KIBRIS

“Rum tarafı bizim haklarımızı tek taraflı olarak gasp ediyor!”

Gündem Kıbrıs vatandaşlara Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık haklarını ve yaşanan mağduriyetler hakkındaki görüşlerini sordu. Gündem Kıbrıs’a konuşan vatandaşlar, kişilerin anayasal haklarından mahrum bırakılmasının ardında “Siyaset” olduğunu ifade etti…

Haber: Bahar SANCAR

Kıbrıs’ta, özellikle Kıbrıslı Türkler ile adaya yurt dışından gelen veya yerleşen yabancı uyruklu bireyler arasındaki evliliklerden doğan çocuklar, Güney Kıbrıs’ta vatandaşlık hakkı elde etmekte büyük zorluklarla karşılaşıyor. Güney Kıbrıs’ın 2007 yılında aldığı karar doğrultusunda belirlenen vatandaşlık kriterleri, birçok karma evlilikten doğan çocuğun vatandaşlık başvurularının reddedilmesine yol açıyor. Öte yandan yapılan bazı başvurular ise uzun yıllar boyunca cevapsız kalıyor. Bu durum, ebeveynlerinden biri Kıbrıslı olmasına rağmen, çocukların Güney Kıbrıs vatandaşlığına kabul edilmemesi, temel yasal haklardan mahrum kalması, AB pasaportu ve serbest dolaşım hakkı alamaması gibi sorunları beraberinde getiriyor.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Rum lider Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdikleri toplantıda, çözüm atmosferi oluşmasına yönelik sunduğu madde arasında Karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı hakkı ve bu kişilerin Güney'e geçişlerde yaşadığı sorunlar ilk sırada yer alıyor.

Gündem Kıbrıs vatandaşlara Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık haklarını ve yaşanan mağduriyetler hakkındaki görüşlerini sordu. Gündem Kıbrıs’a konuşan vatandaşlar, yaşananların ciddi bir hak ihlali olduğunu söyleyerek, dünyanın her yerinde karma evliliklerden doğan çocukların kimlik almaya hak kazandığını söyledi. Vatandaşlar, Rum Yönetimi’nin Anayasa’da yazmasına rağmen kişilere vatandaşlık verilmemesini eleştirerek, kişilerin anayasal haklarından mahrum bırakılmasının ardında “Siyaset” olduğunu ifade etti.

Mehmet Kadiri: Bu durum insanlık onuruna yakışmaz

Mehmet Kadiri isimli vatandaş, “İnsan olarak bu adada Rumlar nasıl haklara sahipse biz de o haklara sahip olalım. Irkçı ve düşman değiliz. Dostça yaşayalım. Bu adaya onlar da sığar biz de sığarız. Bir taraftan ayrı devlet istiyoruz diğer taraftan onların kimliğini istiyoruz. Bana göre Rumlar bunu kabul etmeyecek. Çünkü bir anlaşma yok. Adını koymasak bile bir düşmanlık var. O da kendi menfaatini düşünmek zorunda. Ama bu durum insanlık onuruna yakışmaz” dedi.

Kemal Özdevim: Bir lider devreye girerse bunlar kaçınılmaz haklardır

Kemal Özdevim, “1960 anlaşmalarına göre bu konu buradaki haklarımızdır. 63-74 olayları oldu ve ardından yansımaları oldu. Bizim haklarımız anayasada ve BM kararlarında hep geçerlidir. Baktığınız zaman, 4 belge sunuldu BM belgelerinde 2 bölgeli iki toplumlu bağımsız Kıbrıs cumhuriyeti ibaresi bulunuyor. Hristofyas- Mehmet Ali Talat görüşmelerinde birçok konuda mutabık kalındı. Mülkiyet ve güvenlik konuları hariç diğer konularda anlaşıldı. Biz buradaki 2 devletli çözüm dedik ama esas konu buradaki 60 anlaşmalarına göre olan haklardır. Benim damadımın babası Türkiyeli, annesi Kıbrıslıdır. Kendisi Türkiye’de doğdu ve kimlik aldı. Türkiye’de nikâh kıyan birisini orası kabul ediyor ama burada nikâh kıyan birisinin oraya geçmesine izin vermiyor. Burayı tanımıyor diye bazı kişilere kimlik verilmiyor. Ancak bir lider devreye girerse bunlar kaçınılmaz haklardır. Bunlar çözülebilecek meselelerdir” ifadelerini kullandı.

Salih Dereli: Siyasetin bir taktiğidir

Salih Dereli, “Bu durum insan haklarına aykırıdır. Daha önce de bu konuda girişimler oldu ama karşı taraf insanlara o hakları vermedi. Şimdiki Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman güzel bir girişim yaptı. Daha önceki cumhurbaşkanlarının gündeminde de bu konu vardı ve girişimler yapıldı. Bu konuda mitingler yapıldı. Bu hakları vermediler insanlara. Bütün dünyada bu böyledir. Siz başka bir ülkeye gittiğinizde ve o ülkenin vatandaşıyla evlendiğinizde hem o ülkenin vatandaşlığını alırsınız hem de orada evlilikten sonra doğan çocuklarınız da o haklara sahip olur. Bu dünyada olan bir nizamdır. Ama Rum tarafı kendi kafasına göre olmaz diyor. Bu da siyasetin bir taktiğidir. Bu insani bir konudur ve umarım verirler. İnsancıl olarak düşünseler bu insanların sivil insan olduğunu düşünüp verirlerdi” diye konuştu.

Ali Özmenoğlu: Ben burada evlilik yaptım ve benim çocuğuma neden pasaport verilmiyor?

Ali Özmenoğlu, “Ben 12 sene Londra’da yaşadım. Benim oğlum İngiltere vatandaşı. Dünyanın her yerine gidebiliyor. Bu bütün dünyada böyledir. Biz Türk’üz diye bize geçit vermek istemiyorlar. Ben burada evlilik yaptım ve benim çocuğuma neden pasaport verilmiyor? Onların insanlığı yok ki insan haklarını gözetsin. AB’de onlardan taraf…” dedi.

Alper Salgar: Rum tarafının bu yönde bir karar alacağını zannetmiyorum

Alper Salgar isimli vatandaş karma evliliklerden doğan çocukların yaşadığı sıkıntıların doğru olmadığını söyleyerek, “Bugüne kadar bu insanlar beklediler ve bana göre de bundan sonra da beklemeye devam edecekler. Rum tarafının bu yönde bir karar alacağını zannetmiyorum. Tamamen Türk düşmanlığı yapıyorlar. Aslında bu sorun sadece Rum tarafında değil, bu tarafta da var. Bir çocuk burada doğmuş, büyümüş, 20 yaşına kadar hayatını burada idame ettirmiş. Hiçbir başka ülke görmemiş ve herhangi bir ülkenin vatandaşlığı yok. Şuan vatansız bir insan konumunda…” dedi.

Ali Asker Koç: Bu mağdur kişilere kimlikleri verilmelidir

Ali Asker Koç isimli vatandaş, “Karma evliliklerden doğan çocukların yaşadığı mağduriyetle İnsan haklarını ihlal ediyor ama insan haklarını ihlal eden sadece Rum Yönetimi değil. Bütün dünyada ve Kuzey Kıbrıs’ta da insan hakları ihlal edilmiyor mu? Bu mağdur kişilere kimlikleri verilmelidir. Bu yaşanan durum biraz da milliyetçilikten kaynaklanıyor. Bütün dünyada bu şekilde düşmanca yaklaşımlar olabiliyor” ifadelerini kullandı.

Hüseyin Esengil: İstediğimiz bu konunun tamamen çözülmesidir

Hüseyin Esengil, “Karma evlilik çocuklarının haklarını kazanmasını isteriz. Görüşmeler yeni başladı. Büyük ihtimalle yeni cumhurbaşkanı bir çözüme ulaşacaktır. Elinden geleni yapar. İstediğimiz bu konunun tamamen çözülmesidir. Tabi Rum tarafının ne yapacağı da önemlidir. Doğum belgelerini alabiliyorlar ama kimlik ve pasaportlarını alamıyorlar. Pasaport serbest dolaşım belgesidir. Bazı şeyler politik yönden ne getirir bilmiyoruz. Temennimiz karma evliliklerdeki çocukların kimliklerine sahip olabilmesidir” diye konuştu.

Hakkı Biricik: Mağdurlardan biri de benim

Hakkı Biricik isimli vatandaş, “Mağdurlardan biri de benim. Benim 4 tane çocuğum var. 3 tanesi Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı. 3’ünün ve benim pasaportum var. Daha sonra yabancı uyruklu bir hanımla evlilik yaptım bir çocuğum oldu. Yaş kâğıdını aldık ama pasaportunu alamadık. Çocuk 15 yaşına geldi, 15 senedir bekliyoruz. İnsan hakları ihlali tabi ki vardır. Rum tarafı bu konuda anlaşma taraftarı değil. Bu hakkı verdiği anda ortalama 15 bin Türkiye kökenli arkadaşımızın çocukları da bundan yararlanacak. O nedenle vereceğini düşünmüyorum” diyerek, bu sorunun devam edeceğini düşündüğünü ifade etti.

Halil Can: Bu insanların hakları her türlü verilmelidir

Halil Can ise, “Karma evliliklerden doğan çocukların kimlik ve AB pasaportu haklarının verilmemesinin doğru olmadığını ifade ederek, “Dünya anne karnı gibidir. Dünya paylaşılabilir ve birlikte yaşanabilir. Vatandaşlık ve serbest dolaşım konusunda bazı kriterler olabilir. Bu insanların hakları her türlü verilmelidir. Hatta çocukların ve kadınların hakkı daha fazla olmalı. Rumların düşüncesi Kuzey tarafının azınlık, Güney tarafının çoğunluk olmasını istiyorlar” dedi.

Sadık Üstüner: Çok büyük bir haksızlık

Sadık Üstüner isimli vatandaş, “Bu çocukların hakkıdır ama Rum bunları vermeyecek. Rumlar bizi sevmiyor ve bir anlaşma istemiyorlar. AB çok zorlasa bile olmayacak. Tabiatlarına aykırıdır. Kesinlikle bu insanlara hakları olan kimlikleri verilmelidir ama vermeyecekler. İnsan haklarını kesinlikle ihlal ediyor. Benim çocuklarım İngiltere’de doğdu ve İngiltere vatandaşı. Bu insanlar burada doğdu ve kaç senedir de yaşıyor. 20-30 sene burada yaşıyor ama kimlik alamıyor. Çok büyük bir haksızlık” diyerek tepkisini dile getirdi.

Özdeş Yaşın: Tamamen siyasi bir sorun

Özdeş Yaşın, “Karma evliliklerden doğan çocukların doğum belgesini alabilmesi ama kimlik ve pasaportlarını alamamasının tamamen siyasi bir sorun olduğunu düşünüyorum. Birçok insanın bu konudaki mağduriyetini duyuyoruz. Benim şahsi fikrim bu olay insan haklarına tamamen aykırı bir durumdur. Bunun için gerekli temasların yapılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Turgut Süngülü: Bu bizim yasal bir hakkımızdır

Turgut Süngülü “Aynı mağduriyette olanlardan biri de benim. 1978’den beri ben de bu adada yaşıyorum. Kıbrıslı bir hanımla evlilik yaptım ve o haklardan mağdurum. Ben başvuru yaptım ve Türkiye vatandaşı olduğum için reddedildi. Dünyanın her yerinde evlilikten kaynaklanan bir vatandaşlık hakkıdır ancak 50 yıldır bu sorun çözülemedi. Yeni Cumhurbaşkanımız bu konuyla ilgili adım attı. Adımın devamının geleceğini düşünüyorum. İnşallah güzel şeyler olur. Bu bizim yasal bir hakkımızdır” dedi.

Özgür Gök: Bir sonuca varılacağından ümidim yoktur

Özgğr Gök isimli vatandaş, “Bu iş siyaset ve hukuk çerçevesinde başka konulara bakar. Cumhurbaşkanı bir talepte bulundu ama Güney Kıbrıs AB üyesi ve 2026 da Schengen’e geçişleri olacak. O nedenle kriterler daha da zorlaşacak. Tamamen AB vatandaşı olmak güney yönetiminin inisiyatifinde olan bir şeydir. O neden bu konunun bir amaca ulaşacağını düşünmüyorum. Mesele KKTC’ye gelip vatandaş olanlar, KKTC vatandaşları ile evlenenlerdir. Bir sonuca varılacağından ümidim yoktur” ifadelerini kullandı.

Şevket Dağ: Rum tarafı istediğini yapıyor ve AB’de arkasında duruyor

Şevket Dağ, “Karma evliliklerden doğan çocuklara kimlik ve pasaport verilmemesinin bir hak ihlali olduğunu söyleyerek, “AB dediğiniz kurum Hristiyan kulübüdür ve Rum tarafını sorumlu halde alarak şımartması bize inandırıcı gelmiyor. Rum tarafı istediğini yapıyor ve AB’de arkasında duruyor” dedi.

Şaziye Kofalı Kurt: Yaklaşık 10-15 sene önce başvurdum. Hala daha bekliyoruz

Şaziye Kofalı Kurt, bu konuda kendilerinin de mağduriyet yaşadığını söyleyerek, “Kesinlikle İnsan hakları ihlali vardır ve doğru bir tutum değildir. Benim eski eşim Türkiyeli, ben de Kıbrıslıyım. Yaklaşık 10-15 sene önce başvurdum. Hala daha bekliyoruz. Çocuğum Avrupa’da okumak istedi. Kendi pasaportuyla rahat bir şekilde vize almadan okusun istedi. Ama olmadı. Daha önceden ne kadar başvuru yaptıysak hep olumsuz sonuç aldık. Benim çocuğum Avrupa’da okumak istiyor ama şuan imkânları kısıtlıdır. Yetkililere çağrıda bulunuyoruz ve bir şeyler yapılması lazım” diye konuştu.

Samet Gölgesiz: Rum tarafı bizim haklarımızı tek taraflı olarak gasp ediyor

Samet Gölgesiz isimli vatandaş, “Bu konuda ben de mağdurum. Bu anayasal bir haktır. Rum tarafı bizim haklarımızı tek taraflı olarak gasp ediyor. Rum tarafı gasp ettiği bu hakkı bir an önce vermesi lazımdır. Bu birçok insanın hayatının çözümü söz konusu olacak. Bu bizim hakkımızdır. Ben 4-5 yıldır bekliyorum ve bir türlü başvurum işleme konulmuyor” dedi.

Hamide Soytürk: Bu çok büyük bir haksızlıktır

Hamide Soytürk, “Evlendikten sonra o ülkenin vatandaşını doğuran bir insana neden o hak verilmiyor? Ben de türküm. Benim oğlum da yabancı biriyle evlenebilir. Neden o çocuklara vatandaşlıkları verilmiyor? Bu çok büyük bir haksızlıktır” diyerek tepki gösterdi.

Arif Salih Kırdağ: Rum tarafının bu tavrı siyasidir, hukuki değildir. Dava açılırsa kazanılır

Arif Salih Kırdağ, “AİHM’de dava açılması gerekir. Rum tarafının bu tavrı siyasidir, hukuki değildir. Dava açılırsa kazanılır. Eğer geçmişteki cumhurbaşkanları bir dava açsaydı bu iş çözülecekti. Kişilerin şikâyetleri ile bu iş olmaz. İnsanların manevi şahsiyetleriyle oynanıyor. Bu bir istismar konusudur” diye konuştu.

{ "vars": { "account": "G-2P5695J8JB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }