02 Nisan 2015 Perşembe 18:19
Prof. Dr. Malkoç, Kanser Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı
banner10

“Kanser dünya çapında ölüme yol açan önemli bir sağlık sorunudur ve 2030 yılında kanser kaynaklı ölümlerin 11 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir.  Her yıl dünyada 12 milyondan fazla insan kanser tanısı almaktadır. Kanser hastalarının % 76’sı 55 yaş üstüdür. Ülkemizde de kanser sıklığının ilerleyen yaşla birlikte arttığı ve sık görülen kanser türlerinin erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri olduğu bilinmektedir.” diyen Prof. Dr. Malkoç, bu önemli sağlık sorununa kamuoyunun dikkatinin çekilmesi ve toplumun kansere karşı bilincinin artırılması amacıyla her yıl Nisan ayının ilk haftasının “Kanser Haftası” olarak anıldığını ve birçok etkinlikler düzenlendiğini kaydetti.

Prof. Dr. Malkoç, kanserin her zaman ölüm demek olmadığını da belirtti ve “Bilinmesi gereken en önemli gerçek kanserin yaşam şeklinde önemli değişikliklere neden olmasıdır. Son yıllarda tanı ve tedavi seçeneklerinin artması ile kanser hastalarının yaşam süresi uzamıştır. Ömrün uzaması kaliteli yaşamı da önemli kılmaktadır. Bu çerçevede kanserin tedavisi bir ekip tarafından yürütülmelidir. Tam da bu noktada “rehabilitasyon” kavramının önemini hatırlatmak isterim.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Malkoç sözlerine şu şekilde devam etti:

“Kanser rehabilitasyonu kanser hastalarına hastalığın ve tedavilerinin belirlediği sınırlar içinde maksimum fiziksel, sosyal, psikolojik ve mesleki bağımsızlığın kazandırılmasına yönelik yaklaşımları ifade etmektedir. Spesifik kanser türlerine göre farklılıklar göstermekle birlikte rehabilitasyon programlarının genel prensipleri ortaktır. Rehabilitasyon, kanser tedavisinin en önemli parçasıdır ve kanserin tüm evrelerinde önemli etkileri vardır. Amaç hastaların yaşam kalitelerinin hep yüksek tutulması ve normal yaşamın devam ettirilmesidir. Kanser rehabilitasyonu önleyici, restorative, destekleyici ve palyatif olmak üzere dört evereye ayrılır. Günümüz kanser tedavisinde multidisipliner ekip yaklaşımı temeldir. Kanserden koruma genel kavramlarda öncelikli tartışılandır. Koruma adımları primer, sekonder ve tersiyer basamaklarından oluşur. Primer koruma; yalnış yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, sigara, alkol, hormon ve radyasyon maruziyetinden uzak kalınmasıdır. Sekonder koruma; farklı kanser türlerine ilişkin mamografi smear, kan biyokimyası vb. taramalardır. Tersier koruma ise fiziksel rehabilitasyon ve psikososyal rehabilitasyondan oluşmaktadır.

Ülkemiz koşullarında maalesef kanser rehabilitasyonuna gerekli önem verilmemektedir. Kanserin tedavisinde önem taşıyan bu basamağın eksik kalmasıyla birçok komplikasyon da ortaya çıkabilmektedir. Kanser sırasında uygulanan bazı tedavilerin risk oluşturabileceği unutulmamalıdır. Yapılan birçok çalışmada kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının akciğer fonksiyonları başta olmak üzere birçok sistemde olumsuz etkileri gösterilmiştir. Bu olumsuz etkiler çok iyi bir rehabilitasyonla minimale düşürülebilmekte ve risk faktörleri de ortadan kaldırılabilmektedir. Bu bakışla ülkemizde ivedilikle kanser rehabilitasyon ekipleri  oluşturulması önem taşımaktadır. DAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi de kanserle mücadelede yerel yönetim ve yerel kaynaklar (özel kurum, kuruluş, şahıslar) kamu kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde Toplum Temelli Rehabilitasyon konusunda işbirliği yaparak, örnek bir modeli gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.”

banner22
Son Güncelleme: 02.04.2015 18:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31