hissetmiyoruz bile. Ağlanacak halimize gülmeye başladık artık. Kaşıkla verip resmen kepçeyle geri alıyorlar bizden. Neye uğradığımızı şaşırıyoruz. Aybaşı ödeniyoruz, ay ortası gelmeden para uçup gidiyor. Ayları hep borç harçla kapatıyoruz. Hep geriden borçlu yaşıyoruz. Düzlüğe çıkıp, feraha kavuşamıyoruz bir türlü.”

Recep Güzeloğlu:“15 TL’lik yol masrafım 45 TL’ye çıktı”

“Her şeye zam geldi. Benzin deseniz Türkiye fiyatına yaklaştı. Ben her gün Girne’den gider gelirim. Önceden 15 TL’lik yol masrafım şimdi arabayı kullanma durumuma bağlı olarak 35-40 TL arası değişiyor. Ülkedeki toplu taşıma sorunu da ayrı bir boyut. Doğru dürüst toplu taşıma sistemimiz bile yok. Bulunduğu yerden başka bir yere işe gidenler rezil oluyorlar. Arabayla çıksalar aldığı maaşın üte birini benzine vermek zorunda kalıyor, ne anladık biz bu işten. Toplu taşıma sisteminin gelmesinin ülkedeki trafik kaosuna da oldukça büyük katkısı olacak.”

Ufuk Tekin:“Ülke ekonomisinin sağlam temellere oturtulması gerekir”

“Ülkede kendi üretimimizi olmadığı sürece kendi ayaklarımızın üzerinde duracağımız ekonomimiz olmadığı sürece her yandan esen rüzgara göre savrulmaya devam edeceğiz. Bundan kaçış yok. Ülkenin ekonomisinin sağlam temellere oturtulması gerekir ki bizim çevremizde dışımızda olan risklerden bu kadar etkilenmeyelim ama bizim için böyle bir şey maalesef söz konusu değil.”

Çağın Tekin:“İnsanlar ödedikleri taksit, borçların iki katını öder oldu”

“Ülkenin ekonomik durumu ortada. Kimse aldığıyla harcadığından memnun değil dövizdeki artış nedeniyle. Ülkemizde her şeyin dövize endeksli olması en büyük sorunlarımızdan biri. Dövizin durdurulamayan artışı nedeniyle insanların ödedikleri taksit ya da borçları ödedikleri miktarın neredeyse dört katına çıktı. Bir an önce ekonomik açıdan gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor bence, yoksa gittikçe düzlüğe çıkacağımıza daha da geriye gideceğiz.”

banner22
Son Güncelleme: 27.01.2017 10:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31