13 Eylül 2015 Pazar 11:48
Talat, Rum basınına Kıbrıs sorunu hakkında konuştu
banner10

Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Fileleftheros ve Alithia gazetelerine verdiği röportajlarda Kıbrıs sorunu hakkındaki görüşlerini ifade etti.

Talat, Fileleftheros gazetesine verdiği röportajda, Kıbrıs sorununa çözüm sağlanacağı konusunda iyimserliğini dile getirdi. Talat, Türkiye’nin çözüme destek vereceğine ilişkin inancını da belirtti.

Çözüme bu kez varılacağı görüşünde olduğu ve bu görüşünü nelerin desteklediği şeklindeki soru üzerine Talat, birçok şeyin değiştiğini, Annan Planı’na ilişkin 2004 referandumun ardından 4 yıl Tasos Papadopulos uzlaşmazlığıyla karşı karşıya kaldıklarını, Papadopulos’un döneminde çözüme ulaşmayı başaramadıklarını anımsattı.

Talat, Papadopulos’un ardından Dimitris Hristofyas’ın seçilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu, Eylül 2008’de başlayan müzakerelerin Şubat 2010’a kadar sürdüğünü belirtirken, bu dönemde bazı başarılar ve bazı görüş birliklerinin sağlandığını ifade etti.

Kıbrıs sorununa ilişkin müzakereler tarihinde ilk kez iki liderin, müzakereler aracılığıyla ortak noktalar bulduğunu kaydeden Talat, geçmişteki müzakerelere atıfta bulunarak, müzakerelerin iki lider arasında yapıldığını, ancak pratikte BM’nin bazı öneriler sunduğunu, liderlerin, bazılarını kabul ettiğini veya etmediğini söyledi.

Hristofyas ile neden çözümü sağlayamadıkları sorusu üzerine Talat, Hristofyas ile bir buçuk yıl müzakere edebildiklerini, bu zaman zarfı içerisinde her şeyi sonuçlandıramadıklarını, çünkü o dönemde yeni bir sürecin ortaya çıktığını belirtti. “Bir buçuk yıl yeterli değil miydi?” sorusu üzerine ise Talat, bunun mümkün olabileceğini ancak süreci etkileyen bir çok neden bulunduğunu, Hristofyas’ın tezlerinin halk tarafından tamamıyla desteklenmemesi nedeniyle Hristofyas’ın çok dikkatli ve yavaş olduğunu, halkın daha çok desteğini garanti altına almaya çalıştığını ifade etti.

O dönemde KKTC’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunun anımsatılması üzerine Talat, “Evet, çözüm taslağına sahip olmazsak seçimleri kaybedeceğimi söylemiştim, ki olan da bu idi, bunu da çoğu kez Hristofyas’a söylemiştim” ifadesini kullandı.

“Hristofyas ile sağladığı görüş birliklerinin ne kadarı Akıncı ve Anastasiadis tarafından kabul edildi” sorusu üzerine Talat, “hemen hemen hepsi” yanıtını verirken, bildikleri kadarıyla Akıncı ve Anastasiadis’in bütün görüş birliklerini gördüğünü ve sorun çıkacağını sanmadığını belirtti.

“Türkiye’den şu ana kadar çözümü istediğine dair herhangi bir hareket görünmediği” şeklindeki söylem ile ilgili olarak ise Talat, bunun sürekli olarak Kıbrıslı Rumlar tarafından söylendiğini belirterek, “Ne çeşit bir hareket bekliyorsunuz?” sorusunu sordu.

Türkiye’nin müzakere masasında bulunmadığını ifade eden Talat, müzakere masasında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami’nin bulunduğunu söyledi.

Talat bir başka soru üzerine, Türkiye’nin, çözüm konusundaki politikasının değişmediğini ve yakın gelecekte değişmesinin de söz konusu olmadığını, çözüm için hazır göründüğünü ifade etti.

İki lidere dikkatli olmaları konusunda ne tavsiye edersiniz” sorusuna karşılık da Talat, bu kez halkı hayal kırıklığına uğratmamaları tavsiyesinde bulunarak, bunun son fırsat olduğunu söylemek istemediğini, ancak büyük bir fırsat olduğunu, bir sonraki fırsat için çok zaman geçeceğini belirtti.

Talat, Güzelyurt’ta yaşayan Kıbrıslı Türklerin, 2004’te referandumda “evet” dediklerini, ancak bugün “evet” diyeceklerine dair tereddütleri bulunduğunu, bir beş yıl sonra ise “hayır” diyeceklerinden emin olduğunu, çünkü 1974 öncesindeki hatırlara sahip neslin hala hayatta olacağını söyledi.

“Hangi hataları yaptınız?” şeklindeki soru üzerine Talat, hata yaptığını sanmadığını, en iyisi için çaba gösterdiğini ve hiçbir şey için pişman olmadığını belirtti.

Talat bir başka soru üzerine, liderlere ve müzakerecilere çözümü sağlamaları mesajını gönderdi.

Talat başka bir soruya karşılık ise, AKEL’in, argümanlarının çöktüğünü görmesine bağlı olarak bu kez çözümü destekleyeceğine inandığını söyledi.

Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğunun, çözümü desteklemeye hazır olup olmadığı sorusu üzerine de Talat, “O kadar emin değilim, fakat sanırım evet. Anlaşmanın koşullarına bağlı” ifadesini kullandı.

“Kıbrıslı Rumların çözüme daha çok hazır olduğunu mu görüyorsunuz” sorusu üzerine Talat, iki tarafın da aynı derecede hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Müzakerelere ilişkin bir soru üzerine ise Talat, iki sorun bulunduğunu, en zorunun mülkiyet konusu olduğunu, diğer iki hassas konu, toprak ve garantilerin ise o kadar büyük sorunlar olmadığını, mülkiyetin, hemen hemen herkesi etkileyeceği için  çok büyük sorun olduğunu ifade etti.

Çözümü kimin finanse edeceği sorusu üzerine Talat, bunun zor olduğunu, ancak çözüm ile birlikte ilk günden itibaren ekonomik büyük bir kalkınmanın olacağının da unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Talat, çözümden elde edilecek gelirlerin çözüm için kullanılabileceğini söyledi.

Talat bir başka soru üzerine, iki garantör ülkenin, belki şimdi değil ama, bir ara, müzakereler sürecine müdahil olabileceği fikrini ortaya koyduğunu, uluslararası gelişmelere ilişkin vizyona sahip olmalarından dolayı  Türkiye ve Yunanistan’ın başka konulara da yardımcı olabileceğini ifade etti.

TALAT, ALİTHİA GAZETESİNE DE KONUŞTU

Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı, 2.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Alithia gazetesine verdiği röportajda ise, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin, geçmişe göre ortamın daha iyi ve insanların daha olumlu olduğunu söyledi.

Kıbrıs sorununun çözümünün, partisi için büyük bir vizyona sahip olduğunu belirten Talat, çözümden sonra Kıbrıs’ta ekonomik patlamanın gözlemleneceğine inandığını ifade etti.

AB’nin, Avrupa’nın birleştirilmesi anlamına geldiğini, Kıbrıs’ın bölünmüş olması nedeniyle, sonuç olarak AB’nin iki tarafı, adayı birleştirmeye mecbur etmesi gerektiğini ifade eden Talat, bir başka soru üzerine, Kıbrıslı Rumlara, mevcut konjonktürün büyük bir fırsat olduğunu ve kaçırılmaması gerektiği mesajını gönderdi.

Talat, güven yaratıcı önlemelere ilişkin olarak ise, bütünlüklü çözüm hedefine odaklanılması gerektiğini, bunun 2016 yılı içerisinde tamamlanması durumunda iki taraf arasında başka geçiş kapılarının açılmasına zaten gerek olmayacağını söyledi.

Talat bir başka soru üzerine, çözüm anahtarının Türkiye’de olduğu fikrine katılmadığını belirtti.  Mehmet Ali Talat, hidrokarbonun bulunmasının, bölgede istikrar sağlanmasına katkı sağlayacağını da söyledi.

banner22
Son Güncelleme: 13.09.2015 11:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31